Hakkımda

1973 Ankara dogumluyum. Ozel Tevfik Fikret Lisesi’nin ardindan Hacettepe Universitesi Sosyoloji Bolumu’nden mezun oldum. Evliyim ve 2006 dogumlu bir kiz cocugu annesiyim.

2007 Mart ayinda 18 aylikken DTaP+ IPV+HiB asisi olan kizimiz, asi nedeniyle yukselen ateslenme sonucu ilk havalesini gecirdi. Aileden gelen havale gecmisi oldugu icin asiyla ilgili herhangi bir soru sormak aklimiza gelmedi. Esim o donemde havaleyle ilgili o kadar cok arastirma yapti ve o kadar cok sorusu oldu ki doktorumuz Hulya Sonugur sorularimizi yanitlamak ve bizi bilgilendirmek icin cagirdi. Okuduklarimizdan biri MMR (KKK)’nin yan etkilerinden birinin de havale olduguydu. Esim bu bilgiyi paylasinca, doktorumuz asi konusundaki fikirlerini dile getirdi. O gun itibariyle doktorumuzun verdigi linkler ve kendi arastirmalarimizla basladik bilgilenmeye.

Havale esimi cok endiselendirmisti ve yeniden asinin yolacacagi ates havale yapabilir olasiligi nedeniyle, iki yas kontrolu geldiginde asilari 5 yasa erteleme karari aldik. Bunun iki nedeni vardi. Birincisi 5 yasina kadar atesle basetmesini ogreniyordu. Ikincisi ise bazi hastaliklari 5 yasina kadar gecirebiliyordu, ve eger gecirmisse bos yere asi olmasina gerek kalmiyordu. (Ornegin Hepatit A)

Kızımız 4 yasini doldurdugunda Kanada’ya tasindik. Okula baslarken asi karnesini sordular. Zaten cogu asisini oldugu icin sorun olacagini dusunmeden goturdum okula kayit asamasinda. Bir ay kadar sonra Saglik Bakanligi’ndan bir mektup aldik. “Cocugunuzun eksik asilari var, yaptirmadiginiz takdirde okuldan uzaklastirilabilir” diyordu. Bu cumle uzerine ben tekrar, daha ciddi arastirmaya basladim.

Asiyla ilgili cok sey bildigimizi saniyoruz. Hulya Hanim’la tanisana kadar bir gun bir doktora bu yaptiginiz asi ne icin acaba, icinde neler var, bu asiyi olmazsak riski nedir diye soru sormak aklimin herhangi bir kosesinden bile gecmemisti. Ama ote yandan biri beni bir nedenle hastaneye goturse ve bana 5 hap verecek olsa, “bir dakika 5 hap icilir mi ayni anda, bunlar ne?” diye mutlaka sorardim. Esim ilk is olarak prospektuslerini okur, ilaci icirtmez, eve gelince 4 saat internette arastirirdi. Peki niye boylesine duyarsizdik herseyden degerli cocugumuz sozkonusu oldugunda. Iste o nokta, bizim uyusturuldugumuz noktaydi.

2008 Subat ayindan beri kızım asi olmuyor ve 3 sene sonra ben gercekten uyaniyorum ve olayin ciddiyetini taa kalbimin derinlerinden hissedebiliyorum.

Biz burda cok sansliyiz; Kanada’nin sisteminden dolayi, hicbir asi mecburi olamiyor. Bizden “Asi yaptirmiyoruz sorumluluk bize ait” icerikli bir form imzalamamiz istendi sadece. Ve bu sehirde yasadigimiz surece, liseden mezun olana kadar kızım bir daha baska bir aciklamaya gerek duymadan asisiz hayatina devam edebilecek.

Dilekceyi imzalarken, Saglik Bakanligindan gelen mektupta yazan, cocugunuzun asilari tamamlanmadigi takdirde okuldan uzaklastirilabilir cumlesinin anlaminin, salgin hastalik ciktiginda, ve cocugun asisizsa, onu korumak icin, okula o donemde gelmesini engellemekle ilgili oldugunu da ogrendik. Yani herhangi bir tehdit degil, aksine koruma icerigiyle yazilmis bir cumleymis.

Bu blog 2010-2011 arasi, 6 ay boyunca okuduklarim sonucu hissettigim ihtiyactan dogmustur. Cok sey ogrenmeye baslamistim. Icimde bilmenin ve paylasamamanin sikintisini tasiyordum. En guzeli okuduklarimi turkcelestirmek ve yayinlamakti. Dunya calkalaniyordu asi konusuyla ama turkcede hicbir kaynak yoktu bu konuyla ilgili. Insanlarin haberi olmaliydi, en iyi yolu da buydu.

Ancak,

Bu blogda hic kimseyi hicbir konuya ikna etmeye calismadigimi bastan soylemek istiyorum. Okuyanlarin alacaklari kararlar kendi vicdanlari ve bilgileri dogrultusunda olmali ki, sonuclarini gogusleyebilecek gucte olsunlar.

Ve son olarak,

Bu blogdan veya baska kaynaklardan ne ogrenirseniz ogrenin sizler icin de bu, gonulden vicdaninizla vereceginiz karar cok onemli olacak. Ama en azindan karar sizin karariniz olacak…

Bedenlerimizin, ve cocuklarimizin sorumlulugu sadece ve sadece bize ait, hicbir hukumete veya politikalarina degil!

138 Comments

  1. Başak
    Nis 26, 2011

    Merhaba,
    Blogunuzu tebrik ederim. Hülya hanıma ben de gidiyorum. Kendisi adresini verdi. İki çocuğum da henüz doğalı beri doğumdaki aşılar dahil hiç aşı olmadılar. Biri 1 yaş, biri 2.5 yaşında. Allah’a şükür bir sıkıntı yaşamadık. Konu ile ilgili endişelerinizi anlıyorum. Ben de bebekken havale geçirmişim ve 7 sene ilaç kullanmışım. Tabii o zamanki aşıları olmuştum 🙁 Kimse bunları bilmiyordu. Paylaşabileceğim bir sürü dosyam var. 3 senedir konu hakkında okuyorum. Ama iyi bir kaynak olarak size çok şey öğrendiğim Sheri Nakken’in sitesine bakmanızı öneririm. Vaccine Dangers ve childhood diseases online kursları yanısıra çocuk hastalıklarında güvenle kullanabileceğinizi homeopati online kursları var. Bunlar bir kaç ay sürüyor ve bütçeye uygun fiyatlarda. Her kursta en az 300 eposta gönderiyor. 1000 saatlik okuma var. Bilgi için: http://www.nccn.net/~wwithin/vaccine.htm

    Bir de yahoogroups üzerinde çok ciddi bir vaccine grubu var. Mağdur binlerce aileler buluşuyor. Kitap olarak size Neil Z. Miller “Vaccines, Are they really safe and effective?” okumanızı öneririm. Oldukça kısa 127 sayfa ve 900 makaleye refere ederek yazılmış. Yazarın ayrıca detaylı daha kalın bir kitabı da var.

    Aşı yan etkileri için çocuğunuzda homeopatik Thuja kullanabilirsiniz. İlaçları kullanmak için yine Sheri’nin sitesinden online kurs alabilirsiniz.
    http://www.wellwithin1.com/homeo.htm
    Ben evde yan etkisiz homeopatik ilaçları kullanıyorum.

    Hayvanların beslenmesi, aşılar ve doğal bakım bloglarım için:
    http://blog.milliyet.com.tr/bashico
    http://bashico.blogspot.com

    • arastiran anne
      Nis 26, 2011

      Muhtesem kaynaklar vermissin. Bu siralar cok yogunuz diye bloga da birseyler ekleyemedim, okudugum hersey draft’ta duruyor. En kisa zamanda bakacagim herbirine. Cok tesekkur ederim paylasimin icin.

      • Başak
        Nis 26, 2011

        Evet Sheri zaten benim favorim, babam yaşında herhalde yüzbinlerce insana ulaşmış. Ben de bu konuda çok okuyan ama paylaşamayanlardanım. Artık bloglarda konuşuyoruz. Kapımı sağlık ocağı her seferinde çalıyor, aile hekimimiz özellikle beni arayıp aşıların önemine dair ben de 14 aylık bebeğime yaptırdım diye telefonda anlatıyor, gel konuşalım diyor 😉

  2. arastiran anne
    Nis 26, 2011

    Allah yardimcin olsun orda 🙂 En azindan burda ben yaptirmiyorum deme secenegimiz varmis bizim. Ama Hulya Hanim gibi birinin elinde oldugunuz icin de cok sanslisiniz 🙂 Burda da Hulya Hanim gibisini bulamadik biz 🙂

  3. Başak
    Nis 27, 2011

    Holistic pediatrition diye arattırdınız mı?
    http://hpakids.org/locator/
    Kanada için 9 isim veriyor, ancak özellikle pediatrition yazmıyor ama sorabilirsiniz.

  4. arastiran anne
    Nis 27, 2011

    Yolladigin linkten baktim simdi ama maalesef yok. Biz bir Naturapath’a gittik gecen ay. Simdilik guzel gidiyor. Kadin bizle tanisinca cok sevindi. Hulya Hanim’dan egitimli oldugumuz icin zaten yapilmasi gereken herseyi yaptigimizi anladi 🙂

  5. arastiran anne
    Nis 27, 2011

    Basak ben su anda What your doctor may not tell you about children’s vaccinations by Stephanie Cave with Deborah Mitchell okuyorum. 2010 edited hali ama. Aslinda kitap 2001 de yazilmis ancak yeni bilgilerle update edilmis. Tavsiye ederim. Senin tavsiye ettigin kitap zaten listemde tesekkur ederim 🙂

  6. melis birder
    Ağu 8, 2011

    Selamlar. Blogunuz icin tebrik ediyorum.

    Asi konusu cok hassas bir konu. Bu konuda objektif bir karara varabilmek cok zor. Asi yanlilari ve asi karsitlari hep kendi dusuncelerini destekleyen yazilari kanit gibi gostererek yanlis yonlendirmelere sebep olabiliyor. Her iki dusuncenin yazilarini bir arada sergilemek bence onemsemek adina daha yararli bir davranis olurdu.

    Okurlar icin farkli gorusleri de buraya koymayi uygun gordum. Maalesef Turkce degil ama umarim yararli olur. Sevgiler

    http://www.npr.org/2011/01/09/132735944/as-the-facts-win-out-vaccinations-may-too

    http://www.npr.org/2011/01/07/132740175/paul-offit-on-the-anti-vaccine-movement

    • arastiran anne
      Ağu 8, 2011

      Melis merhabalar,
      Cok yogun bir hafta oldugu icin sadece goz gezdirebildim ama yayinlamadan da bekletmek istemedim.
      Evet dedigin dogru ama biliyorsun bu dunyada herkesin kendine ait bir dusuncesi var. Bu da benim dusundugum sey uzerine yaptigim arastirmalarin blogu.
      Benim onem verdigim ve inandigim sey su. Vucudumuz olusmaya basladigi ilk gunden bu yana mucizevi bir sekilde kendi yolunu buluyor. Hicbirinde bizim katkimiz yok.
      Ben vucudumuzun sesini dinlememiz ve ona dogru davranmamiz gerektigini dusunuyorum ilk adimda. Ikinci adimda ise eger birinciyi yapabiliyorsak o zaman asinin icinde vucudumuza girecek toksinlere ihtiyacimiz yok diyorum. Ve son olarak da herkes bir gun bir nedenle, vakti geldiginde olecek ne yaparsak yapalim diyorum 🙂
      Gonderdigin bir linkteki doktorun cocugunuz asi oldu mu ? evet iste bu yuzden hemen asilatin diyen doktorlara gunumuzde cok rastliyorum! Yaptirmayanlara ofkelenip onlari sorumsuz ebeveynlikle suclayanlara da !
      Linkleri ilk firsatta dikkatlice okuyacagim 🙂
      Sevgiler,

  7. helalderman
    Ağu 18, 2011

    resminizi siteme eklemek isterim,bende aşı yaptırmayanlardanım..hatta iileri bile gidip olmayacak şeyler yapabildik. http://helalderman.wordpress.com/2010/05/30/rabbim-ol-dedimi-oldurandir/ okumanı isterim

  8. helalderman
    Ağu 18, 2011

    ayrıca sitenizin linkini nasıl alabilirim

    • arastiran anne
      Ağu 18, 2011

      Maalesef nasil yapilir bilmiyorum wordpress’te, bulursam haber veririm 🙂

  9. Başak
    Eyl 22, 2011

    Turkiye’nin hali: Doktorumuz Hülya hanım doktorluğu bıraktı! 🙁 Artık kendi kendimizin doktoruyuz…

  10. arastiran anne
    Eyl 22, 2011

    Evet maalesef oyle olmus…

  11. esas
    Eki 29, 2011

    Yaklaşık 2 yıldır araştırma yapıyorum ve sağlık konusuna dair bakış açım tamamıyla değişti. Şu an 2,5 aylık hamileyim ve bebeğime hiç bir aşıyı yaptırmayacağım. Hamileliğimde de aşı olmuyorum. Sağlık ocağına aşı yaptırmak istenmediğine dair dilekçe vermek yeterliymiş. Doktor ve hemşirelerin aşı konusunda çok ısrarcı olmalarının sebebi yaptıkları her aşı için maaşlarına ekleme yapılması oldugunu bir doktor hanımdan duymuştum.

    • arastiran anne
      Eki 29, 2011

      Tesekkur ederim yorumun icin. Merak ettigim bir konuydu asilatmama hakki ne kadar var Turkiye’de diye. Umarim diger asi karsiti aileler de faydalanir sizin tutumunuzdan.
      Saglikli gunler dilerim 🙂

  12. Umida
    Kas 4, 2011

    Sizi tebrik etmek istiyorum! Türk annelerinin bu konu ile ilgili bilgiye çok ama çok ihtiyacı var diye düşünüyorum. Maalesef aşı konusunda Türkiye’de kaynak bulmak nerdeyse imkansız. Ben çocuğumu aşılatmak istemiyorum dediğiniz anda insanlar size deliymişsiniz gibi bakıyor. Ben ilk çocuğuma hamile kaldığımda başlamıştım bu konuyu araştırmaya. Önce ilk altı ay aşılatmam diye düşünmüştüm ama konuyu daha derin öğrendikçe aşılatmanın değil yararlı son derece zararlı ve tehlikeli olduğuna ikna oldum. Şu an üçüncü bebeğimi bekliyorum, iki oğlum da aşılı değil. Biri 4 küçüğü ise 1.5 yaşında. Gün geçtikçe ve etrafımdaki diğer çocukları gözlemledikçe ne kadar doğru karar verdiğimi görebiliyorum. Blogunuzu sevgili Başak sayesinde tanıdım, ona da bunun için teşekkür ediyorum. Paylaşımlarınızın devamını dilerim, ellerinize sağlık
    Sevgiler
    Umida

    • arastiran anne
      Kas 4, 2011

      Sevgili Umida asil ben seni tebrik ederim, herkesin mersine gittigi bir yerde tersine giden cesaretinden oturu :))
      Ben eskisi gibi takip edemiyorum cok etkileniyorum okuduklarimdan maalesef. Allah’tan Basak da yazmaya basladi da destek oldu bu hizmete.
      Saglikli gunler dilerim hepinize 🙂

      • Umida
        Kas 5, 2011

        Ne olur sakın pes etmeyin! Biliyorum bazen çok çetin ve zor oluyor tum bunları bilmek ve etrafınızda bunu hiç bilmeyen ve zarar gören insanları görmek, bazen haksızca ve bilgisizce körü körüne saldırılara uğramak. İnanın sizin gibi Başak gibi duyarlı annelere ihtiyaç var, hepimiz yorulursak, hepimiz çekilirsek ne olacak geleceğimiz? Türkiye’de bırakın aşı ile ilgili konularda, “normal doğum” gibi basit konularında bile hiç bir şey bilmeden körü körüne obsessif bir şekilde sezaryenci zihniyeti destekleyen ve normal bulan, farklı görüş bildirenlere resmen “geri” damgası vurmaya çalışan bir çok kadın ve ne yazıkki doktor bulunuyor. Hele aşılarla ilgili ağzınızı açmaya görün.
        Sizi takdir ediyor sonuna kadar destekliyorum, umarım en kısa zamanda tekrar yazmaya başlarsınız. Ruhunuza ve ellerinize tekrar ve tekrar sağlık dilerim
        Sevgiler
        Umida

  13. Burcu
    Ara 19, 2011

    Merhaba,
    Blogunuzu meslekten ayrılmadan önce Hülya Hanım önermişti. Zaman buldukça okuyor ve kaynaklarınızı değerlendirmeye çalışıyorum.
    İyi bir üniversitede pediatri alanında profesör olan bir akrabamıza, neden aşı yaptırmadığımızı anlatmaya çalışırken artık daha kolay argüman bulabileceğim 🙂
    Blogunuzu başkalarına da öneriyorum. Elinize, emeğinize sağlık.

    Başak Hanım size de teşekkürler… Çok güzel kaynaklar vermişsiniz.

    • arastiran anne
      Ara 19, 2011

      Burcu cok tesekkur ederim destegin icin 🙂 Aslinda kendi kendime bakarken bu hale geldi. Ben de cok yalnizdim asi konusunda, sonra bir baktim Kuzey Amerika’da kimse yalniz degil, asi karsiti olmak ayip, tuhaf, kotu birsey degil 🙂 Turkce hicbir kaynak olmamasindan dogdu bu fikir kendimce. Bir amaca hizmet ediyorsa ne mutlu. Eger onune guzel linkler cikarsa haber ver, elimden geldigince cevirip bloga koyarim.
      Sevgiler…

  14. Eren
    Nis 3, 2012

    Aşı ile ilgili tereddütlerim vardı fakat araştırma yapacağım kaynakları bilmiyordum. Ocak ayında dünyaya gelen çocuğumuza doğumda ve doğumdan sonra Hepatit aşısı yapıldı. Aşı yaptırma konusunda tereddütlerim vardı. Sıradaki aşı günü geldiğinde işimiz çıktığı için aile sağlığı merkezine gidemedik. O hafta aile hekimi olan bir arkadaşım ziyaretimize geldi aşıdan konu açıldı. Aşının zararlarını ve yararları konusunda konuştuk. Bazı kaynaklardan bahsetti. Yan etkilerinden bahsedince benim aklımda “gelmeyen hastalığı önlemek için yan etkisi olan bir yararın bütünüyle zarar olduğu” düşüncesi yer etti. Ertesi gün internette kaynak ararken sizin bu değerli bloğunuzu buldum. Arkadaşım ” aşı uygulamasının takibinin sağlık bakanlığınca aile hekimlerine zorunlu kılındığından ve yapılmayan aşılar için aile hekimlerine ceza kesildiğinden bahsetti, zaten belkide bu yüzden aile hekimleri aşıyı vur gitsin mantığı güdüyorlar “. Aşı ile ilgili bakanlık belgelerini okudum o kadar çok yan etkisi var ki bahsedilmesi gerekirken aile hekimleri bahsetmiyor. Çocuğumuza aşı vurdurmama kararı aldık. Bunun için aşağıda paylaştığım dilekçeyi aile hekimine teslim edeceğiz. Bu konuda farkındalık oluşturan böyle bir paylaşımda bulunduğunuz için teşekkür ederim. EĞER BİR ÇOCUK SAĞLIKLI İSE AŞI YAPILMASINA KESİNLİKLE KARŞI OLMAK GEREKİYOR. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KUVVETLENDİRİCİ DOĞAL YÖNTEMLER BENİMSENMELİ BU FARKINDALIK ARTIRILMALI.

    Dilekçe Örneği;

    18,03,2012

    ……………… AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ’NE
    . ………..

    …………………….TC kimlik no’lu …./…../2012 doğumlu …………. …………’nin ailesi olarak “ aşılar içeriğindeki, zararlı etkileri bilinen ve çocuğumuz üzerinde ileride ne gibi sağlık, genetik problemlerin oluşturabileceği öngörülemeyen maddelerden, yan etkilerinden ve araştırmalarımızdan öngördüğümüz kuvvetli şüphelerden dolayı” çocuğumuza aşı takibi ve aşı uygulaması yapılmasını istemiyoruz.
    Gereğinin yapılması konusunda yardımlarınızı arz ederiz.

    Annesi Babası

    Adres;
    …………………..

    Telefon;
    …………………..

    • arastiran anne
      Nis 3, 2012

      Eren tesekkur ederim tecrubeni paylastigin icin 🙂 Dogal, organik beslenme, bol aktivite ve stressiz, sevgi dolu bir hayatta asilara yer olmadigina eminim 🙂 Dilekceyi paylastigin icin de tesekkur ederim… Saglikli gunler.

      • Eren
        Nis 3, 2012

        Çocuğumuzun bağışıklık sistemini kuvvetlendirme, doğal beslenmesini sağlama yolunda yararlanabileceğimiz sizin uygulayıp tavsiye edebileceğiniz türkçe kaynaklar var mı.? Temennileriniz için teşekkür ederim. Çocuklarımız rantlara kurban gidiyor. İnşaallah bizde üzerimize düşen görevi yapabiliriz.

        • arastiran anne
          Nis 3, 2012

          Eren yurtdisinda yasadigim icin ve kaynaklari turkce aramadigim icin maalesef bilip onerecegim bir kaynak yok. Ancak beslenmebulteni isimli bir internet sitesi var, doktorumuz bize tavsiye etmisti ve ben de ara ara takip ederim.

  15. Merhaba,

    Peki Kanada’da çocuklarınıza aşı yaptırmadığınız halde kreşe/okula gönderebiliyor musunuz?

    Eren

    • arastiran anne
      May 24, 2012

      Merhaba Eren,
      Burasi Amerika’dan farkli, iyi durumda yani. Okula basladiginda cocuk eve mektup geliyor saglik bakanligindan. Saglik bakanliginin her ilde kendi ofisleri var, gidip “Exemption” denen muafiyet formunu imzaliyorsunuz. Gerekce bildiriyorsunuz. Mesela ben muslumanim, yahudiyim, hristiyanim, asinin icindeki kurtajla alinmis bebek hucresini cocuguma siringa ettiremem veya icindeki domuz/at kani dinimce aykiri, veya bilinc seviyemden dolayi kabul etmiyorum veya cocugunuzun basina asi sonrasi bir tepki gelmis ve saglik sorunu yaratmissa onu aile doktorunuzdan onayli bir belgeyle bildirip muaf oluyorsunuz. Okula baslamadan bir kere yapiyorsunuz, eyalet, il degistirmediginiz takdirde bir daha tekrar etme geregi duyulmuyor. Okulda salgin oldugunda size haber veriyorlar, cocugunuzu okula gondermiyorsunuz o donemde. Muaf formun doldurulma nedenlerinden biri de cocug basina hastaliktan birsey gelirse, hukumeti suclama diye. Yani cocugumun sorumlulugu bana ait, bende anlaminda.

  16. Başak
    Tem 2, 2012

    Merhaba değerli hanımlar. Şuan 42 günlük olan bebeğime, 32. gününde aşı yapılmasının ardından ciddi huzursuzlukla geçen 2 gün; beni aşılar hakkında araştırmaya sevketti. Ve bu vesile ile bu siteyi keşfettim. Aşıdan sonra bebeğimizin yaşadığı huzursuzluk bana “bir daha aşı yaptırmayacağım” kararını aldırmışsa da, bu kararımı neye dayandıracağımı, nasıl ve ne şekilde isbat edeceğimi bilemediğimden kendime bir dayanak merkezi arıyordum. Paylaşılanlar içimi yüksek oranda rahatlattı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
    Biz doğumdan hemen sonra ve ve 1. ay aşılarını (Hepatit’ler) yaptırmış olduk. Bundan sonrakileri yaptırmamak adına ne gibi yollar takip edebiliriz? Aile Sağlığı Merkezi’ne yukarıda örneği verilen dilekçe ile başvurmamız yeterli olacak mı?
    Geçenlerde görsel ve yazılı medyada yayımlanan bir haber, hepinizin kulağına geçmiştir. Eskişehir’de çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen bir aile mahkemelik oluyor ve mahkeme çocuklarına polis zoruyla aşı yapılacağı kararını alınıyor.
    Çocuklarımızın sağlığı ve geleceği için her meşakkate katlanmaya hazırız elbette ama; bu işi mahkemelere vardırmadan çözümlemenin bir çaresi yok mudur? Türkiye’de yaşayıp da çocuklarına aşı yaptırmayan aileler, kendilerini Aile Sağlığı Merkezi’nden nasıl koruyorlar? Biz nasıl bir yöntem izlemeliyiz? Onların “aşınız var” diye aramalarına “yaptırmıyorum” cevabını vermek, peşimizi bırakmaları konusunda yeterli olacak mı?
    Tecrübeleri olan hanım arkadaşlar bu konularda paylaşımda bulunup bizleri aydınlatabilirse çok müteşekkir olacağız.
    Herkese ve herkesin evladına maddî manevî her yönde sıhhatli ömürler diliyorum.
    Esen kalın, Allah’a (cc) emanet olun.

    • arastiran anne
      Tem 2, 2012

      Basak merhabalar,

      Oncelikle cok gecmis olsun cocugunun gecirdigi doneme uzulmemek mumkun degil. Eger asi karsiti bir yasam kurmak istiyorsan, daha dogrusu dogal bir yasam istiyorsan bu blogda veya bazi baska bloglarda bu yonde destekler bulman mumkun.

      Asi karisinda yasal olarak neler yapabilirimin cevabini ise http://www.aymd.org/ sitesinden bulabilirsin. Her turlu sorunu cevaplayacaklarina eminim yasal anlamda.

      Blogun tek yazari benim, dolayisiyla bu posta yorum birakmis diger arkadaslarin senin soruna cevap verip veremeyeceklerini bilemiyorum 🙂

      Bu yorumlar sayfasinda Basak diye bir baska arkadasimiz var. O hem Turkiye’de yasiyor, Turkiye’deki olaylara daha tanidiktir (ben Kanada’dayim, ve cok uzagim o haberlere) ve eminim onun sitesiyle karsilasmadiysan ordan da cok faydalanacaksindir. http://blog.milliyet.com.tr/BloggerBloglar/?UyeNo=1113505&KategoriNo=152

      Kalbini temiz tut, kotu seyler dusunme, korkma cocugunun basina baska isler gelir mi, yorumundaki gibi oncelige Tanri’yi koy, yasalar da tip da bakarsin bambaska hal almis :))

      Sevgiler, saglikli gunler…

  17. Başak
    Tem 2, 2012

    Sevgili ”araştıran anne”;
    Öncelikle bu kadar kısa sürede bana döndüğünüz için teşekkür ederim. Benim düşündüklerimi ve hissettiklerimi daha öncelerden düşünüp çözüm için adımlar bile atan birilerinin varlığını keşfetmenin heyecanından olsa gerek, yazımı yazarken blogun sahibi olan sizi değil de umumu muhatap almışım. Kusura bakmayın.
    Yönlendirdiğiniz linkleri en kısa zamanda inceleyeceğim. Ben gerçekten bebeğime aşı yaptırmak istemiyorum ve bu konuda çevremdekileri ikna edebilecek bilgi ve belge donanımına bir an evvel sahip olmayı arzuluyorum. Kararımın ardındaki muhkem gerekçeleri kendime dayanak yapmak istiyorum.
    Tabi ki sizler gibi insanların varlığı da bana ayrı bir güven veriyor.

    Yalnız bilgilenmek istediğim bir nokta daha var… Aşılar yapılmadığı takdirde, bebeğin beslenmesinde dikka etmemiz gereken ekstra’lar olacak mı?
    Ben mealesef çok üzgünüm ki sütü bebeğine yetmeyen bir anneyim. Yiyecek, içecek vesair nev’inden her ne denedim ise (denemeye de devam ediyorum) hiçbiri sütümün artmasına vesile olamadılar. Bir de normal doğum olmasına rağmen, doğumdan 10 gün kadar sonra sütüm gelmeye başladı. Dolayısıyla içimiz sızlaya sızlaya, ağlaya ağlaya bebeğimize devam sütlerinden vermek zorunda kaldık.
    Şimdi bebeğim için takip ettiğimiz beslenme düzeni; bir öğün anne sütü, bir öğün devam sütü… Şeklinde…

    Bebeğimi tamamen anne sütüyle besleyemediğim için, bebeğimin bağışıklık sisteminde zayıflık söz konusu olabilir mi? Ve eğer aşıları yaptırmazsam, şu durumdaki bir bebek için sıkıntı olur mu?

    Bu konuda varsa bilgilerinizi paylaşmanızı rica ediyorum.

    Bir de yurt dışında yaşıyormuşsunuz. Orada aşı konusuna dair yayımlanmış ve yayımlanmakta olan dökümanları bizlere tercüme edip paylaşırsanız çok seviniriz. Sitenizde bu nevi tercümelere rastladım, mümkünse devamını bekliyoruz…

    Esen kalın,
    Bebeklerimiz ve tüm aile bireylerimiz Allah’a (cc) emanet olsun…

    • arastiran anne
      Tem 2, 2012

      Basak muhattaplik konusunda kusura bakacak bir durum yok 🙂 Sadece digerlerinden cevap gelir mi bilemem demek icin haber verdim, tek yazar benim diye.
      Burdaki belgeleri cevirmeye devam edemeyecegimi son yazida soylemistim. Gunluk hayatimi cok etkiliyor asi hakkinda cikan haberler. Dolayisiyla daha olumlu bir hayat yasayabilmek adina maalesef bu hizmeti yarim birakmak zorunda kaldim.
      Beslenme konusuna gelince, surekli maalesef sutum gelmez demeye devam ettikce genelde tersi gerceklesmez. Eger sutunun bol bol geldigini, bebegine bol bol yettigini daha cok dusunursen, bunun gerceklesmesi daha mumkundur 🙂 Denemeye deger belki!
      Beslenme konusundaki diger konu da su; sen hicbir gun basim yarin agriyabilir ben en iyisi bugunden ilac almaya baslayayim ki, yarin agridigini anlamayayim dedin mi ?
      Bence asi ayni boyle. Bu benim kisisel gorusum. Ama bana bu ortak kaniymis gibi de geliyor dusundugumde 🙂
      Mesela grip asisi. Bu sene grip olmayayim diye asi olmak kadar sacma bir dusunce bilmiyorum ben. Bu sene grip olmayayim diye, guzel beslenirim, bol bol sebze, meyve, disarida gecen, temiz havada saglikli bir yasam, grip olmamak icin daha dogru bir girisim diye dusunuyorum.
      Dolayisiyla cocugun icin de asi yaptirmak yerine, onu daha guzel saglikli besledigin, dsarda aktif bir hayatta buyuttugun bir simdi ve gelecek verebilirsin.
      Seker en buyuk zehir, saglikli beslenmekten kastim bol bol kurabiye, pasta, pogacalarla, sekerleme ve dondurmalarla dolu bir beslenme sekli degil. En basit halini dusunuyoruz biz beslenirken. Mesela karnibahar. En sagliksizindan en sagliklisina soyle dizebiliriz:kizarttigin hali, sonra salcali yemegi, sonra buharda piseni, ve en iyisi cig hali. Bebekler ozellikle pismis yemeklere tepki verirler, cunku islemden gecmistir ve canli degildir. Vucudumuz canli oldugu icin, canli urunleri daha iyi tanir. Ikinci dikkat edilecek konu yedigin sebze meyvelerin tarim ilaclarindan bagimsiz olmasi. Yazilardan birinde bir liste var, orda en cok tarim ilaci iceren urunlerle, en az iceren urunlern listeri var. Bebegin kati gidalara baslayana kadar onlari okuyup arastiracak vaktin olur. Mesela elmayi organik almak zorundasin. En cok tarim ilaci onda cikti. Veya patatesi veya kerevizi. Ama sogani normal alabilirsin, onda az tarim ilaci cikti, veya portakali veya brokoliyi. Ama onlari aldiginda bile sirkeli suyla mesela yikayabilirsin. Umarim gozunde canlanmistir anlatmaya calistigim yasam sekli. Disarda yemek yemekten kacinabilirsin. Hele de fast food beslenmeden (Mc Donalds gibi)
      Cocugunun dilini ne kadar saglikli seyle tanistirirsan buyudukce zararli seyleri zaten kendi yiyemeyecek. Bizim kizimiz, 2 yasindayken organik olanla olmayani ayirtedebiliyordu. Organik olmayan sebzeyi yemezdi. Simdi de onune bir kutu seker koysam (onlari da en dogalindan gercek meyve sularindan yapilmisinda seciyorum, disaridan cok da farkli buyumesin diye) iki tane yeter diyor, (ki boyutlari kesme seker kadar)
      Etiket okumayi ogrenmeni tavsiye ederim. Markete her gittiginde iceriklerini oku. Fructose-glucose’un zehire es oldugunu bil. Diger maddeleri de ogren, arastir ve zararli icerikli urunleri alma. Cocugun buyudukce ona da oku, bak icinde bu almis bu cok cok zararli, bak bu boya gibi ona da anlat. Boylece bilincli buyur. Yine kizimdan ornek verecegim. Markette paketin renginden veya ustundeki karakterlerden dolayi bir urun begense, hemen getiriyor, anne okur musun icinde zararli birsey var miymis, diyor. Glucose-fructose diye okursam veya suni boya diye okursam hmm bu zararliymis diyip yerine koyuyor.
      Cok uzadi, umarim yardimci olabilmisimdir.
      Herseyin basina Tanri’yi koy, O herseyi senin icin kolaylastiracaktir 🙂
      Sevgiler,

  18. Evvela uzun cevabınız için çok teşekkür ederim, ellerinize, gönlünüze sağlık. İki gündür belki de 30 defa cevap yazmak niyetiyle bilgisayar karşısına geçtim fakat bebeğim hiçbirinde müsaade vermedi 🙂
    Bloğunuzun her bölümünü müsaitsizliğim nedeniyle teferruatıyla okuma fırsatım olamadı. Dolayısıyla tercümeleri bıraktığınızı bilemedim. Buraya mesaj yazdığım gün aşıya dair birkaç metin okuma şansım oldu. O gece uyuyabildiğim yarım saatlik uykuda, stresten kabuslar gördüm. Ve ne kadar inandırıcı olur bilemem ama, o gecenin sabahında da aynaya baktığımda saçımda ilk beyaz saç telininin varlığını farkettim! Dolayısı ile sizi ve ruh halinizi çok iyi anlıyorum ve tercümeleri bırakmanıza hak veriyorum.
    Beslenme konusundaki yazdıklarınızdan etkilenmiş olsam gerek, yine ruyamda organik gıdalarla alakalı bir şeyler gördüm. Yüksek karlı dağların tepesinde, uzak yaylalarda haftanın bir günü organik ürünler satan bir pazar kuruluyormuş. Ben de pazara gidiyorum ve bebeğim için organik sebzeler bulmuş olmanın mutluluğuyla her şeyden almaya çalışıyorum. Ruya işte 🙂
    Süt konusunda ta hamilelikten, hatta bekarlıktan beri hep pozitif düşünmeye çalışan biriydim aslında. Bebeğim gözümün önünde olmadığında dahi onu düşünüp, onun benden sütünü emerkenki halini hayal edip mutlu olmaya çalışıyorum ki süt salınımı gerçekleşsin. Ama çok üzgünüm ki biyolojik, psikolojik her yöntemi denememe rağmen sütüm az. Bu, yıldığım ve usandığım anlamına gelmiyor. İnternette anne-bebek forumlarında sütünün 2 aydan sonra arttığını söyleyen anneler okuyorum. Onları okudukça daha da şevklenip hevesleniyorum. Ümidimi hiç yitirmedim.
    Sizin beslenme ve gıda konusunda kızınızı yetiştirdiğiniz tarzda, ben de oğlumu yetiştirebilmeyi çok isterim. Organik ürünleri tedarik edebilmek biraz güç olacak ama elimizin ulaştığı son noktaya kadar üzerimize düşeni yapan ebeveynler olabiliriz inşâALLAH.
    Paylaştıklarınız benim için aydınlatıcı oldu, çok teşekkür ediyorum tekrardan.
    Bugün bebeğimizi kalça çıkığı ultrasonu için doktora götürdük. Pazartesi için randevu günü verdiler. İki gün bunu da araştırma fırsatım olur sanırım. Bebeği ultrasona sokmak iyi midir değil midir vs.
    Doktorumuz bugün bize, bebeklere 10 haftalıkken yapılan özel bir aşıdan bahsetti ve yapılmasını önerdi. Rotavirüs, ishal aşısı. Türkiye’de 2007’den itibaren uygulanmaya başlanmış, daha evvel yokmuş. Şuan “özel aşı” durumunda, 125 tl civarı bir ücret ile kendiniz tedarik edip yaptırıyorsunuz. Yakında devlet tarafından yapılan aşılar listesine eklenip ücretsiz yapılacakmış.
    Bu sıralar tam da aşılar üzerinde yoğunlaşmışken doktorun bu yönlendirmesi beni daha da kamçıladı 🙂
    Allah (cc) hepimizi korusun.
    Geçmiş kandiliniz mubarek olsun.

    • arastiran anne
      Tem 5, 2012

      Rotaya yakalanirsa tedavisi olan, ama ihmal etmemen gerek bir hastalik. Yani doktor kontrolune ihtiyac duyabilirsin. Ama asiya gerek olan bir hastalik olmadigini soylemisti bizim doktorumuz Dr.Hulya Sonugur. Yine dedigim gibi karar kalbinin karari olsun 🙂
      Senin de kandilin mubarek olsun 🙂

      Sevgiler, saglikli gunler

      • Muhammed Eymen Aydin
        Ara 2, 2012

        slm,oncelikle bu blogu actiginiz icin cok tesekkur ederim.
        benim oglum 5 yasinda ve galaktozemi hastasi yani süt ürünleri tüketemez.ve bu nedene bagli gelisim problemi yasiyoruz,daha dogrusu öyle saniyorduk.ama bu sene istanbulda biorezonans denen bir teda
        vi yöntemiyle tanistik ve oglumun kan tahlili sonucunda,bebekkken vurulan karma asi ust beyinde ve böbreklerde hasar olusturmus sonucuna ulastik ve adeta sok olduk,,doktor hemen tedavisine basladi ve devam ediyorz,,cok cüzide olsa oglumun gelisiminde farkliliklar görebilyorz cok sükür,, bir anne olarak evladimin bu haline bakiyorumda dua etmekten baska bisey bulamiyorum,sebep olanlara dava acsakta benim yavrumun sagligini sanki geri vereceklermi?Acsanizda kazanamazsinz dediler,,iste böyle hanimlar,bende hikayemi sizle paylasmk istedim,,insallh herkese ibret olur,,

        • arastiran anne
          Ara 2, 2012

          Cok tesekkur ederim paylasimin icin. Cok cok gecmis olsun. Amerika’da pekcok kisi davalarinin sonucunda hukumetten tazminat aldilar. Bence denemkte fayda var. Kazanmanizdan ote, hikayenizi diger insanlara duyurmaniz daha onemli. Yasanan herseyin bir nedeni var. Baska insanlara isik tuttugunuzda eminim icinizi acitan bu gunler, daha anlam kazanir. Teselli bulursunuz. http://www.aymd.org/ bu site asi yaptirmaya mecbur degilim sitesi. Lutfen iletisim kurup danisin. Daha cok bilgi verebileceklerine eminim.

          Sevgiler, saglicakla kalin…

      • Eren Kaya
        Ara 2, 2012

        Sevgili Muhammed Eymen Aydın,

        çok çok geçmiş olsun. başınıza gelenlere çok üzüldüm. Sormamda sakınca yoksa oğlunuzun rahatsızlığının bebekken olduğu karma aşıya bağlı olduğu kanaatine nasıl varıldı? Bir de bunu söyleyen biorezonans merkezi miydi yoksa doktorunuz muydu?

        Teşekkür ederim yardımınız için,

        Eren

  19. Muhammed Eymen Aydin
    Ara 3, 2012

    Cok tesekkür ederim,,Biz Almanyada yasiyoruz,ve buradaki doktorlara böyle bir sonuca ulastigimizi ve ne yapmamiz gerektigini sorunca basta güldüler ve inanmayin böyle seylere,asinin hic bir yan etkisi yoktur,oglunuzun beyin olarak geriligi galaktozemiyle alakalidir falan deyip,ve böyle bir dava acma hakkina sahip degilsiniz cünki kendi rizanizla vurdurttunuz deyip umudumuzu kirdilar,,ama gelin görünki hic bir galaktozemi hastasi oglum eymen gibi degil,,bes yasinda olmasina ragmen konusamiyo,tuvaletini söylemiyo,dengesini sagliyamiyo,öz guveni hic yok,cok istahsiz vedaha anlatamadigim cok sey,,ve hic bir galaktozemi hastasi böyle geri degil,,bende istanbuldaki biorezonans doktorunun kan tahlilinden cikardigi sonuca yani asidan dolayi degisine gercekten kannaat getirdim,cünki karma asinin yan etkilerini okudugumde %90 i eymende oldugunu gördüm,,ve benim suan sizden ricam,duydugunuz yada bildiginiz benzer davalar varsa bizi bilgilendirmeniz,,cunki bu ecnebi doktorlar bes yildir bizi bosuna götürüp getirdi,ve oglumun en güzel yillari böyle heba oldu,,cünki ne kadar erken anlasaydik asi yüzünden oldugunu tedavimiz o kadar cabuk cevap verirdi,,tabi kader-i ilahi deyip allahtan gelene riza gösrerip isyan etmiyoruz elhamdülillah,,derdi veren dermanida vermistir deyip yolumuza devam ediyorz,e tabi bu arada,sorumlu olanlardan hakkimizida almakta bizim en tabi hakkimiz diye düsünüyorum ama nasil? ÜMMÜGÜLSÜM,,

  20. arastiran anne
    Ara 4, 2012

    Ummugulsum ALmanya ile hicbir bilgim yok. Almanya’da yasayan bir arkadasima danistim konuyu, asi konusunda neler yapildigiyla ilgili bilgisi yoktu ancak bazi kurulus isimleri verdi bana, danisabileceginiz. Emailinin bu konuyu iceren kismi asagida:

    Die Zeit’da yazilmis bir yazida iki kurulusun hasta haklariyla ilgilendigini okudum: (su yazi: http://www.zeit.de/wissen/gesundheit/2012-09/patientenrechte-aerztefehler)

    Deutsche Patienten Schutzbund e.V. linki :http://www.dpsb.de/

    Arbeitskreis Medizingeschädigter e.V. linki: http://www.akmg.de/

    Google’da cikan bir baska hasta haklari dernegi : http://www.patientenrechte-ev.de/
    Bu da hasta haklari üzerine calisan avukatlarin kurdugu birlikmis : http://www.ra-fuer-patienten.de/

    Bu derneklerle görüsürlerse en azindan Almanya’da asinin yan etkileri konusunda acilmis, kazanilmis davalar var mi? Hukukun , kamuoyunun genel olarak pozisyonu nedir bilgi alabilirler.
    Onlarin yönlendirmesine göre dava acabilirler, vb..

    Hakkinda hayirlisi olsun…
    Sevgiler

  21. Muhammed Eymen Aydin
    Ara 4, 2012

    Amin insallh,,cok tesekkür edrim alakaniz icin,insallh esimle beraber elimizden geleni yapacagz,,gelismelerden haberdar ederim sizi,selametle kalin insaaallh,,

  22. Sharp
    Nis 4, 2013

    Doktor Hülya hanıma bizi bu konuda bilinçlendirdiği için ne kadar teşekkür etsek az, o mesleği bıraktıktan sonra ne yazık ki çocuğumuzun fiziksel gelişimi kadar pedagojik gelişimini de takip eden, her hasta görüşmesine en az 1 saat ayıran, en doğal tedavi yöntemlerini öneren bir başka doktor daha bulamadık, bulamayacağımızı da biliyoruz. Çünkü sistem dünyanın neresinde olursa olsun böyle hekimleri bünyesinde barındırmak istemiyor, çok yazık bizlere..

    • arastirananne
      Nis 4, 2013

      Ama hepimizi yetistirdi 🙂 Simdi biz de baskalarina yardim ediyoruz sayesinde 🙂

      • Sharp
        May 2, 2013

        Kesinlikle katılıyorum 🙂

  23. Tayfur
    Nis 10, 2013

    Merhaba. Yukarıdan aşağıya kadar yazılanların hemen hemen hepsini okudum. Yaklaşık birkaç aydır da aşıları araştırıyorum. henüz 1 aylık bir bebeğimiz var. Doğar doğmaz hepatit b aşısını vurmuşlar. 2 gün sonra yine hepatit b aşısı var. ancak bundan sonrai aşılarını vurdurmayı düşünmüyorum. Burada tabi ki acabalar dolaşıp duruyor aklımda. hata mı ediyorum diye. sağlık bakanlığından aldığım bilgide tiyemorsal diye bir bileşim (civa) hepatit b aşıların ve yetişkin doz TD aşısında olduğu diğer aşılarda olmadığı yönünde. Ancak Türkiye şartları da çok karışık. Daha dün okuduğum bir haberde mahkeme kararı ile bir ailenin çocuklarına aşı vurulması yönünde karar alınmış. Açıkçası bu beni tedirgin ediyor. Şu an için karmaşık duygular içindeyim. En azından ilk 6 ay hiçbir aşıyı vurdurmayayım diye düşünüyorum. 3-4 gün önce bebğimizi hasteneye götürdüm. balgam öksürük falan vardı. Yatış yapmadılar çok şükür ama hemen şurup, antibiyotik ve damla verdiler. Ama biz sadece damlayı aldık. 1 aylık çocuk antibiyotik kullanmaya başlayacak????

    Bana tavsiyeleriniz var mı acaba?

    Allah yardımcımız olsun.

    • arastirananne
      Nis 10, 2013

      Merhabalar, cocugunuz icin arastirmaniza cok sevindim. Suruplar Amerika’da bile yasaklandi, norolojik hasar vermelerinden dolayi, onu almamaniz cok yerinde bir karar olmus. Asi maalesef bagisiklik sisteminde ciddi hasarlar yapabiliyor ve cocuklari hastaliklara meyilli hale getiriyor. Bakin eger Facebook kullanicisiysaniz bir grup var. Çocuk Aşılarının Zorunlu Olmasına Hayır ismi. Kapali bir grup. Eger beni eklerseniz sizi gruba dahil edeyim, iciniz rahat edene kadar sorunuzu sorun, gruba ekledigimiz dosyalari okuyun, insanlarin deneyimlerini paylasin. Sonra hep herkese dedigim gibi kalbinizin sesini dinleyip kendi cocugunuz icin verirsiniz kararinizi. Hukuki anlamda AYMD diye bir platform var, sorun yasayan ailelere yardimci oluyorlar. Cunku sitedeki asi mevzuatini okuduysaniz size zorla asi yaptirmaya yetkileri yok. Onlari da bu adresten http://www.aymd.org/ veya Facebook AYMD diye arama yaparsaniz bulabilirsiniz. Benim Facebook kullanici adim Araştıran Anne. Gorusmek uzere. Eger Facebook kullanmiyorsaniz yine haber verin daha cok bilgi aktarmasi yapmaya calisayim size. Saglikli gunler dilerim.

      • tayfun
        Nis 19, 2013

        Çocuğunuzun eline paslı çivi yada benzeri tatanoz bakterisi bulaşma ihtimali olan bir yaralanma olduğunda dahi bu aşıyı yaptırmaz mısınız?

        • arastirananne
          Nis 19, 2013

          Tayfun tesekkur ederim sorun icin. Tetanozun en onemli nedeni yaranin temizlenmemesi, ve uzun sure tetanoza neden olan bakterinin havasiz oksijenle temas etmeden kalmasidir. Eger yara acikca, kanamissa, duzgun bakimi yapildiysa zaten tetanoza yakalanma oraniniz dusuktur. Endiseniz hala devam ediyorsa antibiotik tedavisi ve hatta toksini nötralize etmek için antitoksin uygulamasi yapilabilir. Tetanoz immünglobulin veya TIG denir. Icinde koruyucu madde tasimadigi icin, klasik tetanoz asisindan farklidir, vucuda verecegi zarar acisindan. Yaralanma olmasindan sonraki 72 saat icinde uygulanabilir. Tetanoz asisi her on yilda bir vurulmasi tavsye edilmistir. Ama maalesef gunumuzde bu rakamlar onemsenmeden elini bulasik makinasindan sicak sicak cikip kirilmis bardagin camiyla kesen kisiye bile tetanoz asisi vurmaya kalkisilmaktadir. Cevabim evet yaptirmaya gerek yok. Cocugum 18 aylik olana kadar asilarini oldu. 3 yasinda ayagina parktan pasli civi batti. Eve gelince suyun altinda iyice yesil sabunla temizledik. Oksijenli suyla temizledik, kanamasina izin verdik, bantlamadik. Herhangi bir sorunla karsilasmadik. Ama hastaneye goturseydim eminim onemsemeden bir doz daha asiyi vururlardi. Korkuyla degil, sogukkanlilik ve bilgiyle hareket etmeliyiz.
          P.S Yukarida yazdigim tedavi yontemi kendi basima karar verdigim bir yontem degil, drlar tarafindan tarafima tavsiye edilen yontemlerdir.

  24. Sükran Franke
    May 8, 2013

    Iyigünler,

    Ben Almanyada yasiyorum 35 yasindayim.Türkiye de ilkokulda asi oldum fakat bu asilarin hangileri oldugunu bilmiyorum acaba bu konuda bir bilginiz varmi.?Simdiden Tesekkürler Selamlar

    • arastirananne
      May 8, 2013

      Sukran hanim baska bir nedenle benzer bir konu cikmisti karsima. Sanirim en dogru bilgi saglik bakanligina danisarak bulunur. Cunku su anda Kanada’da internet disinda bir kaynak kullanamiyorum maalesef.
      Belki bir calisma yapmak lazim hangi yillarda hangi asilar vardi, diye, ben bir bu konuya bakayim.

      • arastirananne
        May 8, 2013

        Sanirim 1978 dogumlusunuz. Bu durumda 1985 gibi okula baslamissiniz ve 1990’a kadar ilkokuldasiniz. 1985 yilinda asi kampanyasi duzenlenmis Turkiye’de. Genelde hedef 0-12 ay bebekler ve 0-60 ay cocuklar. Eksik asilari tamamlanmis bu kampanya suresinde. Asilama orani %25-35 lerden %92 ye cikmis. Asilandiklari hastaliklar: kizamik, difteri, tetanoz, bogmaca, verem ve cocuk felci. Ilkokula dair ozel bir cumle gecmiyor. Ancak eger asilandiysaniz bunlardan baska bir asi yok o donemde. Umarim yardimci olur bu bilgi. Saglicakla kalin,

  25. Melek keskin
    May 14, 2013

    Merhaba ıkı cocuk annesıyım ve ıkısınede maalesf asılattım yazılanları okudukça cok üzüldüm hata olduklarında hıc ılac vermıyorm ıkı yıldır ates tedavı etsın dıye sadece dogal seyler lımon adacayı vs . Asının yan etkililerini ates tedavı edermıkı acaba bebegım ıkı yasında ve bu sene cok ateşledı 15 günde bır nerdeyse dıste tetıkledı tabı rabbım herkesın evladını korsn

    • arastirananne
      May 14, 2013

      Melek Hanim cocuklarinizda asilar yan etkiye mi neden oldular ? Yoksa genel olarak asilarin yaptigi zararlari temizlemek isterdim mi diyorsunuz. Eger sadece temizleyebilmek icin soruyorsaniz o zaman bol bol karacigeri guclendirici yiyecekler secin. Internette arattirin onunuze bir suru liste cikacaktir. Ikincisi sekeri hayatinizdan mumkun oldugunda cikarin. Cocuklariniz hastayken atesin tedavi etmesine izin vermek guzel bir davranis, en azindan bir de bagisiklik sistemlerini gereksiz ilaclarla yormuyorsunuz. Allah yardimciniz olsun 🙂 Sevgiler,

  26. Melek keskin
    May 14, 2013

    Ikı kere yormusum sızı cok sagolun burda göremezsiniz aktıf degıldr belkı dıye düşündüm 🙂 sızınle tamıstıgıma cok memnun oldum sıkı takıpcınızım bundan sonra ınsallah:)

    • arastirananne
      May 14, 2013

      Estagfurullah yorgunluk yok. Sevgilerimle,

  27. tugba
    Tem 13, 2013

    Merhabalar, 3 aylık bir kız çocuğu annesiym
    Bizde eşimle aşı konusunu çok araştırmis fakt güvenli bir kaynak bulamamistik
    Bu sebeple kızıma hepatit ve 3lu karma aşı yaptırdık. Fakat şimdi blogunuzu okuyunca kln aşıları yaptırmak istemiyoruz. Sormak istediğim şey su;
    1-yaptırmış olduğumuz aşılar ,bize kalan aşıları yaptırmak zorunda bırakır mi? Yani ilk 2 aşıyı olduk diye devamını getirmezsek bir sıkıntı olur mu??
    2-Sağlık ocagina;ben asi yaptırmak istemiyorum demek gibi bir yasal hakkımız var mi???

    şimdiden tesekkürler. ..

  28. ebru
    Tem 30, 2013

    Merhaba benim 7.5 yasinda bir oglum var 2 yasina kadar olan butun asilari yapildi ciddi bir yan etki yasamadik daha sonra cocugum normal igne ve ilaclara allerjik tepki gostermeye basladi en son gecen yil kkk asisi olu okulda ve 1 gun sonra lenf bezleri sisti boynunda elma buyuklugunde sislik vardi kendilighinden gecti sonrasinda dt asisi olmasi gerekiyordu bu sefer ben korktum ve yaptirmadim ama simdi bir yerinde kucuk bir siyrik bile olsa tetanos olursa diye endiseden mahvoluyorum cocuk sonucta dusup yaralaniyor surekli asidanda cok korkuyorum inanin cildiricam napmaliyim sizce

    • arastirananne
      Tem 31, 2013

      Ebru cildiracak bir durum yok once sakinles 🙂 Cok cok iyi yapmissin asisini yaptirmayarak. Bu konuyu doktorunun aslinda takip edip seni uyarmasi lazim. Hatta eger asi yan etkilerinin kaydedildigi bir merkez eminim Turkiye’de de vardir, kaydetmesi lazim. Hic biri yoksa da uretici firmaya bildirmesi lazim yan etki olarak. Gelelim tetanoza. Tetanoz ancak tedavi edilmezse, temizligi yapilmazsa, antibiyotik gereken durum var ama ihmal edilirse, yara kanamamis, orda kalmis oksijen almamissa tehlike yaratir. O durumda bile yaralanmadan sonraki ilk uc gun icinde doktora gidip TIG yani icinde koruyucu maddesi olmayan, diger tetanoz asisina benzemeyen, tetanoz gecirmis insandan alinip hazirlanmis tetanoz immunoglobin vurulur. Korkma 🙂 Sag taraftaki arama hanesine tetanoz yaz ve diger bilgileri de oku lutfen.

      • Ebru
        Nis 7, 2014

        Merhaba ben bir şey sormak istiyorum yardımcı olursanız çok sevinirim evimize yavru kedi aldık ama tırmaliyor yavru kediden tetanos bulaştırmıyor bir sürü şey yazılmış ama ben anlamlı bir cevap alamadım açıkçası korkuyorum ama oğlumda çok istiyor teşekkür ederim

        • arastirananne
          Nis 7, 2014

          Merhaba Ebru, tetanoz yaranin oksijenle temas etmedigi ve uzun sure tedavi edilmeyen yerlerde korkulacak bir konu. Ayagini kedi tirmaliyor, kaniyor, oksijenle temas ediyor. Oksijenli suyla sil hicbir sey olmaz meraklanma 🙂 ben hayatim boyunca kedi besledim, ellerim paramparca olurdu. Hayvanlara maalesef tetanoz asisi kanunen mecburi burda kanadada. Sen de sanirim kediyi sokakta beslemiyorsun, veterineriniz vardir. Ben endiselenmezdim ama hala icin rahat olmadiysa yeniden yaz. Ben Arastiran Anne simdilik ben cevap verdim 🙂 belki asena ekler baska bilgiler. Sevgiler

          • ebru
            Nis 7, 2014

            merhaba verdiğiniz cevap için çok teşekkür ederim içimi rahatlatıyorsunuz evde besliyoruz daha 1 aylık evet veterinerimizde var ama burda kimse tavsiye vermek istemiyor sordum bence bişey olmaz ama siz bilirsiniz dedi

          • arastirananne
            Nis 7, 2014

            Icin rahatsa baskasinin rahatsiz etmesine izin verme 🙂

  29. HİLKAT
    Ağu 13, 2013

    bugün gittim sağlık ocağına,doktor bey birsürü anlattı,onunda evine hazır gıdaları sokmadığını,ateşlenmede hemn mudahele etmediğini bu yüzden eşiyle arasının açıldığını,küçk kızına çiçek aşısını vurdurmadığını,ama su çiçeği geçirdiğini ve çokzor atlattığını,keşke vurduysaydm dediğini,bazı şeyleri kendisininde onaylamadığını,ama sağlık bakanlığının aşı konusunda ki katı tutumunu,aşı vurdurmk istemediğimizde kendilerinin her aşı için bakanlığa dilekçe verdiklerini ve bununda zor ve uğraştırıcı olduğunu,para kesintisini falan filan bir sürü konuştu. kısaca ben uğraşmak istemiyorm dedi,benm için aşı yaptrdı yazmk daha kolay ama oda açığa çıkarsa zor durumda kalırız falan dedi. en son siz toplum sağlık merkeznden hekimimden memnun değilim diye belirtip aile hekimimi değiştrmeliymişim, topu başkasına attı yani.

    • arastirananne
      Ağu 13, 2013

      Cok uzucu. Doktor olmus ve sucicegi asisi olanlarin da sucicegini agir gecirebildiklerini ve suciceginin yanisira yanetkileri gormezden gelmesi de cok uzucu. Ama evet iste Turkiye gercegi, salla basi al maasi! Siz ne karar verdiniz ?

      • HİLKAT
        Ağu 14, 2013

        sanırım henüz içeriğinin,yan etki demek hafif kalıyor vucuda giren facianın farkında değil,aşı ve ilaç konusunda tutumumuz değişmeyecek inş.hekim değiştirmek doktorum için bir seçenek bir kurtuluş baştan savma ama bizim için öyle değil,şimdilik hiç birşey yapmayı düşünmüyorum,bir yandan da toplum sağlık merkznden hekm değiştirmş olsam,sağlık ocağına gelip kayıt yaptrmak gerekiyor o hekime,kayıt olmayıncada acaba diyorum bizden haberi olan olmaz,en azından her aşıda hadi gelin diyen olmaz diye düşünüyorum ama eminde değilim,Ah cidden sisteme uymak daha kolay,ama gözgöre göre nasıl izin veririm o zehire,heyy evladın katlediliyor dense bir anneye yine hiç birşey olmamış gibi devm edermi hayatına,aman napalım sistem böyle dermi,bir başkaldırıysa evet başkaldırıyorum nediyim Allah hepimizin yardımcısı olsun..

        • arastirananne
          Ağu 14, 2013

          Sen kalbini temiz tut, hakkinizda hayirlisi olsun. Allaha emanet olun.

  30. Selin
    Ağu 15, 2013

    merhaba

    Öncelikle size araştırmalarınızdan ve bilgilendirmelerinizden dolayı çok teşekkür ederim.

    Benim bebeğim 10 aylık ve maalesef bugüne kadar bir çok soru işaretim olmasına karşın aşılarını doktorunun korkutmaları ile yaptırdım. 🙁 doktora cıva konusunu sorduğumda o durumun eskiden olduğunu, şimdiki aşılarda artık cıvanın kullanılmadığını söylemişti hatta.

    dediğim gibi bir sürü aşı oldu ve umarım iş işten geçmemiştir. bu aşıların zararlı etkilerini azaltmak için neler yapılabilir? araştırmalarınız esnasında karşılaştıysanız paylaşabilrseniz çok sevinirim. doktor 1 yaş aşılarından bir ay önc,e yeni çıkan menenjit aşısının da yapılması gerektiğini söylemişti. çok önemliymiş,hatt artık Türkiye’de de olması büyük şansmış vs.. ama ben artık yaptırmayı düşünmüyorum.

    hepimizi bebeklerimiz için yaşıyoruz ve en ufak bir olumsuzluk ihtimali karşısında bile ne kadar endişelendiğimizi ancak anne olan anlar…
    Allah bütün bebekleri korusun..
    tekrar teşekkürler

    • arastirananne
      Ağu 15, 2013

      Merhabalar, doktorlar civa cikti merak etmeyin diyorlar ama civanin disinda hala cok tehlikeli pek cok madde var asinin icinde. Aluminyum mesela. Zaten zararli birsey koymak zorundalar cunku vucudu uyarmak zorundalar. Haliyle asi hicbir zaman saf olmayacak maalesef. Menenjit konusuna gelince yeni menenjitle ilgili henuz birsey cikmadi karsima ancak asisi olan menenjit zaten antibiyotikle tedavi edilebiliyor. Onemli olan vurdumduymaz ebeveyn olmamaniz. Hani cocuk hastalanmis ondan bile haberiniz yok. Ama gunumuz aileleri zaten bu esigi coktan gectigi ve cocuklarini ilk ateste bile doktora goturdugu icin durum kolaylikla kontrol altina alinabiliyor. Ölümcül olan menenjitin ise asisi yok halihazirda.

      Zaten olay su, bir kere asilarin koruyucu olmadigini anladiginizda, bilinc sicramasi yasaniyor emin olun 🙂 Koruyucu olan beslenmedir. Yasam tarzidir. Mutlu stressiz yasam, sevgi dolu bir ailedir. Asi, damardan virus verilerek yapilan bu icat yuzyilin fiyaskosudur ama cok iyi para kazandirdigi icin herturlu hile hurdaya devam edilmekte maalesef.

      Sizin bu saatten sonra yapacaginiz, cocugunuzu umarim emziriyorsunuz, maksimum emzirebildiginiz kadar (ki en az 2 yas) emzirin 🙂
      Karacigerini guclendiren yiyeceklerle besleyin. Birinci adim toksini vucuda sokmamak, ikinci adim ise vucuda giren toksinlerden kurtulmak icin iyi calisan bir karacigerdir.

      Spirulina ve Chlorella agir metal temizligi icin kullanilir. Siz de deneyebilirsiniz.

      O noktadan once ancak artik cocugunuza ve kendinize elbette toksin sokmamak icin calisacaksiniz. Bu da etiket okumaktan geciyor. Kendinizi artik bu devirde egitmeniz lazim etiket okumak icin. Bir ekmegin icin de bile GDO lu uretilmis misir surubu, glukoz fruktoz surubu (ki gercek bir zehirdir) bulunmakta.

      Sebzelerin bazilari daha cok tarim ilacini icinde barindirir, mesela patates, elma, kereviz. Bazi sebzeler GDO ludur mesela salatalik, kabak, misir, cherry domates. GDOlu urunlerden, tarim ilaci olan urunlerden, ki onlari organik olanlariyla degistirebilirsiniz eger mumkunse ve de sekerden mutlaka uzak durmalisiniz.

      Cocugunuzun bagirsak florasini guclendirmek icin calismalisiniz. Bunu da bol probiyotik iceren urunlerle saglarsiniz. Ev yapimi yogurt, kefir, mayalanmis sebzeler gibi. Hicbirini yapamadiysaniz guvenilir bir probiyotik markasi alin.

      Cocugunuzu mumkun oldugunca x-raylerden uzak tututun.

      Ve her hastaliginda antibiyotik sakin vermeyin. Antibiyotigin mutlak verilmesi gereken hastaliklardan biri Beta, burdaki ismi ile Strep A. Test yapilip o cikmadikca antibiyotikten kacinmaya calisin. Internette antibiyotik muadili tarifler var. Hatta bal ve sogandan yapilma bir karisim gecen sene ogrenciler tarafndan test edildi, antibiyotikten daha cok iyilestirme gucune sahip oldugu kanitlandi. Antibiyotkler bagirsak florasini mahvederler. Eger cok mecbur kalir kullanirsaniz da antibiyotik dozlarindan uzak bir saatte probiyotikle bu kaybi telafi etmeye calisin.

      Ailecek whole foods’a yonelin, yani proses yiyeceklerden uzak durun. Glutene dikkat edin, bakarak olun tepki verip vermedigine. Inek sutu hic icirmeyin. Sut sadece sizin sutunuz ona faydali. Inek sutu inegin bebegi icin ve bizim bagirsak sistemimize faydasi yoktur. Ayrica kalsiyum icerdigi icin vermeye calisiyorsaniz da arastirmalar kanitlamistir, sut icen kisiler ileri yaslarda daha cok kemik kirilmasi ile karsi karsiya kalirlar. Kalsiyumu alacaginiz baska pek cok kaynak var merak etmeyin 🙂

      Facebook’ta eklemissiniz beni, sorunuz olursa ordan da sorabilirsiniz, elimden geldigince yardimci olmaya calisirim.

      Sevgiler,

  31. Selin
    Ağu 28, 2013

    çok teşekkürler cavabınız için. bu söylediklerinizi elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum. maalesef 7. ayda sütüm bitti, başından beri de çok azdı. o nedenle 7. aya ulaşması bile iyidi bence. şimdi bulabildikçe organik ve doğal olduğuna inandığım kaynaklardan gelen besinlerle beslemeye çalışıyorum bebeğimi…karaciğeri güçlendiren yiyecekler nelerdir? tekrar teşekkürler.

    • arastirananne
      Ağu 30, 2013

      Sarimsak, enzimleri aktive eder ve toksinlerden temizler. Ayrica karacigeri temizleyen iki dogal maddeye sahiptir, allicin ve selenium

      Greyfurt, karsinojen ve toksinlerden temizlemeye yarar. Vtamin C ve antioksidan icerige sahiptir.

      Pancar, Flavanoid yonunden zengin. Karacigerin fonksiyonlarini gelistirir

      Yaprakli yesillikler, ispanak, marul gibi bunlar metaller kimyasallar ve yiyeceklerimizdeki tari ilaclarini notralize etmeye yardim eder ve karaciger icin koruyucu mekanizma olusturur.

      Yesil cay, Antioksidan olan catechin’e sahiptir. Bu da karacigerin fonksiyonlarni iyilestirir.

      Avocado, Antioksidan glutathione icerir. Bu da karacigerin zararli maddeleri filtrelemesine yardimci olur.

      Brokoli bruksel lahanasi gibi sebzeler antioksidan glucosinolate icerir, vucudumuz sindirim icin enzim uretir.

      Limon, Vitamin C icerir bu da vucudumuzu toksik maddelerden temizleyip sindirim surecine yardimci olur.

      Hint safrani veya zerdecal, vucudun yagi sindirmesine ve safra uretimini stimule etmesine yardimci olur. Ayrica dogal bir detokstur karaciger icin.

      ceviz, Glutathione acisindan zengin ve omega-3 icerir, bu da karacigerin temizlenmesine katkida bulunur.

  32. fatmanur
    Ağu 30, 2013

    Merhaba. Bir buçuk yaşında bir kızım var ve en son geçen çarşamba aşılarını yaptırdık ama her seferinde hep huzursuz etti beni aşılar. Neden sonra netten bir bakayım dedim ve diğer bazı sitelerle beraber sizin blogunuza da ulaştım.

    Aşı konusunda okuduklarım yüzünden çok mutsuz ve üzgünüm. Şaşkınım. Neden sağlık bakanlığı bu tehlikelere rağmen biz ebeveynleri mecbur tutuyor ve korumuyor bizi? Korkutarak mecbur bırakıyor.

    Çocuğuma aşılarını yaptırdım şimdiye kadar, çok ağladı hep. Okuduklarım, onu kaybetmiştim hissi uyandırdı bende. Nasıl oluyor bu, sapasağlam dünyaya gelen biricik çocuklarımız nasıl bir tehlikenin içindeler böyle? Açıklayamıyorum kendime.

    Kızımı birbuçuk senedir emziriyordum ama şu an hamile olduğum için bırakmak zorunda kaldım. Bundan sonrası için kafam karışık. Yaptırmak istemiyorum bundan sonra, öncekileri de telafi imkanına bakacağım ama eşimle konuşunca dediki ya hastalıklara yasaklanırsa ne yapıcaz. Daha yeniyim bu konuda. Net cevaplarım. yok henüz. Korkuyorum.

    • arastirananne
      Ağu 30, 2013

      Merhabalar korkunuzu anliyorum, ama umit ediyorum korkunuz sizi sadece arastirmaya iter. Bu cocuk sizin cocugunuz ve ondan siz sorumlusunuz. Eskiden herseyimizi emanet ettigimiz saglik sektoru maalesef gun gectikce daha cok bizim iyiligimizden uzaklasmakta. Yapabilceginiz en iyi sey arastirmaya devam etmek. Facebook kullanicisiysaniz Asi yaptirmaya mecbur degil diye bir grup var, ancak kapali bir grup, beni listenize eklerseniz, sizi onlara yonlendiririm.

      Kizim yaklasik 6 yildir asidan uzak buyuyor. Her gecen gun daha da iyilestigini goruyorum. Maalesef hercocuk icin guvenilir bir yontem degil. Ayrica hastaliklara karsi koruyuculugu da bu kadar supheliyken eminim kisa zamanda rahatlayacaksinizdir.

      Asi yaptirmaktan vazgecerseniz, gecmis icin uzulmek bir cozum olmaz. Cocugunuzu guzelce emzirmissiniz bu saate kadar ne mutlu size. Simdi bundan sonra dogru besleyerek onun saglikli gelisimi sizin elinizde. Eger bariz bir hastaligi sorunu yoksa vucut sizin de desteginizle kendini bugune kadar ki zararlardan da koruyacaktir.

      Chlorella ve spirulina vucuttaki agir metal temizliginde uygundur. Arastirin.

      Ayrica karacigerini temizlemeye ve guclendirmeye yonelik yiyecekler secin. Vucut isini gorebilsin.

  33. fatmanur
    Ağu 31, 2013

    Merhaba.
    Blogun ve konunun güncel olması umut verici. En kısa zamanda facebookta görüşürüz inşallah.

    Evvela sağlık sektörü konusundaki düşüncelerinize katılmamak mümkün değil. İstisnaları, haksızlık etmemek babında Mevzu dışı tutuyorum.

    Bir sonraki aşımız altı ay sonra. O zamana kadar netleşir umarım kararım ve kızım için en doğru sonuca varırım. Gönlüm olamamaktan yana ama.. işte amalardan arınmaya çalışıyorum. Araştırmaya devam edicem.

    Bazı sitelerde hacamattan bahsediyorlar arınma açısından. Bilmiyorum siz ne düşünürsünüz bu konuda.
    Sizin yazdığınız chlorella ve spirulina bir çeşit yosun olarak geçiyor ve sanırım bize tablet şeklinde geliyor olacak. Yanılıyorsam düzeltin. Eğer böyleyse biraz zorlanacağız kullanım açısından çünkü kızım daha çok küçük.

    Bir de beslenme açısından prebiyotik doğal olarak bulunduran besinler var, siz market raflarındaki hazır ürünleri de tavsiye eder misiniz? Tabiki türkiye şartlarında.

    Teşekkürler. Sevgiler.

    • arastirananne
      Ağu 31, 2013

      Ben chlorella ve spirulina kullanmadim. Dolayisiyla guvenli kullanim yasi kactan baslar bilgim yok henuz.
      GNC satiyor diye biliyroum Turkiye’de onlara sorabilirsiniz.
      Hacamat yontemini kullanmadim ve okudugum kaynaklarda kullanimina dair bilgi edinmedigim icin yine ne desem bos olacak.
      Probiyotik konusuna gelince yogurt (kendi evinizde gercek sutle yaptiginizi kastediyorum), kefir ve fermante sebzeler cok guzel kaynaklardir.
      Neden market rafina ihtiyac duyasiniz ki. Bilmeniz gereken pakete girmis, organik bile olsa, hicbir urun artik dogal degildir.
      Bizi saglikli tutan gercek yiyecekler “dogal” yiyeceklerdir. Ikinci sirada organikler gelir.
      Anneannenizin donemindeki kadar dogal beslenmeye calisin. Cok rahat edersiniz.
      Su anda markete gidip alip yemek cok pratik gelse de, getirdigi hastaliklarla ugrasmak omur boyu surdugunden, bence sagduyulu yontem dogalindan sasmamak ve hastaliklardan boylece korunmak. Cocuklar icin ise hastalik olmak zorundadir. Kafayi o yuzden cok mesgul etmeyin. Cocuk hasta olarak virusleri bakterileri tanir, onlari yenerek guclenir.

      Saglikli gunler dilerim 🙂

  34. hakan
    Eyl 9, 2013

    merhabalar ben direk konuma girmek istiyorum
    2 aylık bebeğim var sağlık ocağından sürekli arıyorlar aşı ve topuk kanı için ben aşı yaptırmak istemiyorum
    internette araştırdım çocuk için faydası yok denecek kadar az
    ne yapmam gerekir
    aşı yaptırmamanın suç olduğunu söyledi bana hemşire hanım ne yapmalıyım …? teşekkürler

  35. HİLKAT
    Eki 9, 2013
    • arastirananne
      Eki 9, 2013

      Okudum, ancak bloglarda tartismalara girmenin bir yere gitmedigini ogrendim. Ben kimseyi ikna etmeye ugrasmiyorum, bilgiyi aktariyorum, insanlar kendileri karar veriyor. Dr hanim’in da konuyla ilgili dusuncelerini curutmek icin bir cabam olmayacak. Ama Asena Devlet’e aktaracagim konunuzu. Sevgilerimle,

  36. sena
    Eki 11, 2013

    çocuğuma aşılarını yaptırmadım öncelikle hemşire ve doktor kapıma geldi yaptırmak zorundasınız deyip tutanak tuttu sonra sağlık politikalar bakanlığı evime geldi yaptırmamız gerektğini yoksa çocuğumuzu elimizden alacağını yada polisle gelip zorla yapacaklarını söyledi ben çok korktum ama yine çocuğumu tehlikeye atamazdım daha fazla araştırdım ve hala yaptırmamaya karar verdim bizi 2 kere mahkemeye verdi 2.sinde hakimin karşısana çıktık ve bize çok fazla söz tanımadan doktorunda raporuyla aşı yapılacağını ve böyle 1 kanun olduğunu söyledi gerçekten bizi çok zor durumda bıraktılar ama ben bile bile çocuğumu tehlikeye atamam bana yardımcı olur musunuz itiraz dilekçesi örneği yollar mısınız

  37. Miray
    Ara 4, 2013

    Merhaba,

    Aydınlatıcı bilgiler için çok teşekkürler. Maalesef oğlumun 4. ay aşılarını ve ondan öncekileri yaptırdık. Bu aşıların zararlı etkilerini vücudundan silebilmek için ne yapmamız lazım acaba? Oğlum 4.5 aylık ve sadece anne sütü alıyor. Tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler, sevgiler =) Bu arada bundan sonraki hiçbir aşıyı yaptırmamaya karar verdim.

    • arastirananne
      Ara 5, 2013

      Merhabalar,

      Karar verebilme gucunuz icin tebrik ederim oncelikle sizi. Asi yaptirmak veya yaptirmamaya bilincli olarak arastirip karar vermek bence cok onemli bir adim. Bundan sonra yapmaniz gereken en onemli sey her adimda cocugunuzu kimyasallardan ve zehirlerden uzak tutmak. Anne sutunu en az 2 sene verebilmenizi dilerim. Kati gidalara basladiginda karacigeri guclendirici gidalari hep gozununuz onunde bulundurun. Buzdolabinin ustune liste asin. Eger karaciger kuvvetliyse butun zararli maddeleri hicbir ek destege gerek kalmadan kendi temizler zaten. Cocuk hastaliklari icin de en iyi yapacaginiz sey bagisiklik sistemini guclu tutma. Fanusun icinde buyutmemeye calisin. Aktif olsun. Hergun mutlaka sokakta oynayacagi ortam yaratmaya calisin. Korunan cocuklar en cok alerjilere acik cocuklar oluyorlar. Alsin alabildigi mikrobu. Bagisikligi daha da guclenir. Cocuk yasta en cok hastalanabilirler. Bu kotu degil onlarin guclu bagisiklik sistemleri icin iyidir. Serinkanli olmaya calisin. Anne sutu bir mucize elinizde o varken kiymetini cok iyi bilin 🙂 Sorulariniz olursa cocugunuz buyudukce cekinmeden yazmaya devam edin 🙂 Sevgiler, saglikli gunler

      • Miray
        Ara 15, 2013

        Tekrar merhabalar =)

        Cevabınız için çok teşekkür ederim. Tavsiyeleriniz çok faydalı oldu benim için. Zaten çok steril bir ortamda yetiştirmenin faydadan çok zarar getireceğini düşünüyordum.

        Yine de şimdiye kadar oğluma yapılan aşıların verdiği zararlardan dolayı çok huzursuzum. Bunları giderebilmek için çeşitli yöntemler olduğunu okuyorum. Hatta sanırım başka bir web sayfasındaki bir yazınızda homeopatik ilaçlarla kızınızda aşının yol açtığı zararları giderdiğinizden bahsetmiştiniz yanlış hatırlamıyorsam. Bu yöntemden biraz bahsedebilir misiniz? Bizim için de faydalı olur mu acaba merak ediyorum. Bu konuyu araştırabileceğim kaynaklar var mıdır?

        Bir başka yerde de hacamat tedavisi ile aşı yoluyla vücuda giren zararlı maddelerin vücuttan atılmasının sağlandığını okudum. Bu konuda bilginiz var mıdır acaba?

        Şimdiden çok teşekkür ediyorum size. Sevgiler =)

        • arastirananne
          Ara 15, 2013

          Hangi ilde bulundugunuzu soylerseniz ve eger bilginiz yoksa homeopat ismi verebilirim. Turkiye’deki homeopatlarin ne gibi yontemler kullandiklari konusunda bilgim yok. Burdaki deneyimimi yazsam da size bir faydasi olmaz. Siz orda homeopatla iletisime gecip arastirmalisiniz bence. Zaten benim size tavsiyem bir normal doktorunuz olsun ama bir de mutlaka bir homeopatiniz.

          • Miray
            Ara 16, 2013

            Merhabalar, hacamatla ilgili yukarıdaki yorumunuz gözümden kaçmış, tekrar sorduğum için kusura bakmayın. Ben Ankara’da oturuyorum. Burada bir homeopat tavsiye edebilirseniz çok sevinirim. Teşekkürler.

          • arastirananne
            Ara 16, 2013

            Ankara’da Ensar Bey var. Kendisi asi konusunda ilimli. Yani karsiyim demiyor, ama zararlarindan korumak icin tedavileri var bildigim kadariyla. Siz iletisime girip detayli bilgi alabilirsiniz.

            Homeopat Dr. Ensar Özkizikli, 05336478440, http://www.homeopatiktedavi.com

  38. Emine
    Ara 13, 2013

    İyi geceler;
    Ben maalesef aşı konusunu çok geç farkeden bir anneyim, oğlum su an 20.5 aylık, bu zamana kadar tüm aşılarını olduk, ve 2 yaş aşısı kaldı, ben bu aşıyı vurdurmak istemiyorum, fakat çevremdekiler, bu zamana kadar hepsini vurdurmuşsun, bunu vurdurmazsan öncekileri etkileyebilir diyorlar, çok kararsız kaldım, bu konuda net bilgide bulamadım, vurdurmazsam bir zararı olurmu, bu konuda bir bilginiz varsa, paylaşırsanız çok sevinirim 🙁

    • arastirananne
      Ara 14, 2013

      Eger siz asilarin zararlarini farketmis bir ebeveynseniz ve cocuklariniza asilari vurdurmama karari aldiysaniz, yolun neresinden donerseniz kardir. Benim kizim 18 ayliktan sonra hicbir asiyi olmadi. Zarari olacak konu nedir, neyi kastediyorlar bilemiyorum. Isterseniz o zarar kismi neymis sorup yeniden yorum birakin. Ama belki kastettikleri kizamik asisi ve SSPE olabilir. Cunku oyle korkuttuklarini biliyorum. Asinin devamini yaptirmazsan risk tasirsin diye. Onu da isterseniz arastirin kendiniz. Ben ozetle soyle aciklayayim. Kizamik asisi zayiflatilmis canli virusten olusan bir asidir. SSPE kizamik virusunun omurilige girip beyne gitmesi sonucu cocugu felce ugratiyor. 2 yas oncesi beyin kan bariyeri acik. Yani siz kizamik asisi olarak da, kizamik hastaligini yakalanarak da ayni riske sahipsiniz. Ikinci asiyi vurarak buna nasil engel olabilirsiniz. Olsaniz olsaniz riskinizi artirirsiniz. Bunun basiniza gelip gelmeyecegi artik bilimin degil Allahin isi. Ben kizamik asisini vurdurup bu riski almak yerine, zamana birakip kizamik gecirdikten riske sahip olmasini tercih ediyorum her turlu. Cunku cocugunuzun o hastaligi gecirip gecirmeyecegi bile belli degil. Ikincisi gecirirse bagisikligina bagli olarak cok hafif atlatabilir. Agir atlatsa da artik her kose basi doktor ve hastane, cocugunuza gereken tibbi yardim hemen verilebilir. Yani dusuncem benim hep su sekilde olmadan once ya olursa diyip, korumadigini bildigim, %100 korumasi olmadigi bilim tarafindan bilinen bir yontemi, zararlarini goz onune aldigimda hayatimdan temelli cikartirim, cikarttim. Onceki asilarin etkileri su. Giren virusler vucudunuzda olmaya devam ediyor. Yani siz kizamik asisi vurdurduysaniz 1 yasinda, zayiflatilmis da olsa, canli. Ve cok radyasyon altinda ve sigara dumanli ortamda viruslerin aktive oldugu, kansere neden oldugu bilinmekte. Siz artik elinizden geldigince cocugunuzun bagisiklik sistemini guclendirecek, sekerden uzak duracak, saglikli tam yiyeceklerle besleyeceksiniz, besleneceksiniz. Gercek koruma hicbir zaman ignenin ucundan gelmez. Koruma bedeninize soktugunuz yiyeceklerde, stresten uzak yasamakta, acik temiz havada aktif olmaktadir. Ve guzel niyetlerle, iyi niyetlerle yasamaktadir. Hayatinizi her anlamda temiz tutarsaniz oyle yasarsiniz. Sebze meyvelerden, asilardan, dusuncelerden zehirlerseniz bedeninizi, oyle bir hayat yasarsiniz. Aslinda cok basit. Kolay gelsin 🙂 Sorunuz olursa yeniden yazin. Sevgiler

  39. seda
    Ara 15, 2013

    ii geceler
    benim kızım 5 yaşında hepatit A aşısını 10 ay önce vuruldu ve 2.dozunu yaptıramadım sağlık ocağından aradılar ve 2. dozu artık yaptırmanız gerek yoksa koruma süresi geçecek diee.ben yaptırmak istemiyorum ama ilk dozu vurulduğu için 2. side yapılmalı diyorlar .sizce ne yapmalıyım bilgi verirseniz çok sevinirim.

    • arastirananne
      Ara 15, 2013

      Hepatit A cocuklarda bazen belirti bile vermeden gecirilen bir hastalik. Bu linkte hastaligi okuyun http://asihakkinda.lilliputian.me/2013/05/20/hepatit-a/

      Ben olsam yaptirmazdim cunku kurtajla dusurulmus bebek uzerinde kulturlenen bir asi bu. Ve ister istemez cocugunuza siringalanan karisimdan insan DNAsi gececek. Bu bence cok tehlikeli bir konu. Cunku otoimun hastaliklara kapi acmak demek. Hepatit A’dan kacarken buna tutulmak bana yanlis geliyor. Ben cocuguma yaptirmadim. Hindistan’a gitme durumumuz oldugunda soracaklar mesela. Eger mecburiyse İmmünoglobün tercih edilebilir, 3-5 ay koruma sagliyor. Ama onun haricinde kesin yaptirmazdim. Sizin cocugunuz sizin sorumlugunuz elbette. Umarim yardimci olabilmisimdir.

  40. Selin
    Ara 17, 2013

    merhaba,

    faydalı bilgileriniz için çok teşekkür ederim.
    istanbul’da da önerebileceğiniz bir homeopat var mı? teşekkürlerimle…

    • arastirananne
      Ara 17, 2013

      Gokhan Bey’i biliyorum Istanbul’da. Altunay Hn aslinda Izmir’de ama Istanbula geldiginde sanirim randevu veriyor. Sibel Hanim Anadolu yakasinda, cok ismini duydum. Siz arastirip icinize sinen doktorla gorusursunuz artik.

      ISTANBUL

      Uzman Homeopat, Pediatrist Dr. Sibel Spinu, 0216 566 29 95
      Homeopat Dr. Altunay Söylemez, 0535 521 10 10
      Dr. Erol Ergüler, 0212 240 62 06, 0533 524 00 56 http://www.erolerguler.com
      Dr. Ergüler, hipnoz, akupunktur, ozon, homeopati- elektrohomeopati, biyorezonans, B.I.T.
      (bioinformational teraphy) ve bilinçli farkindalik konularinda egitim vermektedir.

      Homeopat Gökhan Sentürk, 0505 410 2877

  41. Gamze
    Mar 14, 2014

    Merhaba araştıran anne, yazılarınızı okudum ben de çocuğuma aşı yaptırmak istemiyorum. 3 ay sonra inşaallah oğlum doğacak. Şu an özel bir hastaneye gidiyorum, doğduğu gibi aşı yapılmaması için doktorumuzla konuşacağım. Ama benim esas derdim Aile hekimliği 🙁 sorun yaşamak istemiyorum ısrar edip zorlarlar diye korkuyorum 🙁 AYMD platformuna mail attım ama dönüş yapmadılar 🙁
    Facebookta grup olduğunu söylemişsiniz beni de eklemeniz mümkün mü? Anne ve baba olarak bebeğimizi korumak istiyoruz lütfen yardım edin :((

    • Asena Devlet
      Mar 16, 2014

      Gamze, merhaba.

      Blogun şu anki admin’i olarak sorunu yanıtlamak istedim.

      Araştıran anne ve benim kişisel olarak Facebook’taki grupla ilişiğimiz kalmadığından bu konuda yardımcı olamayacağım, ancak FB’deki AYMD sayfası yetkilileri ailelerin karşılaştığı hukuki sorunlarla ilgili çoğu kişiye yardımda bulunmuş gönüllülerden oluşuyor. Sayfalarını takip ediyorsanız en son Türkiye’de aşı yaptırmanın mevcut kanunlara göre herhangi bir zorunluluk taşımadığını yetkin bir hukukçunun açıklamaları eşiliğinde verdiler. Birtakım aileler kendilerine zorluk çıkaran aile hekimliklerini de dava etmiş durumdalar, bu tip davaların sonuçları Türkiye’de bu tip kanunsuz zorlamaların son bulması için oldukça önemli. Aile hekimliğiniz ile görüşmeye gitmeden önce lütfen konuyu enine boyuna araştırmış ve aşı vurdurtmama nedenlerinizi netleştirmiş olun. Kendilerinden bu endişelerinizi giderecek bilimsel/resmi bilgilendirme talep edin ve şayet verilen bilgiler sizi tatmin etmiyorsa nihai kararınızı kendilerine net bir dille iletin. Zorluk çıkaranlar olduğu gibi ailelerin kararını saygıyla karşılayan aile hekimlikleri de mevcut. Umuyorum sıkıntısız bir şekilde bu engeli aşarsınız.

      • Gamze
        Mar 18, 2014

        Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Daha fazla araştırıp, okuyup öyle Aile hekimliğiyle görüşeceğiz. Hepimize sağlıklı günler..

  42. ebru
    Nis 7, 2014

    merhaba ben bir şey sormak istiyorum çok tedirginim evimizde beslediğimiz bir yavru kedimiz var geçen bugün ayağımı tırmaladı ve kanattı tetanos bulaşmış olabilirmi benim aşım yok yıllar önce çocukken yapılmıştı 38 yaşındayım ve çokta takıntılı biriyim ama çok korkuyorum bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

  43. alime
    May 26, 2014

    Merhaba
    Asilarini yaptirmak istemedigim 4 aylik bir kizim var. Benim gibi asilarini yaptirmayanlar suan ki durumlarini merak ediyorum. Neler yasadilar nelerle karsilastilar.. vazgecip asi yaptiranlar oldu mu aranizda?

    • arastirananne
      May 26, 2014

      18 ayliktan beri kizima asi yaptirtmiyorum. Her gecen sene daha da kuvvetlendigine sahit oluyorum. Iyi yasamak icin, virus siringa etmek degil, iyi beslenmek, iyi uyumak, mutlu yasamak, bol bol sevgi var yasamimizda. AA

  44. ercument
    Haz 12, 2014

    merhaba
    ben de temmuz sonu dogacak olan (insallah) bebegimize asi yaptirmak istemiyorum. (k vitamini bile)
    acaba dogru mu yapiyorum,bilemiyorum ama,insanlarin zaten kendi immum sistemleri ile yeterli olarak yaratildigini dusunuyorum.
    herkese saglikli gunler dilerim.

    • Asena Devlet
      Ağu 10, 2014

      Ercüment Bey Merhaba,

      Ben yanıtta geciktim ama umuyorum sağlıklı bir şekilde almışsınızdır bebeğinizi kucağınıza.

      Doğumdan hemen sonra vurulan Hep-B aşısının dışında, bugün artık rutin olarak yapılan K vitamini enjeksiyonu çoğu ailenin radarından kaçıyor maalesef ve hatta ne Hep-B aşısının vurulduğundan ne de bu diğer iğnenin yapıldığından haberdar dahi edilmeyen anne-babalar var.

      K vitamini kanı koyulaşturmak ve hemorajı önlemek için yapılıyor evet, fakat dikkatten kaçan pekçok nokta var bu uygulamada.

      1. Hemen her bebeğin doğumdan sonraki ilk 7 gün boyunca kanı son derece incedir, 8. günde kan koyuluğu (yetişkinlere göre!) normale döner. Ancak bu maalesef tıp camiasınca tüm bebeklerde “K vitamini eksikliği” olarak düşünülmekte. Acaba doğumda bebeğin kanının ince olmasının altında ne gibi bir neden yatar ve doğa bunu niye öngörmüş, bu ne işe yarar diye düşünülmez. Bunu daha sonra açıklayacağım.

      2. Doğumdan hemen sonra bebeklere uygulanan bu tip acı verici işlemlerin bebeklerin duyusal sistemlerinde ve bunu müteakip psikolojilerinde yarattığı travma hiç gözönüne alınmaz. Bebeklere yaşatılan bu fiziksel acı içeren travmaların kısa ve uzun dönemde yarattığı olumsuz etkileri incelemiş önemli araştırma ve makaleler var, ancak hekimlerimiz bunlardan ne kadar haberdar bilemiyorum.

      3. Yapılan iğnedeki K vitamini oranı yenidoğanın kanındaki oranın 20,000 katıdır. Bu dozu tutup yetişkin insan kanındaki düzeye göre ayarlıyorlar. Yani yenidoğanların kanındaki K-vit oranı yetişkinlerin düzeyinde değil diye bunu “anormal” bir durum olarak kabul ediyorlar.

      1985 yılında beri tıp dünyası ‘oral K vitamini’nin bebekteki K-vit seviyesini 300 ila 4,000 kat arttırdığını, iğne şeklindekinin ise bebeğin kanını bir yetişkinin kanından 9,000 kat daha fazla koyulaştırdığını biliyor. Tanrının hatalı dizaynı sonucu bu bebeklerde K-vit eksikliği tespit etmiş hekimler kanı pıhtılaşmaz, hemoraja götürür diye düşünüp müdahale etme zorunluluğu hissediyorlar.

      4. İğnelerde kullanılan birtakım koruyucular, bebeğe zarar vereceği tıbben kabul görmüş toksinlerden oluşuyor.

      5. Bu tip büyük dozda K vitamini ayrıca ‘yenidoğan sarılığı’na yol açan faktörlerden. Bir tarafı düzeltelim derken bir başka yeri bozmak modern tıbbın birtürlü kurtulamadığı çıkmazı maalesef…

      6. Anne sütünden önce gelen kolostrumda K vitamini bulunuyor, bebeklerin doğar doğmaz meme almasının önemini vurgulamaları gerek kadın doğumcu ve ebelerin.

      7. Normalde K vitaminini yediğimiz gıdalardan alıyoruz, sindirim sisteminden emilimi gerçekleşiyor. Ancak iğne biliyorsunuz kas arasına enjekte ediliyor ki bu da vücudun almaya alışık olmadığı bir yol vitamini. Bu noktada, K vitamini gerektiren durumlarda anne-babaların ‘oral vitamin’i tercih etmeleri çok daha yerinde olacaktır.

      8. Enjeksiyon ayrıca hastane gibi tehlikeli mikroplar açısından oldukça zengin bir ortamda enfeksiyon riskini de beraberinde getiriyor yenidoğan için.

      Yenidoğanlarda hemoraj riskini arttıran nedenlere bakalım:

      – Prematüre doğum
      – Düşük doğum ağırlığı
      – Doğumda forseps veya vakum kullanımı
      – Annenin gebelik esnasında antibiyotik, antikoagülan, antikonvülsan ve diğer bazı ilaçları kullanımı
      – Karaciğer rahatsızlığı
      – Özellikle doğumun itme safhasında bebeğin aşırı hızlı dışarı çıkması veya bu sürecin aşırı uzun sürmesi
      – Sezaryenle doğum

      Doğumda epidural anestezi, damardan verilen narkotikler, ‘internal fetal monitoring’ denilen bebeğin başına elektrod takılarak takip, suni sancı veya forseps/vakum gibi yöntemler uygulanmadığı ve göbek kordonu ERKEN KLEMPLENMEDİĞİ sürece bebekte hemoraj riski oldukça azdır.

      Gelelim yenidoğanlarda kanın neden bu denli ince olduğuna…

      Yanıt: Kökhücreler!

      Doğanın yenidoğan için öngördüğü ilk kökhücre transfüzyonu kordon kanı vasıtasıyla gerçekleşiyor.

      Düne kadar tıbbi atık olarak görülen kordon kanı bugün artık dünya para verilerek özel kökhücre bankalarında saklanıyor ve ileride ortaya çıkabilecek kanser vb hastalıkların tedavisinde çocuk veya yetişkin için kullanılıyor. Ancak önemli olan nokta şu: kordondaki bu kan bankaya konmak için öngörülmemiş, yenidoğanın bu kanı ve ihtiva ettiği kükhücreleri almaya ihtiyacı var ve doğum sonrasında erkenden klemplenen göbek bağı yüzünden bebekler bu haktan ve mucize şifadan mahrum bırakılıyorlar!

      Kordondaki bu kökhücreler vücudun her yerine ulaşabiliyor-kan-beyin bariyerini bile geçiyor- ve her şeyi yapmaya muktedir, çünkü tıptaki adıyla ‘pluripotent’ler. Bu özellikleri sayesinde vücutta hertürlü hücreyi onarma kabiliyetleri var. Ancak tabii bebek bu kökhücrelere sahipse mümkün bu, bankada saklanan kordon kanının bebeğe hiçbir faydası yok.

      Doğal doğumla dünyaya gelen bebeklerin yüzde otuzunda, 10 santimlik bir aralıktan sıkışarak geçtikleri için ‘intrakraniyal hemoraj’ ve diğer sorunların oluştuğu biliniyor. Bu sorunların tamiri için ise en iyi yol kordon kanındaki kökhücrelerin sorunlu bölgeye anında intikal edip gerekli temizliği yapması. Bunu yapabilecek başka hiçbir şey yok, zira kolostrum ve süt henüz gelmemiş.

      Şimdi işin can alıcı kısmı… Bu kökhücrelerin vücudun herhangi bir yerine hızla intikali için içinden kolaylıkla geçip manevra yapabileceği, İNCE kana ihtiyaç var. Oysa siz yüklediğiniz K vitaminiyle güzelim akışkan kanı balçığa döndürdünüz, bu iyice koyulaşmış kanda kökhücrelerin görev yapması, gereken yere ulaşması çok zor artık.

      Umuyorum tıp camiası birgün bu bankalarda saklanan kökhücrelerin, ki yararları yadsınamaz, esas olarak yenidoğanın hemen doğum sonrasında alması gerektiğini, erkenden klempledikleri kordonlarla bebekleri bu haktan mahrum bıraktıklarını [kordonda nabız bitene, kuruyup sertleşene dek kesilmemelidir!] ve doğal olarak önlenip giderilebilecek pekçok tıbbi sorunun da kapısını araladıklarını idrak ederler.

      Ancak tüm bunlar halka anlatılsa kadındoğumcuların işsiz kalacağını da düşünürsek ben bundan fazla ümitli değilim açıkçası 🙂

      Size bebeğinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam diliyorum.

  45. ayla
    Haz 21, 2014

    Blogunuzu tesadufen kesfettim ve tebrik ederim.Ben Bulgaristan gibi fakir bi ulkede oturmaktayim.maalesef burda yeni biseyler ogrenme,arastirma ve irdeleme firsati pek.sunulmuyo insana.6 aylik bi kizim var ve suana dek icimde buyuk bi huzursuzlukla tum asilarini.yaptirdim.Ama icgudum bundan sonrakilerini yaptirmamam gerektigini soyluyo.belki dogru belki yanlis… Merak ettigim yan etkilerinin bahsesildigi asilarin 6. aya kadar yapilmis olup gerisinin.yapilmamasi bu riskleri nekadar azaltir sizce?Yani cok gec kalmadim mi acaba biseyleri onlemek icin tesekkurler

    • Asena Devlet
      Ağu 10, 2014

      Ayla hanım, içinizi rahat tutun, küçücük yavrunuzun vücuduna bu yoğun saldırıyı kestiğiniz andan itibaren vücuda toparlanma ve kendini yenileme imkanı tanımış olacaksınız.

      Bu evrede emzirip emzirmediğiniz büyük önem taşıyor. Mümkünse ağırlıklı olarak anne sütü alsın, formül mama veya hazır gıdadan mutlak surette uzak tutun, 2 senenin de üzerinde, talep ettiği müddetçe emzirmeye çalışın lütfen.

      Organik ve kimyasalsız yaşama acilen geçiş yapmakta fayda var. Mutfağınızı ve evinizi bu anlamda “yeşil” kılmakla başlayabilirsiniz işe. Hatırlanması gereken nokta, bugün artık bağışıklık sisteminin %80’inin bağırsak/sindirim sisteminde yattığı biliniyor. Bu yüzden, yediği içtiği her şeyin doğal ve temiz olması öne çıkıyor.

      Bol temiz hava, bol güneş, düzenli ve bol uyku ile tahmininizin ötesinde bağışıklık sistemine katkıda bulunacağınıza emin olun.

      Aşıların etkileri kısa veya uzun vadede (yıllar sonra) ortaya çıkabiliyor, o yüzden görünürde bir rahatsızlık olmasa da tedbiri elden bırakmamakta ve farmasötik ilaçların hertürlüsünden mümkün mertebe uzak kalarak vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesine destek olmakta fayda var.

      Umuyorum sizin ve çocuğunuzun hakkında hayırlısı olur.

      Sevgiyle,

      a.

  46. Miray
    Haz 24, 2014

    Bu sorunun cevabını ben de çok merak ediyorum. Çünkü biz de 4. ay aşıları dahil yaptırdık, ondan sonra bıraktık. Bir hafta önce oğluma tip 1 diyabet teşhisi kondu. Aşıların diyabete sebep olup olmadığı hakkında bilginiz varsa, paylaşabilirseniz çok memnun olurum. Sevgiler.

    • Asena Devlet
      Ağu 10, 2014

      Miray hanım, çok geçmiş olsun, gerçekten idaresi zor bir hastalık. Umarım ilaçtan ziyade diyetindeki değişikliklerle sonuç alabiliyorsunuzdur.

      Resmi olarak tıp dünyası aşılarla Tip 1 diyabet arasında bir bağlantı olduğunu kabul etmiyor. Ancak takvimin giderek kalabalıklaştığı son 40 küsür yılda, çocuklarda görülen bu diyabetteki muazzam artışı da açıklayamıyorlar.

      Tıbben birtakım viral enfeksiyonların tip 1 diyabetle bağlantısı kesin olarak konmuş aslında. Bunların başında kızamıkçık ve kabakulak geliyor. Bu virüsler hastalık semptomları ortadan kalktıktan sonra da uzun yıllar vücutta kalabiliyor ve özellikle de pankreas hücrelerini tutuyorlar. Tip-1 diyabetin de oto-immün hastalık kategorisinde olduğunu düşünürsek, vücutta kalmaya ve pankreas hücrelerini tutmaya devam eden virüslere kişinin bağışıklık sisteminin saldırmaya devam ettiğini düşünebiliriz. İster aşı olsun isterse doğal virüsle enfeksiyon, tip 1 diyabet, enfeksiyondan 1 ila 4 yıl sonra kendini belli edebiliyor.

      KKK aşısındaki kızamıkçık ve kabakulak virüslerinin “zayıflatılmış” canlı virüsler olduğunu düşünürsek, ve hatta bu tip canlı virüs aşılarından bazen kişilerin önlenmeye çalışılan hastalığı kaptığını(!) da gözönüne alırsak, aşı virüslerinin de tıpkı doğal hastalık virüsü gibi aynı mekanizmayla bu tip hastalıklara yol açabileceği ihtimalini yok sayamayız. Üstelik aşıların birtakım başka otoimmün hastalıklarla ilişkisi kabul edilmekteyken, bu ihtimal bana sorarsanız hayli güçlü.

      Her ne kadar tıp otoriteleri tip 1 diyabet – aşı ilişkisi yoktur dese de, farklı düşünen araştırmacı hekimler var. Classen bunlardan biri… Yaptığı çalışmalarda DTaB aşısındaki pertussis, yani boğmaca kompanentinin ve Hep-B aşılamasının tip-1 diyabetle son derece önemli oranda korelasyonunu göstermiş durumda. Aynı şekilde Hib ve KPA aşıları için de ilişki vardır diyor.

      Araştırmalarım sırasında edindiğim kitaplardan biri de Marcus Heinze’nin “Vacceptable Injuries” kitabı. Kendisi de Hep-B aşılaması sonrası kızına konulan tip 1 diyabet teşhisinden sonra konuyu araştırmaya başlıyor ve aşılarla kesinlikle bağlantısı olduğu sonucuna varıyor. İngilizce kitap, ancak mutlaka edinmenizi tavsiye ederim. Şu linkte de, metnin sonlarına doğru, kızı için uyguladıkları tedavi yöntemlerini özetlemiş.

      http://vactruth.com/2013/07/22/vaccines-depression-type-1-diabetes/

      Tekrar geçmiş olsun…

      a.

      • Miray Mutlu Orhun
        Ağu 20, 2014

        Asena Hanım, çok teşekkürler açıklamanız için. Diyetimizi düzenleyen bir tedavi deniyoruz. Umarım zamanla insülin ihtiyacımız azalacak.
        Marcus Heinze’nin belirttiğiniz makalesini okumuştum. Bizim tedavimiz de onun anlattığına benzer bir diyetten oluşuyor.
        Tekrar teşekkürler.

  47. vatandaş
    Haz 26, 2014

    bir insanın ömrü boyunca vücuduna giren kanserojen maddenin yanında aşının verdiği zarar ne ki? bebeğiniz hastaneden eve giderken ciğerlerine çektiği havada bile onlarca kanserojen madde varken aşıyı bu denli küçük düşürmemeli. evet yan etkileri var. ama kullandığınız antibiyotikten tut ki asprine kadar her şeyin var maalesef ki. vücuduna verilen o zayıflatılmış veya ölü virüsler onun bağışıklık sisteminin tüm bunları tanıması ve zamanı geldiğinde hazırlıksız yakalanmaması için.bir de topuk kanı ile ilgili yorum var. topuk kanından fenilketonüri ve tiroit fonksiyonları bakılır. lütfen en azından onu yaptırın. bebeğinizde eğer tiroit eksikliği var ise bunu anlamanın en hızlı yolu budur. ve tespit edilmediği her gün onun zekasından çalar.

    • Asena Devlet
      Ağu 11, 2014

      Yetişkin insanın sindirim, sinir ve bağışıklık sistemiyle anne karnındaki fetüsün ve/veya yenidoğanın/bebeğin henüz olgunlaşmamış sistemlerini bir tutmanız hayret verici.

      Beyin gelişimi 2 seneye kadar exponental hızda devam eden, kan-beyin-bariyeri hala tam kapanmamış (ki biliyorsunuz bu bariyer beynin tamamını da kaplamıyor), karaciğeri, böbreği, barsakları henüz tam kapasite çalışmayan bir fetüsün veya bebeğin maruz kalacağı toksinleri bir yetişkin gibi detokslayabileceğini varsayıyorsunuz ve korkarım feci bir şekilde yanılıyorsunuz.

      Ayrıca, aynı dozdaki bir toksinin 5 kiloluk bir bebekte göstereceği etki, 70 kiloluk bir yetişkinden kat be kat fazla olacaktır, değil ki fetüs veya bir yenidoğandan bahsediyoruz burada! Toksisite etkisi değerlendirilirken vücut ağırlığı ve sistemlerin işlevselliği hesaba katılır biliyorsunuz.

      Bir diğer atladığınız nokta, toksinlerin vücuda alınış yolunun, yaratılacak etkide/hasarda belirleyici faktör olması. Solunum yoluyla ne tip kanserojen maddeler(!) soluyor bebekler belirtmenizi isterdim açıkçası, ancak biliyorsunuz cildimiz, solunum kanalları, bademcikler, sindirim sistemimiz bunların her biri dışarıdan alınacak mikrop ve patojenlere karşı vücudun ilk ve en önemli savunma hattı. Oysa siz aşıyla çeşitli mikrop, patojen, kimyasal ve toksinleri kas içine zerk ederek bunların vücudun tüm savunma sistemlerini aşıp doğrudan kana geçmesini sağlıyorsunuz. Vücudumuzun doğasına tamamen aykırı bir işlemdir bu. Aynı şekilde, yediğimiz içtiğimiz ürünlerden vücuda alınan toksinler, şayet sindirim sistemimiz düzgün çalışıyorsa (örneğin bebeklikten itibaren vurulan aşılarla tahrip edilmemiş, geçirgenleşmemişse), bunlar %80’lere varan oranlarda, kana geçmesine müsaade edilmeden vücuttan kendiliğinden arındırılacaktır, aksi halde hiçbirimizn hayatta kalması mümkün olmazdı. Kana enjekte edilen toksinler için ise sözkonusu değildir bu ve en basit örnekle, aşılardaki özellikle ağır metal ve diğer metaller (beraber alındıklarında oluşturdukları sinerjik toksik etkiyi bir tarafa bırakacak olursak) özellikle yağlı dokularda, en çok da beyin ve böbrekte birikme(!) özelliğine sahiptir. Çocukların zekasından sadece tiroid bozukluğu çalmıyor görüyorsunuz ki, sizin bu önemsemediğiniz, ancak takvim ve prospektüsü açıp da verili toksik madde miktarlarını altalta koyup topladığınızda, çocuklar için belirlenmiş akut zehirlenme eşiğinin yüzlerce kat üzerinde çıkacak olan kimyasallar, toksinler de çalıyor. Hatta bazen geri dönüşü olmayan beyin hasarı oluşturacak şekilde.

      İnsan vücudunda ne bir işlevi ne de yeri olan, ancak aşılarla rutin olarak bebeklere verilen alüminyumla ilgili hesaplamaları ve bunların kanıtlanmış etkilerini okuduktan ve alüminyum dışında daha nice metal ve kimyasalın kullanıldığını da araştırdıktan sonra sonra eminim fikriniz değişecektir:

      http://lilliputian.me/2013/12/asilardaki-aluminyum-seviyesi/

      Genel aşı içerik listesi ise şöyle bakın:

      İnsan diploid hücreleri (düşürülmüş insan cenini dokusu)
      Alüminyum hidroksit
      Alüminyum fosfat
      Amonyum fosfat
      Amonyum sülfat
      Amfoterisin B
      Domuz kanı
      At kanı
      Tavşan beyni
      Köpek böbreği
      Maymun böbreği
      Civciv embriyosu
      Tavuk yumurtası
      Ördek yumurtası
      Buzağı kan serumu
      Formaldehid
      Formalin
      Jelatin
      Gliserol
      Hidrolize jelatin
      Cıva (thimerosal)
      Monosodyum Glutamat (MSG),
      Neomycin (antibiyotik)
      Neomysin sülfat
      Fenol kırmızı indikatörü
      Fenoksietanol (antifriz)
      Potasyum difosfat
      Potasyum monofosfat
      Polymyxin B
      Polisorbat 20 
      Polisorbat 80 
      Kaseinin domuz pankreası hidrolisatı
      Rezidüel MRC5 proteinleri
      Sorbitol
      Tributilfosfat 
      VERO hücreleri
      Yıkanmış koyun kanı

      Kaynak: http://www.cdc.gov/vaccines/pubs/pinkbook/downloads/appendices/b/excipient-table-2.pdf

      Dilerseniz bu noktada aşı takvimini açıp, ne kadar sürede toplam kaç dozda bu maddelerin, bebeğinizin anne karnında sizden almış olduğu diğer 200 kimyasalın üstüne eklenerek verilmiş olduğuna bakabilirsiniz.

      Antibiyotik ve asprinden bahsetmişsiniz, ancak bakın, bunlar ortada bir hastalık varsa tedavi amacıyla verilir. Aşı gibi, hiçbir garantisi olmadığı halde(!) çocuğunuzun ileride geçirmesi muhtemel(!) bir hastalığa karşı, ortada hiçbir tetkik, fiziksel muayene olmadan, gözükapalı bir şekilde, doğardoğmaz HER(!) bebeğe verilmez. Aşıların da profilaktik bir ilaç(!) olduğunu, ölüm de dahil olmak üzere kanıtlanmış pekçok yan etkisi olduğunu unutmamalıyız. Ve biliyorsunuz tıpta hastalık değil, hasta vardır. Aynı tip ve doz ilaç iki insanda aynı etkiyi yapmayacak, herkeste etkisi farklı olacaktır. Madem tıbbın bu altın kuralını biliyoruz, şimdi standart aşı uygulamasıyla doğum kilosu, haftası, genetiği, o anki sağlık durumu nedir hiç bakılmadan, her bebeği aynı gömleğe sokmaya çalışan bu uygulamanın tıpla ve bilimsellikle ne kadar bağdaştığını sizin takdirinize bırakıyorum.

      Vücuda verilen bu ölü veya zayıflatılmış virüs ve bakterilerin neden birkaç doz halinde halinde vurulduğunu ve neden illa hayatın ilk 2 senesine toplandığını lütfen hekiminize sorun, vereceği yanıtı çok merak ediyorum. Zira, 1 yaş altında vurulan aşıların, şayet çocuk emiyor ve maternal antikor ve diğer bağışıklık elemanlarını alıyorsa hiçbir etkisinin olmadığı biliniyor??

      Bir de, madem bebek bunca “kanserojen” maddeyi rahatlıkla tolere edebilecek kadar güçlü, bağışıklık sistemi kuvvetli, neden daha da güçlü olmasını beklediğimiz çocukluk döneminde karşılacağı basit çocukluk çağı hastalıklarının virüs ve bakterilerini tanıtma, prova yaptırma gereği duyuyoruz? Burada bir çelişki yok mu?

      İşin gerçeği, tıbbın henüz yenidoğanın bağışıklık sisteminin işleyişi hakkında hemen hiç bir şey bilmediği, ki bunu bizzat aşı geliştiren firmaların vaksinologları itiraf ediyor aralarında yaptıkları toplantılarda. Antienflamatuvar yapıdaki annesütünün hikmetini çözebilmiş değiller. Bebeğin doğardoğmaz karşılaştığı yüzlerce patojene karşı yenilmemesini sağlayan, bunları bebeğe özel şekilde bünyesine tanıtan işte bu antienflamatuvar annesütü. Ancak siz ne yapıyorsunuz? Aşılarla illa vücutta bir enflamatuvar etki yaratmaya, yani antikor üretmeye çalışıyorsunuz. 1 tane vuruyorsunuz bebek bu tepkiyi vermiyor, o yüzden bir daha bir daha vuruyorsunuz ki artık bebeğin vücudu alarma geçip modern tıbbımızca beklenen, ancak doğanın öngörmediği enflamatuvar tepkiyi versin, antikor üretsin.

      Çocuklarda görülmeye başlanan otoimmün hastalıkların, kanserlerin, gelişimsel ve zihinsel bozuklukların neden dünyanın her yerinde aynı şekilde artışa geçtiğini araştırmanız dileğiyle sevgili vatandaş.

    • Asena Devlet
      Ağu 11, 2014
  48. ERDOĞAN BAYRAM
    Ağu 14, 2014

    merhaba sizi ilgi ile takip ediyorum ..rica etsem facebook adresiniz varsa cep üzerinden sizi takibi sağlayarak güncel bilgi almam ..tşk.ler

    • Asena Devlet
      Ağu 16, 2014

      Erdoğan Bey Merhabalar,

      Facebook’ta aşılarla ilgili güncel gelişmeleri paylaştığım sayfayı takip etmek isteyebilirsiniz belki? Yardımcı olabileceğim bir konu olursa oradan özel mesajla da iletişim kurabiliriz.

      Çocuğunuzun sağlığına gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler.

      https://www.facebook.com/AsiGuncesi?fref=ts

  49. halil
    Ağu 26, 2014

    Öncelikle sizi verdiğiniz bu isabetli karardan dolayı tebrik ederim.Keşke bende sizin kadar bilinçli yaklaşabilseydim.
    Son iki gündür Amerika medyası Centers for Disease Control and Prevention (CDC) (Hatalıklarla mücadele ve önleme merkezinin) 2003 yılından beri halktan gizlediği Kabakulak-kızamık-kızamıkçık aşısının çocuklarda otizme sebep olma riskinin %300 oranında arttırdığı gerçeği ile çalkalanıyor.
    Bu aşıyı yaptıracak anne ve babalar lütfen yaptırmadan bir kez daha düşünün

    Kaynak:http://www.cbs46.com/story/26316561/focus-autism-releases-findings-on-2003-cdc-autism-study-higher-autism-rate-among-african-american-boys-receiving-mmr-shot-earlier-than-36-months#.U_noAOE5EeE.twitter

    • Asena Devlet
      Ağu 28, 2014

      Evet Halil Bey,

      Gündeme bomba gibi düştü CDC itirafçısının sağladığı bilgiler. KKK aşısının ilk dozunu 36. aydan önce almış siyahi erkek bebeklerde otizm riski %336 artıyor. İşin enn vahim tarafı CDC’nin rutin olarak gerek thimerosal’ın gerekse takvimdeki diğer aşıların bu türden risklerini bilerek örtbas etmesi, halktan gizlemesi ve bunu yapan “bilimadamı” ve “hekim”leri ödüllendirmesi.

      Yıllardır aşılarla otizmin bağlantısı olmadığını kanıtlıyor diye öne sürdükleri çalışmaların çoğu aynı kişilerce yapılmış, tam manasıyla kusurlu çalışmalar.

      Bununla ilgili gelişmeleri geniş geniş ele almayı düşünüyorum, önce 2014 başında ortaya çıkmış bir başka aşı skandalıyla ilgili hazırladığım yazıyı burada da paylaşayım.

      http://lilliputian.me/2014/08/cdcnin-cokusu-sucustu-1-asilardaki-civa-ve-otizm-bagintisini-ortaya-koyan-veriler-nasil-saklandi/

  50. hasan
    Ara 1, 2014

    https://asihakkinda.com/kumar-siteleri

    Sanrıım siteniz hacklenmiş yukarıdaki gibi başka sayfalarda olabilir bilginize.

    • Asena Devlet
      Ara 15, 2014

      Teşekkürler ilettiğiniz için.

  51. demir demir
    Haz 24, 2016

    aşılatmamak için ne yapıyorsunuz, bizim ebe sürekli arıyor, gittim doktora vurdurmayacağım,getirin ne kağıt kalem sorumuluk bende imzalayım dedim. bana aile hekimliği hizmetinden faydalanmak istemediğinize dair dilekçe yazın diyor, benimle uğraşmak istemiyormuş:)
    ben de olur mu ben aile hekimliği hizmeti almak istiyorum aşı istemiyorum dedim. yok öyle diyo..
    eh vurdurduk..
    şimdi yine aşı vakti geldi. vurdurmak istemiyorum..
    ne yapmak gerekir. Anayasa Mahkemesinin son kararı da göz önünde bulundurduğumuzda ne yapalım?
    telefonları açmamak ve sağlık ocağına uğramamak çözüm olabilir mi:)
    bana lütfen e-mail adresimden yazarsanız sevinirm. bloğu takip edemeyebilir verdiğiniz cevabı atlayabilirim. email yazarsanız sevinirim.
    selamlar

    • Asena Devlet
      Haz 26, 2016

      Demir Bey, bu konuda karar ve hükümler açık, savcı Hüseyin Bey’in yorumlarından aktarıyorum.

      Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 81 İl Müdürlüğü’ne gönderilen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından hazırlanan Hukuki Görüş ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin “anne-babaların rızası olmaksızın, çocuklara zorla aşı yapılamayacağı ve topuk kanı alınamayacağına” ilişkin karar örnekleri, bu yazı ekinde bugün elime ulaştı. Bu yazı ve eklerine rağmen, gerek İl Sağlık Müdürlükleri gerekse bu müdürlük tarafından kendilerine bildirimde bulunulan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri görevlileri tarafından çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen aileler için sağlık tedbiri talebinde bulunularak bu ailelerin mağduriyetine neden olunması görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur. Bu yazıya ve Anayasa Mahkemesi’nin 11/11/2015 tarihinde verilen ve 24/12/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ihlal kararına rağmen çocuklarına aşı yaptırmamış olması nedeni ile haklarında aile mahkemelerinden keyfi olarak sağlık tedbiri talebinde bulunulan ve bu şekilde mağdur edilen aileler tarafından ilgililer hakkında, bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayette bulunulabilir. Tüm grup üyelerimize saygı ve sevgi ile duyurulur.

      2. Açıklama

      Grup üyelerimiz tarafından bu aralar yoğun bir şekilde sağlık ocakları veya aile sağlığı merkezleri tarafından taciz edildikleri, aşı yaptırmaları için tehdit edildikleri şikayetleri gelmektedir.

      Grubumuzun dosyaları arasında “aşı ile hukuki mücadelede usul ve aşı ile ilgili her türlü hukuki soru ve cevaplar” bölümlerinde daha önce ifade ettiğimiz gibi hiçbir yasal düzenleme ile zorunlu hale getirilmemiş olan aşıların yaptırılması için ailelere baskı yapılması doğru değildir. Hiçbir aile istemediği halde yasal olarak zorunlu olmayan ve tıbbi olarak da yaygın ve salgın bir hastalık olmadıkça gerek bulunmayan aşıları yaptırmak zorunda değildir.
      Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun, Anayasa Mahkemesi’nin “aşçıların zorunlu olduğuna ilişkin hiçbir yasal düzenleme olmamasına rağmen ailelerin aşıya zorlanmaları, vücut dokunulmazlığının ihlali olur” kararından sonra tüm il sağlık müdürlüklerine yazmış olduğu ve daha önce grubumuzda paylaştığımız yazı gereğince, aşı yaptırmamış olması nedeni ile hiçbir aile hakkında aile mahkemelerinden sağlık tedbiri talebinde bulunulmuyor. Böyle bir talepte bulunulsa dahi yerel mahkemeler ve yargıtay tarafından Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararından sonra sağlık tedbiri kararları verilmiyor, tüm talepler reddediliyor.
      Bu nedenle aile sağlığı merkezi çalışanları tarafından, çocuklarına aşı yaptırmak istemeyen aileler, “kendileri hakkında dava açılacağı tehdidi ile tehtit edilmemeli, ikna çalışmaları sonuçsuz kalması halinde “Çocuğunuza polis zoru ile aşı yapılacak, çocuğunuz elinizden alınacak, çocuğunuzun ileride hastalanması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tedavi ve ilaç masrafları karşılanmayacak gibi” akla hayale gelmeyecek tehditlerle aileler baskı altına alınmamalıdır. bütün grup üyelerimiz bu tehditlere ve baskılara kesinlikle boyun eymemelidir.

      Yine bazı aile sağlığı merkezilerinde çalışan aile hekimleri tarafından, aşı yaptırmak istemeyen ailelerin kaydını başka bir aile sağlığı merkezine almaları talep edilmektedir. Bu tamamen “yasal mevzuata aykırı, meslek etiği ve herkesin sağlık güvencesinden eşit bir şekilde yararlanması” ilkelerine ters bir durumdur. Ayrıca adli ve idari soruşturmayı gerektirir, bu şekilde bir muameleye tabi tutulan aileler, toplum sağlığı merkezine, bulundukları yer Cumhuriyet Savcılığına ve başbakanlık şikayet merkezi Bimere şikayette bulunabilirler. Ordu Cumhuriyet Savcısı Hüseyin AYYAYLA

      Bahsi edilen grup şudur, katılın ve hertürlü hukuki ve tıbbi sorunuzu yöneltin:

      https://www.facebook.com/groups/980066165384056/

      Bunu email olarak da adresinize gönderiyorum.

      İyi günler dilerim,

      a.

  52. vrl
    Eyl 26, 2016

    Merhaba, 2,5 aylık bir oğlumuz var biz konuyla ilgili bilgi sahibi olamadan hepatit b aşısı rutin doğduğunda hastanede ve 1.ayda doktoru tarafından yapıldı diğer aşılarını yaptırmadık henüz ancak doktoru ve çevremizden çok baskı geliyor bu riski alabilirmisiniz diyorlar alanımız değil ancak internetten okuduklarımızla bilgi edinmeye çalışıyoruz bu kadar yarım yamalak bilgi ile de bu kararı vermemiz çok zor
    kendim kronik bağırsak sorunları olan 15 yıl modern tıptan ne teşhis ne tedavi alamamış ancak merhum ahmet aydın hoca ile görüşüp teşhis koyabilmiş ve bu doğrultuda 2 yıldır diyet vs alternatif yöntemler ile ilerleme kaydedebilmiş biriyim bu konularda genetiğin etkili olduğunu biliyorum bu problemler babam da var bende de var oğlumda da olur diye çok tedirginim aşı konusu da bu kaygımı daha da artırıyor
    size sormak istediğim aşı yaptırmamayı destekleyen bir çocuk doktoru var mı istanbulda yada ne yapmalıyız kiminle görüşmeliyiz dediğim gibi kafamız karışık önerileriniz olursa çok seviniriz
    teşekkürler

    • Asena Devlet
      Eyl 26, 2016

      Merhabalar,

      Öncelikle, hepatit B enfeksiyonu şayet sizler kronik HBV taşıyıcısı değilseniz çocuğunuz için risk teşkil etmiyor, AIDS nasıl bulaşıyorsa Hep-B’nin bulaş yolu da aynı. Buna rağmen doğumda bu aşıyı bebeğinize öneren doktorunuzdan neden gerekli bilgilendirmeyi alamadığınızı sorgulayınız derim ben.

      Her aşısı olan hastalığıa karşı aşılatmanız gerekmiyor bebeğinizi. Gayet güzel düşünüyorsunuz, bireysel risk faktörlerinin etksini keisnlikle hesaba katmanız lazım, tek tek her aşısı olan hastalık için. Verem, nasıl bulaşır, kime bulaşır anlatsın hekiminiz… Bakın, bebeğiniz için herhangi bir risk var mi aile koşullarınızda… Basit su çiçeği, bırakın geçirsin, kızamıkçık, kabakulak, keza… Bunlar çocuğun bağışıklık sistemini bir ömür boyu düzgün çalışmak üzere programlayacak FAYDALI enfeksyionlardır. Talim ve terbiye eder bünyeyi bu “hastalıklar”… Sorun doktorunuza, nedir bunların tıbbi tedavisi diye… Size bunların tıbbi herhangi bir müdahaleye gerek bile olmadan, evde istirahatle kendiliğinden geçecek enfeksiyonlar olduğunu söyleyecektir.

      Bu hastalıkları çocukken geçirmenin ileride çeşitli tipte kanserlere karşı koruyucu olduğu biliniyor, yeni bir bilgi de değil bu üstelik.

      Ailede kronik sağlık sorunu varsa, aynen kuşkulandığınız gibi, ailenin aşı konusunda ÇOK daha temkinli gitmesi gerekiyor maalesef…

      Bağışıklık sisteminin %80’inin bağırsaklarda yattığı da bilinirken hele bugün…

      Dezavantajlı doğan çocukjlar aşı hasarına da daha yakın, bu da biliniyor…

      Biliyorsunuz, aşı konusunda sağduyulu ve bağımsız davranmaya kalkacak doktorların diplomaları tehlikeye giriyor bugün tüm dünyada olduğu gibi TR’de de.. O yüzden buradan açıkça isim yazmalayalım…

      Ancak varlar, bunu bilin ve Facebook’taki aşı gruplarından mutlaka soruşturun, ulaşacaksınız gerekli bilgiye…

      Sağlıklı günler dilerim,

      a.

  53. İpek
    Oca 18, 2017

    4. Ay aşılarından sonra aşıları yaptırmadım ben de. Oğlum 10 aylık şuanda. gülen öutlıluk dağıtan bebeğim 4. Ay aşısından sonra 2 hafta kdr acal aval bakınca inanılmaz korkular yaşayıp araştırıp vazgeçtim aşılardan. Şuan çok iyi çok şükür ve bol bol anne sütüyle besleniyor. Eşim ve ailelerse biraz baskı yapmaya başladı doktordan iyi mi bileceksin aşıları yaptırsak mı acaba diyorlar. Ankarada aşı karşıtı veya en azından bize karşı ılımlı olacak doktor öneriniz var mı acaba? Benim de içimde korkular oluşmaya başlamıştı bu gece bir daha araştırma yapayım dedim ve doğru karar verdiğimi anladım sayenizde. Ankarada aşı yaptırmayan aileler topluluğu falan yok mu hiç yardımlaşsak konuşssak tabi öncelik doktoru bulmak 🙁 inanın çocuk doktoruna dahi gidemez olduk hepsi aşı istemediğimizi söylediğimde aşağılamaya başlıyor resmen gericilikle Çok teşekkürler değerli bilgilerinizi paylaştığınız için

    • Asena Devlet
      Oca 21, 2017

      Merhabalar,

      Bu konuda ailelerimiz maalesef hızla bilinçlenmek zorunda kaldılar Türkiye’de. Bu sonuçların olmaması için uyarmaya çalışmamıza rağmen bu tür gereksiz, ahlaksız ve hukuksuz baskılar nedeniyle aşıya koşarken çocuklarını bazen kalıcı şekilde sakatlayan ve hatta ölümüne neden olan çok aile oldu. Facebook gruplarını takip edin, onbinlerce kişilik “alerjik çocuklar”, otizm dayanışma grupları vs adları altında harap edilmiş çocukların ailelerinin oluşturduğu platformlar var.

      Bunlar ne yazık ki aşıları kendilerine güvence olarak önerip, uygulayıp, çocuğun mahvına sebep olan doktorlarınca daha sonra ortaya çıkan sağlık sorunlarından yüzüstü yolda bırakılmış ailelerin kendi el yordamlarıyla, bilgi paylaşımı yaparak oluşturduğu gruplar.

      Bunları seneler evvel öngörmüş ve olacakları adım adım yazmış, bu yola hiç girilmemesi için yapılması gerekenleri ifade etmiştik fakat beyaz önlük korkusu baskın çıkıyor ailelerde maalesef.

      Bana göre aşı konusunda sağlık personelinin göstermekte olduğu tutum tam manasıyla suç teşkil etmektedir ve hesabı sorulmadığı için de kayıtsızca devam etmektedir.

      Burada ailelerin de payı ve suçu var. Kendi sağlık sorumluluklarını ve çocuklarının haklarını “otorite”ye karşı savunup koruyamıyorlar ve hiçbir bilgi verilmediği halde kendilerine aşılarla ilgili, birileri yapılacak dediği için gözü kapalı çocuklarını kurban ediyorlar.

      Yapılacak şey bu noktada çok açık…

      Tüm dünyada olan şey sizler için de geçerli.

      Alternatif tıbba yöneleceksiniz çocuğunuzu gerçekten tedavi ettirebilmek, aşıların yarattığı sistemik tahribatı giderebilmek ve bundan sonra sağlıklı yaşamasını sağlayabilmek istiyorsanız.

      Homeopati, fitoterapi, doğal tıp alanlarını araştırın. Ankara’da bu tıp alalarını uygulayanlar da var. Öğrenin.

      İlle aşı istiyorsanız bunun homeopatik çeşidini tercih edin!

      Korkularla yaşamayı bırakın. İlk başta doktor/eş/çevre korkusuna teslim olduğunuz için çocuğunuzun başının yanmış olduğunu unutmayın. Çocuğunuzu SİZ koruyacaksınız, başka kimsenin sorumluluğu yok bunda. Çocuk sizin. Kendinize güvenin. Araştırın. Yardım alın.

  54. Anne adayı
    Oca 26, 2017

    Merhaba , bu bilgilendirici blog ve mesajlarınız için teşekkürler. Aşı yaptırmakla ilgili sağlık ocaklarının ve hekimliklerin baskılarına karşı koyabilmek için yukarda savcı Hüseyin Ayyayla ‘nın da belirttiği Facebook grubunun bir linkini vermişsiniz. Tam olarak grup adını yazar mısınız,link sorunlu ve grubu bulmakta zorlandım. Bir de aile hekimliklerinin aşı yaptırmak istemediğimize dair tutanak tutması gibi bir Hakkı var mı .? Ya da onların bu talebini reddetme hakkımız var mı? Şu an gebeyim ve tetanoz aşısı yaptırmak istemediğim için böyle bir ifadede bulundular. Ve ben bu konuda onlara hesap verme gibi bir zorunluluğum olmadığını düşünerek tutanak tutma taleplerini dahi yerine getirmek istemiyorum. Cevabınız için şimdiden teşekkürler .

    • Asena Devlet
      Oca 26, 2017

      Merhabalar,

      Korkarım Facebook grubu kapatıldı. Konuyla ilgili hukuki açıdan bilgi/destek alabileceğiniz tek adres var şu an Türkiye’de: http://www.aymd.org/

      Kolaylıklar dilerim,

      a.

  55. Derya
    Şub 14, 2017

    Merhabalar,

    Aşı detoksu ile ilgili yayınlanmış dosyalar olduğunu hatırlıyorum fakat hiçbir yerde bulamıyorum. Acaba kapanmış sayfalarda mıydı? Herhangi bir yolla ulaşmamız mümkün mü?
    Bebeklerimizin sağlıklı yaşamına olan katkılarınızdan dolayı teşekkürler 🙂
    D.

  56. Tuba kilic
    Mar 22, 2017

    Merhaba herkese… oncelikle blog icin cok tesekkur ederim. Sorunum su ki 2 aylik bir kizim var ve hic bir enjeksiyon yapilmadi. Fakat ben de apartmanda buyumus biri olarak herhangibir hastalik zamaninda ne yapacagimi bilemiyorum. Dr her gittigimde asi yapilmasi konusunda uyariyor. Ahmet Aydin hocanin makalesindeki gibi yaparim dedim en kotu 2 yastan sonra. Ama hic yaptirmak istemiyorum aslinda fakat ihtimalde de nasil bakim yapacagimi bilmiyorum. Fikir verebilirseniz cok sevinirim. Bursada asi karsiti dr var mi biliyor musunuz?

    • Asena Devlet
      Mar 22, 2017

      Merhaba Tuba,

      Bu hastalıklar çocuğunun ileriki hayatında onu güçlendirecek ve başta kanser olmak üzere pekçok melanetten de koruyacak doğal ve çocuğun gelişiminde olması gereken enfeksiyonlar sadece.

      Çocuğunu aşılatmadığın için şanslısın, şayet GDO’dan da koruyabiliyorsan güzel emzireceksin ve gerisini akışına bırakacaksın.

      3-4 aylık olana kadar çok kalabalık ortamlara sokmaktan kaçınırsan daha sonra bunları kapıp geçirse dahi sen belki de fark etmeden bunları atlatacak, ileride kandan antikor baktırtıp hangilerini sessizce, kendiliğinden geçirmiş olduğunu anlayabilirsin.

      Çoğu çocukluk hastalığında senin veya doktorun zaten bir şey yapmasına gerek bile yok. Tek yapması gereken çocuğun dinlenip, biraz ateşle mikrobu yakıp atmak…

      Hastalıkların bulaşma yollarını sana anlatmasını iste doktorundan ki önlemini alabilesin, doktorun da gerçek görevini yapmış olsun 🙂

      Bursa’da bizlerin programına katılmış ve kendisini tanımış olmaktan çok memnun olduğumuz bir homeopat çocuk doktorumuz var.

      Bir bakmak isteyebilirsin:

      https://vitamingiller.com/podcast/homeopat-dr-gulder-ozkan/

      Sağlıkla,

      a.

  57. Mehmet
    May 3, 2017

    Aşıların içeriklerinin, artıları ve genellikle de eksilerinin tartışıldığı bu platformu çok yararlı buldum. Bilgi ve tecrübe paylaşımları çok değerli. Ben de bu konuda başıma geleni paylaşarak, ebeveynlerin daha dikkatli olmalarına yardımcı olmak isterim. İstanbul’da, özel hastaneler arasında en yüksek prestije sahip oldupuna inandığımız ve güvendiğimiz Amerikan Hastanesi’ne bugün kızımızın 1 ay kontrolü ve Hepatit B aşısı için gittik. Hepatit B aşısını doğumda yaptırmış biri olarak ikincisini de yaptırmaya karar vermiştik ve Ameirkan Hastanesi’ni seçmemizin nedenlerinden biri de, çok şart olmamakla birlikte, aşı markasının aynı olacağı beklentisiydi. Doktorumuz Hülya Çelik Seyyarsabit idi. Kontroller yapılır ve sorularımızı sorarken, hemsireyi elinde yapılmaya hazır aşıyla gördüğümü hatırlıyorum, sanırım içeride hazırlamıştı. Kutusunu istediğimde mırın kırın edildi, bize gerekiyor dedi doktor Hülya Çelik. Biz de doğumu da Amerikan Hastanesi’nde yapmış olup, ilk Hepatit B aşısının orada en azından bela madde civayı içermeyen HBVax Pro ile yapıldığını bildiğimizden aşıyı aşırı sorgulamadık, farklı marka olduğunu öğrenince ‘içeriği aynı’ yanıtını aldık. Ancak daha sonra aşı markasının EUvax B olduğu bilgisiyle evde yaptığımız araştırmada, içeriğinde burada konuşulan tüm zararlı maddelerin yanısıra civanın da bulunduğunu büyük bir kızgınlık ve üzüntüyle öğrendik. Amerikan Hastanesi gibi bir kurum ve orada çalışan Hülya Çelik Seyyarsabit isimli doktor neden civasızı bulunan ve üstelik aynı hastanede bize yapılmış olan aşının civalı olanını ufacık bebeğimize yaptı anlamakta zorluk çekiyoruz. Herkesi bazı ya da tüm aşıları yaptırmaya karar verseler dahi marka konusunda önceden bilgi alıp HERŞEYİN kendi yanlarında açılmasını sağlamaları konusunda uyarmak isterim. Hiçbir kuruma güvenmesinler, ilk aşısını civasız yapmış olan hastane dahi, içerik aynı diyerek ikinci aşıda civalı aşıyı yaparak bizi kahrettiği gibi sizi de kahredebilir. Üstelik civalı Hepatiti B aşısının artık Amerika dahil birçok ülkede kaldırıldığı gerçeği varken. Civasızı olan aşının civalısını yaparken bu konuda bilgi vermemek bir yana, yanlış bilgi vermek en güvendiğiniz Hastaneden bekleyeceğiniz bir durum olmuyor o yüzden herkese DİKKAT diyorum. Bu tek aşı dahi günlük tolere edilebilir civa miktarının 60 katına denk geliyor, ve bunu sizi uyarmak bir yana içerik aynı diyerek çocuğunuza enjekte edebiliyorlar. Unutmayın çocuğunuz civa yüzünden otistik olmasa dahi yüksek miktardaki ağır toksik bir maddeyi vücuduna boşuna sokmasın, civasızı olan aşılarda mutlaka civa içermeyen (ya da aslında gizli şekild içeren ama çok daha az içeren) markaları seçin. Şimdi ilk olarak yenidoğanlarda civanın zararlı etkilerini azaltma yolları varsa araştıracağız. Hastane’nin tavrı artık çok önemli olmasa da ileteceğim. Doktor Hülya Çelik şimdilik konuyla ilgili geri dönüş yapmıyor. Herkese sağlıklı günler dilerim.

    • Asena Devlet
      May 3, 2017

      Mehmet Bey, kızgınlığınıız çok iyi anlıyorum, geçmiş olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimizden şu noktada.

      Bakın, o aşıdaki etilmerküre özel hazırlanmış remedy ile detoks homeopatik olarak mümkün. Bu kadar küçük bir bebek için daha güvenli bir yolu da yok detoksun.

      ABD’deki şu klinikle iletişime geçebilirsiniz; ABD’nin otizm tedavisinde en başarılı sonuçlara imza atmış kliniklerindendir, detoks konusunda uzmanlaşmışlardır.

      http://realchildcenter.com/

      Onun dışında, şu an TR’de Holistik Pediatri kliniğinde CEASE terapisi uzmanı, çocuk doktoru, aynı zamanda homeopat Akif Başaran yine homeopatik yolla detoks için size yardımcı olabilir diye düşünüyorum.

      Çok hızlı şekilde yağ dokularına, özellikle beyne işliyor, ne kadar erken davranırsanız sökülmesi o kadar rahat olacaktır.

      Umuyorum sonuçları da bizlerle paylaşırsınız ileride.

      Tekrar, büyük geçmiş olsun.

      a.

      • Mehmet
        May 5, 2017

        Teşekkür ederim. Bu tarz, en azından çok açık vicdani suç işlemiş doktorları şikayet edebileceğimiz bir merci var mıdır bilginiz var mı acaba? Hem ilk aşı markasının aynısının yapılması tavsiye edilmesine rağmen farklı bir marka yapıyor, hem civa içermeyeni olmasına rağmen aşırı yüksek dozda civa ve alternatif aşıların iki katı da alüminyum içeren aşıyı yapıyor, ayrıca bilgi vermemek bir yana, içerik aynı diyor. 1 aylık bebeğe Amerikan Hastanesi gibi bir kurumdaki bir doktor tarafından yapılıyor, hala kabullenemiyorum. Tam bir kötü niyet ve vicdansızlık söz konusu yani.

        • Asena Devlet
          May 5, 2017

          Mehmet Bey,

          Hukukçu değiliz tabii, ancak vicdani suçun ötesinde mesleki etik ve hukuk kurallarının da çiğnenmesi sözkonusu gibi gözüküyor.

          Türkiye’de yaşamadığımdan sadece kısa bir taratmayla ulaşabildiğim bilgileri aktarabiliyorum size. Sağlık bakanlığının resmi sitesi BİMER varmış bu tür başvuruların yapılabileceği, sanıyorum aynı zamanda aynı hastanenin hasta hakları birimine de şikayette bulunabiliyorsunuz.

          Hasta Hakları Derneği şeklinde örgütlenmeler de var gördüğüm kadarıyla:

          http://www.hastahaklari.org/

          http://www.ehhd.eu/1652-2/

          Çocuğunuzun sağlığı ile ilgili gösterdiğiniz duyarlılık adına tebrik ediyorum sizi. Miniğe tekrar, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

          a.

          • Mehmet
            May 12, 2017

            Amerikan Hastanesi’nden şikayetime ilk yanıt geldi. Civasızı olan aşıların neden civalısının hastanede bulunduğunu, niye kızıma hastanede bulunan ilk aşısının aynısının yapılmadığını, neden civalı ve iki kat alüminyum içeren aşının yapıldığını ve neden bu aşının içeriğinin aynı olduğunun söylendiğini sormuştum. İlk yanıtları ayrı bir şok yaşattı. ‘Hastane eczacısına sorduk ve içinde cıva yokmuş, biz de zaten inanamamıştık burada öyle birşey yapılacağına’ dediler. Ben de Euvax B aşısında Thimerosal isimli yarısı cıva olan koruyucu olduğunu, bunun tartışmaya açık bir konu olmadığını, firmanın kendisinin açıkça yazdığını söyledim. Yani özür dilemek ve sorularımı yanıtlamak yerine halen cıva yok diyerek kandırmaya çalışmayı sürdürüyorlar. Hayretler içindeyiz yeni yanıtı bekliyoruz.

          • Asena Devlet
            May 13, 2017

            İnsan aklıyla dalga geçen bir fütursuzluk örneği 🙁

            Doktorun size içinde ne olduğunu bilmediği (hadi öyle kabul edelim, ki o durumda da ayrı sorundur zaten) bir aşıyı cıvasızdır, güvenlidir diye uygulaması ve sizin “aydınlatılmış rıza” hasta hakkınızı açıkça çiğnemiş, çocuğun vücuduna belgeli, kanıtlı bir (hatta 2) nörotoksini büyük bir ihmalle vermiş olması, üstelik hasta olarak sizin isteğinizi iki kere yerine getirmemiş olmasının, sizleri meslek etik kurallarına açıkça aykırı olarak bilerek yanıltmış(!) olmasının üstünü eczacı fiyaskosuyla örtbas etmeye çalışması…

            En nihayetinde hastane güvende, zira bakanlık bu cıvalı ve alüminyumlu aşıları onaylamış, takvime de yerleştirmiş.
            Fakat doktorun (ve görevli hemşirenin) ihmali ve görevini kötüye kullanmış olduğu gün gibi aşikar.

            Haydi siz bilinçli ebeveynler olarak soruşturuyorsunuz, düşünün ki çocuğuna aynı anda neler vurulduğunu bilmeyen milyonlar var, aşı sonrası istenmeyen etki yaşandığında (ki neler yaşanıyor, ruhunuz daralır) da herkes kendini nasıl korumaya alıyor ve olan sadece çocuklara oluyor, tahmin etmek güç değil.

            Ben sizin bu yaşadığınız olayı az da olsa “publicity” sağlamak üzere Facebook üzerindeki grubumda da paylaştım.

            Örnek olsun, hem yaşanmış bu açık ihlal ve ihmaller, hem de sizlerin nasıl birebir ilgilendiğiniz, takipçisi olduğunuz.

  58. elif
    May 15, 2017

    Asena Hanım Merhaba;
    biz de alerji sıkıntılarını yaşadık ve sizing gazete rop okurken bağışıklık güçlendirmek , bağırsak ve üst solunum yolları için homeopati ve Naturapat tan yardım aldığınızı gördüm, Istanbul için önerebileceğiniz isimler var mıdır?

  59. Hanife
    May 30, 2017

    Asena hanim merhaba!ben 18.aya kadar oglumun butun asilarini yaptirdim.burda sizle konustuktan sonra 18. Ay asisini yaptirmadm.arkadasimin iki cocugu var. Biri asili digeri asisiz.yurtdisindalar.bogmaca hastaligina yakalandilar. Asisiz cocuk cok zor atlattu hastaligi digeri de gecirdi fakat daha kolay oldu. Kafama takilan su ki polio yani cocuk felcini tek karsilayan asi deniliyor. Diyelimki boyle bir sey basimiza geldi biz cocugumuzu nasil koruyacagiz. Malim ulkemizde su an cok fazla goc var ozellikle suriyeliler. Su an yaptirmadim diye tedirgin oldum. Bilgi verirseniz seviirim.

    • Asena Devlet
      May 30, 2017

      Hanife hanım,

      1. Arkadaşınızın üzerinden kendinize hiza almaya çalışıyorsunuz, bu en kadar mantıklı? Yaşam koşullarınız, sağlık durumunuz, çocuklarınızın beslenmesi, GDO maruziyeti, yaşı cinsiyeti, aldıkları ilaçlar vs ne kadar tutuyor birbirini? Genlere hiç girmiyoruz bile!

      2. Arkadaşınızın aşılı çocuğunun olduğu boğmaca aşısındaki bakteriyi taşıyıcı hale geçtiğini ve kendisi ASEMPTOMATİK (HİÇ BELİRTİ VERMEDEN) veya ATİPİK (HASTALIĞIN NORMAL SEMPTOMLARINI GÖSTERMEDEN) boğmaca geçirse bile etrafındakilere basbayağı boğmaca enfeksiyonu geçirttirebileceğini biliyor muydunuz? Arkadaşınız biliyor mu?

      Boğamaca aşısı olmuş çocuklardan özellikle uzak durmanız gerekiyor yani, hastalık taşıyıcısı VE BULAŞTIRICISI durumundalar maalesef.

      3. POLIO çocuk felci demek değildir! Felce yol açabilecek onlarca farklı virüs var ve sizin bulardan haberiniz dahi yok! Aşıları da yok??? Ne yapacaksınız?

      Acaba çare onbinlerce miktop için aşı mı tepiştirmek vücuda yoksa kendi vücudunuzu mu güçlendirmek?

      Polip virüsünü belki çoktan kaptı sizin çocuklar ve siz farkına bile varmadınız?

      Çünkü polio basit bir mide gribi bir şeydir normalde, geçirdiğinizi bile anlamazsınız çoğu zaman.

      Yaptırın kan tahlili görün bakalım, çocuk belki çoktan bağışık polioya?

      Ha bu arada, aşı bizzat polio’ya yol açıyor.

      Seçim sizin.

  60. Hanife
    Haz 6, 2017

    Tesekkur ederim verdiginiz bilgilerden dolayi ama size danismak icin buraya yaziyorum.yani sinirlenmeyin☺cok kararsiz kaldim bu da mahalle baskisi yuzunden. Asi yaptirmamak cocugu tehlikeye atmak demek insanlar icin. O yizden ne yapacagim bilmiyorum. Surekli kafami.kurcaliyor. diyelim ki cocuk felcine yakalandi bir cocuk ne yapmak lazim? Rahatsizlik verdiysem kusura bakmayin.hayirli gunler

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir