Tetanoz

Asena‘ya ne kadar tesekkur etsek az 🙂

 

ANTİFOSFOLİPİD ANTİKOR SENDROMU

Fosfolipid: İnsan vücudunun yapıtaşlarından; hücre zarını oluşturan doğal bir madde. Ancak bağışıklık sistemi tarafından yabancı bir enfektöz ajan olarak algılanarak antikorlarla yok edilmeye çalışılıyor (otoimmünite).

Antifosfolipid Sendromu (APS) olarak adlandırılan bu yeni otoimmün hastalık çoğunlukla genç
kadınlarda görülüyor. Sendromlularda vücudun ürettiği anormal antifosfolipid antikorları dolayısıyla
tekrarlı düşüklere ve hamilelikte komplikasyonlara yol açan sendromun genel özellikleri şunlar:

− kadınlarda erkeklere oranla 5 kat daha fazla görülüyor

− teşhis genellikle 30 – 40 yaşlar arasında, çoklu düşüklerden sonra alınıyor

− anneden çocuğa geçmiyor

− vücudun her yerini etkileyebilen bir hastalık ancak daha çok kalp krizi ve cenin ölümüne yol
açıyor.

− Yeni nesil aşı adjuvanları ile daha da yaygınlaşacağı düşünülüyor.

BELİRTİLERİ:

  • Körlük

Kardiyovasküler belirtileri:

  • Derin damar trombozu (pıhtı oluşumu)
  • Flebit (toplardamar iltihabı)
  • Trombositopeni (kanda trombosit sayısının kanamaya uzanmak üzere ileri derecede azalışı)
  • Ateroskleroz (damar sertleşmesi)
  • Pulmoner emboli (vücudun herhangi bir yerinde oluşan pıhtının koparak toplardamar yoluyla
    akciğerlere gitmesi)
  • Kalp kapakçığı anomalileri
  • Kalp krizi / inme
  • Başağrıları ve migrenler
  • Düşükler

Nörolojik Bozukluklar:

  • Epilepsi
  • Kore (vücutta görülen istem dışı hareketler)
  • Transvers miyelit (omuriliği iltihabı)
  • Multipl skleroz
  • Dikkati toplama, kavrama, anlama, değerlendirme gibi zihinsel işlevlerde bozukluk

Cilt hastalıkları; düzensiz lekeler şeklinde renk değişimi gösterme, ülserler, nekroz (dokunun
belli bir bölümünün herhangi bir sebeple canlılığını kaybetmesi; doku ölümü)

APS yerine bazen yanlışlıkla kişiye bir başka aşı kaynaklı hastalık olan “Lupus Eritematozus”
(otoimmün kökenli bağ dokusu hastalığı) teşhisi koyulabiliyor.

APS ve AŞILAR

-Bir çalışmada tetanoz aşısındaki antijende, insan vücudunun hemen her yerinde bulunan beta-2-
glikoprotein‘le neredeyse birebir aynı parçaçıklar bulunduğu gösterilmiş. Antijen epitopunun vücudun herhangi bir bölümüyle aynı olması demek, buna karşı üretilecek yok edici antikorların aynı zamanda vücudun kendi dokularına da saldırıya geçmesine neden olmak demektir.

Bugün artık aşılarda rekombine DNA teknolojisi ile üretilen yeni nesil adjuvanlar ağırlık kazanmış durumda. Çok güvenli oldukları için kullanıldıkları öne sürülen bu adjuvan materyalinin güvenilirlik kıstası da bizzat materyalin insan vücudundakiyle yakınlığı, benzerliği! Aynı şeyin aşılardaki skualen için de söylenmiş olduğunu, bir lipid olduğu için son derece güvenlidir denilmesine rağmen bugün grip aşılarında kullanılan skualen yüzünden çocuklarda narkolepsi (patolojik uyku hali) görülmekte olduğunu biliyoruz. Skualen bir lipid, aşılarda kullanılan OMV’ler ise fosfolipid ve insan dokusuyla aynı.

Bu felaket reçetesi adjuvan sadece tetanoz aşısıyla sınırlı değil, diğer pekçok aşı da üretim aşamasında.
Ruhsat almış aşılardan biri de bilindiği gibi GSK’in Cerverix adlı HPV aşısı.

APS’li kişilerde fosfolipid antikorları yanlışlıkla gözlere, kalp-damar sistemine, beyne, sinirlere, cilde,
üreme sistemine yani vücudun her yerine saldırabiliyor. Vücutta oluşturulan bu kendi kendini yok etme sistemi aşı teknolojisi ile sağlanıyor. Doğru dürüst test bile edilmeden güvenli olduğu kabul edilen bu teknolojiler yüzünden bugün artık dünyaya gelen her yeni neslin bir öncekine göre daha sağlıksız ve
yaşam kalitesinin daha düşük olduğunu görüyoruz.

Konuyla ilgili daha ayrıntılı okuma yapmak için haberin alındığı orijinal metin altında verilen
kaynakçadan yararlanabilirsiniz.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir