Aşılarda Gammaretrovirüsü XMRV Kontaminasyonu

Aşılarda Gammaretrovirüsü XMRV Kontaminasyonu

Yaklaşık 75 dakika bu söyleşi ve çocuğunu aşılatmış olup da gerçeklerle yüzleşmek istemeyenlerin dinlemekte zorlanacağı kabus gibi geçen bir 75 dakika…

Kim mi videodaki bu kişi?

Judy Mikovits, biyokimya ve moleküler biyoloji doktorası yapmış, 30 yıla yakın bir süre üzerinde çalıştığı kanser ve AIDS’ten dolayı kronik hastalıklar, immünoloji, epigenetik, viroloji ve ilaç geliştime konularını avucunun içi gibi biliyor.

Uzun süre devlette, Ulusal Kanser Enstitüsünde çalışmış, yöneticilik yapmış bir bilimkadını.

2006’da Otizm ve Kronik Bitkinlik Sendromu ile ilgilenmeye başlıyor, 5 yıl içinde türünün ilk örneği olan Nöroimmün Enstitüsü’nü kuruyor, immün sistem bazlı oluşan ENFLAMASYON ve bu hastalıklar arasındaki ilişkiyi gösteriyor.

50’nün üzerinde bilimsel araştırması yayımlanmış.

Her şey 2011’de değişiyor kendisi için, çünkü meslekdaşlarıyla birlikte aşı geliştirme için kullanılan kanlarda KONTAMİNASYON buluyorlar.

Kobay farelerindeki RETROVİRÜSLERİN AŞILARLA popülasyona verildiğini, test ettikleri otizm ailelerinde bu enfeksiyonların belgelendiğini, hatta bu virüsler HAVADAN da bulaştığından, test ettiklerinde laboratuvar çalışanlarının kanında da aynı retrovirüsleri tespit ettiklerini anlatıyor.

Birlikte çalıştığı lab teknisyenleri, doktorların bir kısmı çeşitli kanserlerden hayatlarını kaybetmiş durumda zaten.

Önemli nokta şu: Bu kontaminasyon sadece aşılarla sınırlı değil! Diğer biyolojik ürünlerde de (ilaçlar, antibiyotikler) aynı sorun var. Binlerce kişide yaptıkları tahlillerde popülasyonun yaklaşık %20’sinin bu virüslerle enfekte olduğu ortaya çıkıyor ve özellikle de PROSTAT KANSERİ hücrelerinde bu retrovirüsü yaygın olarak buluyorlar. Ve bu bulgularını sadece 24 kişilik, alanının en iyilerinden seçilmiş bir grup bilimadamının katıldığı toplantıda açıklıyorlar.

Tahmin edilebileceği gibi bu noktada kırmızı telefon görüşmeleri başlamış oluyor, devlet bu kontaminasyonu kabul etmemek, hasır altı etmek için Judy ve meslekdaşlarına baskı yapıyor.

Tekrarlayalım…. AŞILARLA dünya popülasyonuna farelerde görülen virüsler verilmiş oluyor… Hatta ve hatta Judy, aşılar için kullanılan REKOMBİNASYON teknolojisiyle ortaya yepyeni yüzlerce virüs çıkarılmış olduğunu ve devletin bunu bildiğini ve 2014’e kadar da FDA’nın bunu inkar ettiğini söylüyor.

Fakat 2014’te FDA, aşılardaki yabancı virüsleri temizleyecek YENİ BİR TEKNOLOJİYE geçtiklerini gururla açıklıyor! Daha önce inkar ettikleri kontaminasyonu temizlemek için yeni teknolojiye geçtiklerini açıklıyorlar yani… CDC, FDA, NIH, IOM .. bu devlet kurumlarının HEPSİ işlenen suça ortak. Çok uzun yıllardır bu sorunun farkında olmalarına rağmen hatalarını kabul edip düzeltmeye çalışacaklarına elbette inkar ve örtbas yoluna gidiyorlar.

Bulgularından bir otizm konferansında Dr. Andrew Wakefield’a bahsettiğinde bu kahraman doktorun tepkisi, “işini bitirecekler, bunu yanına bırakmazlar” oluyor. Judy ise çalışmalarında hiçbir kusur bulunmadığını, tüm verilerin ortada olduğunu ve yakında çalışmalarını yayımlayacaklarını söylüyor.
Çok yakında Wakefieldizasyona uğrayacağından habersiz bu aşamada…

Çalışmayı geri çekmesini, orijinal veri kümelerini imha etmesini istiyorlar, aksi takdirde emekliliği yaklaşmış olmasına rağmen en yakın dostu ve mesai arkadaşı doktoru da kendisiyle beraber kovacaklarını, böylelikle emeklilik hakkından da yararlanamayacağını dostunun söyleyip şantaj yapıyorlar.

CDC’deki Thompson’un yaptığını yapmıyor Judy. Olumsuz sonuç gösteren verilerin yukarıdan gelen emirle imhasına, gerçeklerin üzerinin örtülmesine ve bu arada milyonların hergün zarar görmesine göz yummuyor. Kendisini çalışmada sahtekarlık yaptığı suçlamasıyla 5 günlüğüne HAPSE atıyorlar, bu arada laboratuvarında sahte veri üretme işine girişiyorlar. 100,000 dolarlık kefaletle çıkabiliyor ancak dışarı ve hakkında 4 milyon dolarlık bir de dava açılıyor! Özür dileyip, suçunu itiraf ettiği takdirde davadan vazgeçileceğini söylüyorlar, ancak kabul etmiyor. 4 sene boyunca davası hakkında konuşma yasağı uygulanıyor ve geçtiğimiz Ekim ayında bu yasağın süresi doluyor.

Geçtiğimiz aylarda kliniğine FDA baskınından sonra şüpheli şekilde ölü bulunan Dr. Bradstreet’i yakından tanıyor! Dr. Bradstreet ile ilgili yazı dizisini okuyanlar hatırlayacaktır; aşılar, NAGALAZ enzimi, otizmli çocuklarda tespit ettikleri ÇOKLU KRONİK VİRAL ENFEKSİYONLAR, buna bağlı olarak çocuklarda gelişen immün yetmezlik sendromu (ki Judy de OTİZMLİ çocuklara AIDS hastası gibi davranılması gerektiğini, zira bağışıklık sistemlerinin vaziyetinin aynı olduğunu söylüyor), GcMAF ile vücutta cirit atan bu viral enfeksiyonları yenmek üzere MAKROFAJLARIN desteklenmesiyle otizmli çocuklarda İYİLEŞME kaydettiklerini ve bu yüzden bu son derece başarılı hekimin ortadan kaldırıldığını anlatmıştık.

Judy’nin henüz ani ve şüpheli bir “intihara kurban gitme”mesinin nedeni ise çalışmalarının orijinal verilerinin hepsini meslekdaşı vasıtasıyla elde etmesi! Devletin işlediği suçun kanıtlarını elinde tutuyor. Ve intihara hiç niyeti olmadığını(!) da çoklu kereler tekrarlıyor!

Sonuç olarak, hiçbir çocuğun 3 yaşın altında kesinlikle aşılanmaması gerektiğini, aşıların temizlenmesinin mümkün olduğunu, bu haliyle HER AŞININ zarar verdiğinden kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini, bu viral kontaminasyonu alan kişilerin bunu nesiller boyu biyolojik olarak aktardığını, şu anda insanoğlunun TERSİNE EVRİM geçirdiğini, ailede kronik ve enflamatuvar herhangi bir hastalığı olanların KESİNLİKLE ÇOCUKLARINA AŞI YAPTIRMAMALARI GEREKTİĞİNİ, hamilelikte HİÇBİR ŞEKİLDE AŞI vurulmaması gerektiğini, aşılardaki bu YABANCI HAYVAN VE İNSAN DOKULARINDAN, KANINDAN KARIŞAN DNA ve RNA materyalinin İNSAN GENOMUNA ETKİSİNİ bütün açıklığıyla anlatıyor.

Bu videoyu izleyip bundan sonra aşıların yanına dahi yaklaşabilecek biri olduğunu sanmıyorum. Judy’nin kitabını mutlaka edinmek lazım ancak, çocuğunu bilinçsizce aşılatmış bir anne olarak orada anlatılanları kaldırıp kaldırmayacağımdan bile emin değilim şahsen. Çocuğumun hayatının ilerleyen yıllarında kanser veya türlü otoimmün hastalıklara neden ve nasıl yatkınlaştırılmış olduğunu okumayı kaldırabilecek mi yüreğim, bakalım, göreceğiz…

Bu bilgileri daha 30 yaşında, aşılarla ilgili kaşıkla ağzına verilmiş propaganda metinlerinden başka HİÇBİR ŞEY bilmeyen, fakat size zorla bu aşıları olmanız için baskı yapan çocuk doktorunuzun, sıradan bir hemşirenin, ebenin bilmesine İMKAN YOK!

Ancak işte şimdi bilgi ortada. Anne-baba olarak bunları artık BİLMEME, duyduklarınızı UNUTMA ihtimaliniz yok.

Elinizi taşın altına koyup kendi araştırmanızı kendiniz yapacaksınız. Hiçbir şeyden haberi dahi olmayan beyaz gömlekli biri tarafından çocuğunuza zarar vereceği MUTLAK olan bu aşıları, tüm bunları öğrendikten sonra yaptırmaya CESARETİNİZ VAR MI gerçekten?

4 Comments

  1. Andrew
    Eyl 26, 2016

    Her ne kadar J. Mikovits’i bir savasci gibi gostermis olsaniz da yazida bir cok eksik ve yanlislik mevcut. Mikovits hic bir zaman otizm alaninda calisma yapmamis, herhangi bir bilimsel yayinda bulunmamistir.

    Ulusal Kanser Enstitusu’nde yoneticilik yapmamis sadece doktora sonrasi arastirmaci gorevinde bulunmustur.

    “türünün ilk örneği olan Nöroimmün Enstitüsü” ise cok sacma. 2006 yilinda boyle bir enstitude calismaya basliyor Mikovits zaten. 5 yil icinde ise olaylar gelisiyor ve kendisi kovuluyor. Kurdugu herhangi bir arastirma enstitusu bulunmamakta. dogal olarak da “immün sistem bazlı oluşan ENFLAMASYON ve bu hastalıklar arasındaki ilişkiyi gösteriyor” kismi ise desteksiz. boyle bir enstitu olmadigi gibi Mikovits’in boyle bir calismasi da mevcut degil.

    Mikovits zaten calismalarini yayinliyor. Yani dediginiz gibi bir komplo olsa neden bu calismalar basvuru esnasinda degerlendirilirken geri cevrilmemis de basildiktan yillar sonra curutulerek geri cekilmis. Science dergisi basvuruyu aldigi zaman alaninda uzman kisilerce degerlendiriyor ve bu degerlendirmeyi arastirmacilarin durustluguna guverenek yapiyor. bu durumda reddedilen calismalar da var ve bunu yapmak Mikovits’e karsi komplo kurmaktan daha kolay ve zahmetsiz.

    Ustelik bu yilmaz savasci Mikovits zaten kendi bulgularinin yanlis oldugunu gosteren baska bir calisma yayinliyor. Madem bu kadar dik duran bir savasci kendisi neden boyle bir calismaya imza atiyor. Ustelik o emekli edilmeyecek dost doktor dediginiz de XMRV’i bulan kisilerden biri. Oyle kimseye emeklilik icin nimet duyacak tipte biri degil. Ve kendisi de Mikovits’in kendini yalanlayan calismasindan sonra laboratuarda olusabilecek bir kontamisyon sonucu datalarin yanlis ciktigini dusundugunu soyluyor. Bunun uzerine de Mikovits’in isverenleri kendisinden calismalarinin birer kopyasini istiyor. yani elindekini yok et demiyor. Bunu reddeded Mikovits de kovuluyor.

    http://mbio.asm.org/content/3/5/e00266-12.abstract?sid=2c5ce94a-a8f4-404a-8e6e-6389779bb93e

    bu makale Mikovits’in kendi makalesi. Bu yazinizdakini yalanyalan bir makale. Yani Mikovits kendisi virus ile bu hastalik arasinda bir bag olmadigini dusundugunu soyluyor.

    Bunun disinda Mikovits asilarla, otizmle ve enflamasyonla direk calismis degildir. Kanser ve retrovirus calismistir. Asilarda kobay farelerden virus kontamisyonu seklinde ne bir calismasi ne de bir iddiasi vardir bilimsel olarak. Daha sonra populeritesinden kaynakli yazdigi kitabi saymazsak tabi.

  2. Asena Devlet
    Eyl 27, 2016

    Sn. Gürbüz,

    Bu yazının yayımlanmasının ardından kendim şahsen Mikovits’in kitabını aldım ve bir solukta okudum.

    Bilim ve tıp dünyasının içinden bir insan olarak kusur ve yanlış olarak Mikovits’in bir söyleşisinden aktardığım özgeçmiş bilgilerini görüp, konunun vahametini ve bir tıp doktoru olarak bu BULAŞICI retroviral kontaminasyonunun sonuçlarını ısrarla atlamış olmanız hayret verici hakikaten!

    Gelelim sizin yanılgılarınıza:

    1. Mikovits’in otizm alanında çalışma yayımlamış olduğu gibi bir iddia mı gördünüz yazıda? Bu kadın HIV/AIDS ve daha sonra da ME/CFS üzerinde çalışıyor.

    ME/CFS ve otizm, madem tıp doktorusunuz bu ikisinin de etiyolojisinin bilinmediğini(!) bilmeniz lazım. Fakat patogenezleri arasında ne büyük bir örtüşme olduğunun bilmiyorum farkında mısınız? Mikovits ve diğer pekçok biliminsanı farkında oysa! Çünkü bu çocukların ailelerine baktıklarında annelerde ME/CFS, kanser ve tiroid rahatsızlıklarının ne kadar yaygın olduğunu görüyor ve noktaları birleştirebiliyor Mikovits.

    İki ayrı hasta popülasyonu, ancak immün yetmezlikleri aynı, çoklu viral ve retroviral enfeksyionları aynı, nagalaz enzim mevcudiyeti aynı ve işe bakın ki ME/CFS ve otizmliler AYNI terapilere olumlu yanıt veriyor!

    Salt bunlar da değil, nöro-immün hastalıklar dizisinden daha onlarca hastalık için geçerli bunlar, başta Alzheimer’s, Parkinson’s ve ALS olmak üzere… Bunlar farklı etiketler verilmiş AYNI SPEKTRUM hastalıkları, sizin de gayet iyi bilmeniz gerektiği gibi.

    İşin magazin kısmını bırakıp konuyu gerçekten doktor şapkanızı takarak incelemek istediğinizde bu bilimsel gerçekleri rahatlıkla görebilirsiniz diye tahmin ediyorum.

    Bu arada, kusura bakmazsanız bu imalı “Andrew” mahlası ardına “saklanma” gereği hissedip, daha sonra gerçekleri, bilimi ve hastaların haklarını savunmak adına hapse girmeyi göze almış bu GERÇEK bilimkadınının çalışmalarını yanlış yorumlama ve karalama çalışamanızı tek bir sıfatla tanımlamak istiyorum: “Pathetic”!

    Mikovits kitabında tam da bunu anlatıyor işte, tavsiye ederim, açıp okuyun: Kirli Bilim(insanı) ve Ahlaklı Bilim(insanı) arasında verilen çetin savaştan bahsediyor. Siz şahsen hangi tarafta duruyorsunuz, kitabını alıp objektif olarak okuduktan sonra bir kez daha düşünün rica ederim.

    Efendim, Mikovits, Otizm camiasının gayet yakından tanıdığı ve fanatizm derecesinde sevdiği bir isim. Siz kaçırmışsınız işin bu tarafını, otizm konusunda fazla kafa yormamış, konuya hakim olmayan hekimlerimiz için anlayışla karşılıyoruz tabii bu durumu. Birtek “Andrew” biliyorlar sağolsunlar, milyonlarca çocuğun hayatını IATROGENIC olarak kabusa çevirdiklerini kabule yanaşacaklarını bizler de sanmıyoruz elbette!

    Bakınız, ABD’de her sene düzenlenen Autism One kongresindeki sunumları:

    http://www.autismone.org/content/environmental-causes-autism-investigate-if-you-dare-dr-judy-mikovits

    http://www.autismone.org/content/judy-mikovits-phd-autism-acquired-immune-deficiency

    Hani “popüler” oldu ya sizin tanımızla,–hapse girip çıktı, konuşma yasağı kalktı 4 sene sonra filan, lekesiz ve parlak kariyeri yerle bir edildi o arada ama olsun, biz magazin doktorculuğu yapabiliyoruz bir tek, öyle yorumlayabiliyoruz ancak– bari otizmle bağlantısı üzerine kafa yorayım ve bu çocukların otizm kuyusuna yuvarlanmasını madem engelleyebiliyoruz, aileleri uyarayım demiş.

    Bakınız, ikinci sunumun başlığı hayli enteresan: otizme “edinilmiş” immün yetmezlik diyor Mikovits. Nereden ediniyorlar, kitabından işin tarihçesi ile birlikte hayet net açıklıyor, okuyunuz.

    2. NIH’te yönetecilik pozisyonunda çalışıp çalışmadığı sizi demek gerçekten bu kadar ilgilendiriyor?

    Bakınız, kitabın sitesinden kısa(!) özgeçmişi ve verdiği röportaj. Burada diğer itiraz ettiğiniz noktaları da gayet net açıklıyor, kitabı okumaya üşenirseniz belki röportajı okumak istersiniz:

    Dr. Mikovits is a cellular and molecular biologist with over 30 years of scientific expertise. She has DIRECTED PROGRAMS on HIV, cancer, epigenetics, and neuroimmune disease, with a focus on development of novel drug and diagnostic technologies. Dr. Mikovits holds a PhD in Biochemistry and Molecular Biology from George Washington University. Her dissertation was on HIV latency and mechanisms of immune activation in monocytes. Dr. Mikovits was a Postdoctoral Scholar in Molecular Virology at the Laboratory of Genomic Diversity, National Cancer Institute under Dr. David Derse. Over the past 26 years, she has published 51 scientific papers in peer-reviewed journals.

    http://www.plaguethebook.com/plague–an-interview-with-judy-mikovits.html

    Tamam? Sizin uzmanlık alanınızı ve varsa kanser, HIV, viroloji, immünoloji, farmakoloji üzerine çalışmanız, başarılarınızı duymak, dinlemek isteriz. Daha da iyisi, sizden dinleyelim otizm üzerine araştırmnalarınızı? Fakat siz daha ilk cümleden AŞILAR ENFLAMASYON YAPMAZ dediğiniz noktada notunuzu vermek durumundayız maalesef?! “Önce büyük bir patlama oldu…”dan itibaren siz yeniden bir çalışın isterseniz konuyu, sonra Mikovits ve çalışmaları üzerine belki yorum yapabilirsiniz!

    Kadının ortaya koyduğu çalışmaları okuyup analiz etmek yerine neden wikipedia araştırması ile yetindiğiniz korkarım anlaşılıyor….

    Sizin “saçma” bulduğunuz, 5 yıl içinde de kovuluyor zaten diyerek aklınızca hafife alıp suyu bulandırmaya çalıştığınız dönem üzerine bu kadın 300 sayfalık kitap yazmış beyefendi! O süreçte CDC’den tutun FDA’ye, NIH’e, NCI’ye bugün Mikovits’i hapse atıp çalışmasını geri çektirdikleri aynı retrovirüsleri kandan temizlemek üzere geliştirilmiş (niyeyse?!) cihazların patentinden paraya para demeyen Ian Lipkin’e kadar kimlerin ne suç(!) işlediklerini bir bir anlatıyor. Okudunuz mu kitabı??

    3. “Kurdugu herhangi bir arastirma enstitusu bulunmamakta. dogal olarak da “immün sistem bazlı oluşan ENFLAMASYON ve bu hastalıklar arasındaki ilişkiyi gösteriyor” kismi ise desteksiz. boyle bir enstitu olmadigi gibi Mikovits’in boyle bir calismasi da mevcut degil.”

    Beyefendi, enstitünün adı: Whittemore Peterson Institute

    Okumadığınız kitapta enstitünün kuruluşunu, çalışmalarını anlatıyor 🙂 Desteksiz yorum yapmadan önce konuyla ilgili tüm bilgileri haiz olmanız yerinde olurdu?

    Mikovits çeşitli ilaç firmaları için ilaç da geliştirmiş bir bilimkadını, HIV özelinde anti-retroviral ilaçların kullanımı konusunda da uzman. Aynı ilaçların ME/CFS ve otistik popülasyonda antienflamatuvar etkisini ve hastalığın sitokin imzasını nasıl değiştirdiğini gayet iyi biliyor. Ben size yardımcı olayım, bir bakın bakalım ne gibi çalışmalarınının sunumunu yapmış uluslararası sempozyumlarda Mikovits:

    http://iacfsme.org/PDFS/Attachment-2-Excerpts-of-the-XMRV-Oslo-conference.aspx

    4. “Mikovits zaten calismalarini yayinliyor. Yani dediginiz gibi bir komplo olsa neden bu calismalar basvuru esnasinda degerlendirilirken geri cevrilmemis de basildiktan yillar sonra curutulerek geri cekilmis.”

    Yıllar sonra?? Çürütülmek?? 🙂

    Bkz. kitap veya size yukarıda linkini verdiğim röportajı 🙂

    Sanıyorum sıkı bir thriller filan seyretmek daha cazip gelirdi size, ama kitap da roman gibi sizi temin ederim, criminal scientific camianın çevirdiği dolaplar ağızları açık bırakır, intiharlar, ölümler bile var hikayede… 🙂

    5. “Ustelik bu yilmaz savasci Mikovits zaten kendi bulgularinin yanlis oldugunu gosteren baska bir calisma yayinliyor. Madem bu kadar dik duran bir savasci kendisi neden boyle bir calismaya imza atiyor.”

    Beyefendi, tamamen yanlış anlamalar ve bilgi eksiklikleir üzerinden el yordamıyla kestirmeden akıl yürütmeye çalışıyorsunuz!

    Konu bir lab kontaminasyonu ile ilgili, kitabı okuyun, yine, röportajda da olaydan kısaca bahsediyor. Neyin ne olduğunu açıklamak için oturup biz mi yazalım bir kitap daha?!

    6. ” Bunun uzerine de Mikovits’in isverenleri kendisinden calismalarinin birer kopyasini istiyor. yani elindekini yok et demiyor. Bunu reddeded Mikovits de kovuluyor.”

    Gerçekten mi? Nereden alıyorsunuz bu bilgileri? Kendisi gayet net açıklıyor neyin ne olduğunu oysa, 300 sayfa boyunca 🙂

    Siz lab defterinizi isteyene verir miydiniz? Mikovits ahlaklı bir bilimkadını ve milyon dolarlık fund alarak yürütülmekte olan çalışmanın baş sorumlusu olarak işi kuralına uygun olarak yapmasını gayet iyi bilen bir bilimkadını! NIH’te ve Ulusal kanser Enstitüsünde onlarca çalışma yapıp, harfiyen izlenmesi gereken protokollerin ne olduğunu adı gibi bilen biri. Ve bundan ödün de vermiyor, zira defterleri vermesi demek protokolü ihlal etmesi ve federal suç işlemesi demek!

    Kendisi işten kovan ve hiçbir suçlama ve delil olmadan hapse attıran Wittemore daha sonra kendi hapse giriyor, onu da okudunuz mu??

    İşin içinde Wittemore’ların Mikokvits’in altında çalışan elemanını ayartıp diagnostic cihaz geliştirip patentlemek için Mikovits’i ekarte etmeye çalışmaları gibi konuları da kitapta bulabilirsiniz. Mikovits buna da hayır diyor, cihaz bu haliyle yeterli değil ve boşa ümit vermiş olacağız ME/CFS camiasına, hasta insanların paralarını bir de böyle çarçur etmeye hakkımız yok dediği için “hapse” atılıyor beyefendi!

    Siz iyisi mi konuyu biraz daha iyi araştırın 🙂

    Yılmaz savaşçılardan feyz alın, Andrew gibi isimlerin ardına saklanmak zorunda kalmayın? 🙂

    İyi günler.

    a.

Trackbacks/Pingbacks

  1. KKK Aşısı ve Retrovirüs Kontaminasyonu – ‘Aşı Gerçekleri’ Belgeseli / Video | vitamingiller - […] açığa çıkararak maalesef kendi kariyerini yakmış bulunan Judy Mikovits ile bir kez daha gündeme taşınmış oluyor bu […]

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir