Rahim Ağzı Kanseri ve HPV Aşısı Hakkındaki 30 Gerçek

Asagidaki metin sevgili Asena tarafindan hazirlandi.

Ülkemizde de 2007 yılından beri kullanılmakta olan ve ilk kanser aşısı olarak lanse edilen HPV aşısı hakkında pek bilinmeyen gerçekleri Nörocerrah Dr. Russell L. Blaylock ile 2012 yılının Ağustos ayında yapılan söyleşiden aktaralım.

İşte ‘human papillomavirus’ (HPV) ve aşısı hakkındaki gerçekler:

1. HPV kendi başına serviks (rahim ağzı) kanserine yol açmaz. Bilimsel veriler kanserin oluşması için birden fazla virüsle aynı anda enfeksiyon veya çeşitli virüs/bakteri kombinasyonlarının mevcut olması gerektiğini göstermektedir; örneğin Epstein Bar virüsü, HIV ve Chlamydia gibi virüslerin HPV’ye eşlik etmesi gerekir.

2. Doğum kontrol hapı ve diğer hormon ilaçlarının kullanımı HPV riskini yükseltir.

3. HPV aşısının rahim ağzı kanserini önlediği kanıtlanmış değildir, buna dair elde hiçbir bilimsel veri yoktur.

4. HPV denilen virüsün 100’ün üzerinde suşu (tipi) bulunmaktadır ve bunların yalnız 15 tanesi rahim ağzı kanserine yol açar.

5. HPV aşılarında ise sadece iki ila dört suş kullanılmaktadır; yani tehlikeli suşların üçte ikisine karşı kişiler korumasız durumdadır. Bu durumda aşı olunsa dahi rutin rahim ağzı kanseri tetkiklerinin yaptırılması gerekmektedir.

6. Aşı yapılarak kanser vakası sayısında bir değişiklik veya azalma sağlanamaz. Yapılan bilimsel çalışmalar, insan bağışıklık sisteminin aşı suşlarına karşı direnç geliştirdiğini, böylelikle diğer suşların daha baskın hale gelmesine yol açtığını göstermektedir.

7. CDC (Centres for Disease Control) websitesinde, bağışıklık sistemimizin %90 oranla HPV’yi vücuttan iki sene içinde temizlediği, hatta virüsten ilk sene içinde kurtulma oranının %70 olduğu belirtilmektedir; ve bu durum aşısız gelişmektedir.

8. Rahim ağzı kanseri riskini arttırdığı kanıtlanmış bağlantıların başında sigara kullanımı gelmektedir. Sigara içen kadınlarda daha sonra serviks kanserine çevirecek kanser öncülü lezyonlar 2.3 kat daha fazla görülür.

9. İşin anahtarı beslenmedir. Kötü beslenme riski artırırken, yüksek oranda B12 ve folik asit içeren bir diyet HPV enfeksiyonları ve rahim ağzı kanseri riskini %79 azaltır. Rahim ağzı kanserine karşı diğer güçlü inhibitörler arasında C vitamini, zerdeçal, kuersetin ve diğer flavonoidler bulunmaktadır.

10. Çeşitli gıda kombinasyonlarının HPV’ye karşı herhangi bir aşıdan çok daha etkili olduğu kanıtlanmıştır.

11. Yapılan pazarlama girişimlerindeki bilgilerin hepsi yanlıştır. Bu zamanımızın en geniş kapsamlı ve en zararlı tıbbi aldatmacalarından biridir.

12. Resmi kaynaklara göre aşıya bağlı 100 ölüm, kalıcı şekilde sakatlanan da 500 kişi bulunmaktadır [sadece ABD’de 2007 yılından itibaren yaşanan resmi ölüm ve sakatlık istatistikleridir].

13. Bu rakamlar gönüllülük esasına göre çalışan raporlama sistemine bildirilenlerdir ve sisteme gerçekte görülen vakaların yalnızca %2 ila %10’u yansımaktadır. Vakaların büyük çoğunluğu bildirilmemektedir. Yani, en muhafazakar tahminle 5,000 genç kız ve kadın aşıdan zarar görmüştür.

14. Rahim ağzı kanseri Amerika’da en az görülen kanser türlerinden biridir; senede bildirilen vaka sayısı 12,000, ölüm sayısı ise 4,000’dir.
[Türkiye için Sağlık Bakanlığı’nın 2007 tarihli açıklaması ise şu şekildedir: “Türkiye’de her yıl 1360 kadın serviks kanserine yakalanıyor bunların 600’ü hayatını kaybediyor.”]

15. Aşı sonrası ağır komplikasyon yaşayan genç kız ve kadınların sayısı, kanserden ölenlerinkiyle aynı, hatta üzerindedir.

16. Aşının yan etkilerinden bazıları şunlardır: Multiple sclerosis, ansefalit (beyin iltihabı), körlük, kalp zarı iltihabı, koma ve ölüm.

17. Merck firmasının HPV aşısı Gardasil, “fast track” denilen bir yöntemle zamanından önce onay alarak piyasaya sürülmüştür. Bu yasalara aykırıdır. FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) kurallarına göre piyasaya çıkacak yeni aşılar için test ve bekleme süresi 4 yıldır. Gardasil’in ise geliştirilip FDA onayıyla piyasaya sürülmesi sadece 6 ay sürmüştür.

18. Teksas valisi Rick Perry, HPV için inkübasyon (kuluçka) süresi ortalama 20 yıl, HPV’den muzdarip kadınların medyan yaşı da 48 olmasına rağmen 2007 yılında eyalette 6. sınıfa geçmiş [11-12 yaşındaki] tüm kızları [anne-babanın onayı alınmaksızın] aşıyı olmaya zorlamıştır. Bunu, eyalet meclisinin itirazlarını hiçe sayarak emretmiştir.

19. İnsanlar aşıyı olmaya mecbur olduklarını zannetmiş, ancak emir yasal bir karar olmadığı için bu da yanlış çıkmıştır.

20. Perry, aşı üreticisi firmadan yüklü miktarda bağış almıştır.

21. Perry’nin eski genel sekreteri, 2009 yılında Gardasil’in üreticisi Merck’ün maaşlı bir çalışanı olarak lobicilik faaliyetlerine başlamış ve böylelikle bu ilaç ve ecza devi ile senatörün bağlantısı ortaya çıkmış ve tabii aşıyı halka neden zorla vermeye çalıştığı anlaşılmıştır.

22. Teksas Eyalet Meclisi, halktan gelen büyük tepki neticesinde Perry’nin her genç kızın aşılamasını şart koşan idari emrini fesh etmiştir. Ancak Perry’nin emri emsal oluşturmuş, diğer eyaletler de benzer idari emirler ile aşıyı zorunlu hale getirmeye başlamıştır.

23. Sadece Pap smear testi ile, rahim ağzı kanseri %80’in üzerinde oranlarda önlenebilmektedir. Her yıl olacağınız pap smear testi rahim ağzı kanseri olma riskinizi yüzde .002’ye düşürür.

24. HPV aşıları, yan etkileri saklanmak suretiyle insanların ‘aydınlatılmış onam’ hakları çiğnenerek milyonlarca kişiye kanunsuz bir şekilde uygulanmıştır.

25. İnsanların bilmediği şey, hasta haklarını korumak amacıyla yürürlükte olan Aydınlatılmış Onam (Rıza) yasaları olduğudur. [Bu durum Türkiye için de aynen geçerlidir.] Bu şekilde, aşıdan zarar görmüş insanlara hukuki strateji geliştirme imkanı sağlanmaktadır.

26. Aşı üreticileri, doktorların aşıya bağlı riskleri hastalarıyla paylaşmasını istemez, çünkü bu şekilde insanların aşıyı olmama gibi bir hakları olduğunun ortaya çıkmasından korkar. Aşıya bağlı komplikasyonların hastalarla paylaşılması aşı olma oranlarını düşürecektir, öyleyse anlatılmamalıdır anlayışı çeşitli tıp dergilerinde yayımlanmış makalelerde açıkça yer almaktadır. Her halükarda, doktorların aşı risklerini kişiye açıklamaması yasadışı bir durumdur.

27. FDA websitesine göre Gardasil milyonlarca çocuk, ergen ve yetişkine zorla dayatılmadan önce sadece ve sadece 21,000 genç kız ve kadın üzerinde test edilmiştir.

28. FDA sitesinde aşının erkek popülasyon üzerinde test edilmiş olduğuna dair bir bilgi olmamasına rağmen CDC aşıyı tüm ergen erkek çocuklar ve 21 yaşından itibaren tüm yetişkin erkekler için de tavsiye etmektedir.

29. Aydınlatılmış Onam yasaları aşının koruyuculuğuna dair soruları da kapsar. Yani, aşının taşıdığı risklerin yanısıra doktorunuzdan aşının ne derece işe yaradığını öğrenmeye ve aşıyı olmaya neden rıza göstermenizi istediğini sormaya ve cevabını almaya hakkınız var.

30. Aşı üreticileri [ABD’de] aşılarına bağlı komplikasyonlar nedeniyle kendilerine doğrudan dava açamamanız için eyalet meclislerinden yasa çıkartmış olsalar da, size aşıyı tek kurtuluş yöntemi olarak tanıtıp da zararsızdır, yan etkisi yoktur diyen hekimi, “aydınlatılmış rıza” yasalarını çiğnemekten ötürü dava edebilirsiniz.

İşte ilaç ve ecza sanayisinin güdümündeki tıp dünyasının, olmayan bir salgın, yani HPV salgını için önlem olarak 9 yaşından itibaren tüm genç kız ve erkeklerin(!) aşılanmasını öngördükleri rahim ağzı kanseri ile ilgili uygulanan devlet ve şirket karlılık siyasetinden örnekler gördünüz.

Herhangi bir ecza ürününü kullanmadan önce sağlığınıza sahip çıkmalı, hakimiyetinizi ecza sanayinin elinden almalısınız. İlaç veya aşıda kullanılan maddeleri ve yan etkilerini şahsen araştırın. Doktorunuzun bilgiyi nereden aldığına bakın; ilaç ve ecza sanayisi ürünlerinin promosyonu için para alan mesleki birliklerden mi, doğrudan ilaç sanayisinden mi yoksa Türkiye’de çokça atıfta bulunulan ve politika belirlenirken başvurulan Amerikan CDC, FDA ve AAP (American Academy of Pediatrics) gibi kurumlardan mı?

Aşağıdaki bölümler Türkiye’de basına yansımış HPV aşısı ile ilgili çeşitli uzman görüşleridir.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tugan Beşe [2007 yılı yorumları]:

“Aşının herhangi bir yan etkisi yoktur”,

“Aşı 9-10 yaş grubu itibari ile yapılmaya başlanabilir. Ne kadar erken yaşta yapılırsa koruma oranı o kadar artar. Ancak, ileri yaşlarda da koruma amaçlı aşı yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmuyor. Rahim ağzı kanserine karşı kadınların yanı sıra erkeklerin de aşılanması gerekiyor, çünkü bu virüs kadınlara hava yolu ile bulaşmıyor, erkekler ile cinsel ilişki sonrasında bulaşıyor veya tam tersi oluyor.”

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanı Dr. Murat Tuncer [2007 yılı yorumları]: “Serviks kanseri Türkiye’de öncelikli bir problem değil, ayrıca aşının maliyet-etkinlik analizi negatif yönde.”;

“Serviks tarama programına giren hiçbir kadın bu kanserden ölmemiştir ve HPV alan kadınların yüzde 75 ile yüzde 98’i kanser olmaz.”

“Buna kanser aşısı demek doğru değil, bu ilaç firmalarının pompaladığı bir politikadır, şu anda etkinliği yüzde yüz kanıtlanmış değil sadece 5 yıl için etkinliği bildirilmiş. 5 yıl sonra ne olacak, tekrar yapılacak mı kesin belli değil.”

“Ama Türkiye’de [HPV aşısının] ne kadar koruduğuna yönelik bir çalışma yok, belki de hiç korumuyor, bilmiyoruz.”

Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş [2007 yılı yorumları]:

“Şu anki bilimsel verilere göre aşı rahim ağzı kanserinden yüzde yüz koruyor. Bu yeni bir aşı, çıkar çıkmaz herkese ödenmesi mümkün olmayabilir ama ileride maliyet ucuzlarsa ödeme yapılır. Hepatit veya kızamıkçık da uzun süre ödenmedi ama artık ödeniyor, bu da zamanla zorunlu aşı kapsamına girecektir.”

4 Ocak 2012 tarihli Sabah gazetesi haberine göre ise:

“Kanada’da bulunan İngiliz Kolombiya Üniversitesi’nden iki araştırmacı, hükümetlerin rahim ağzı kanseri aşısının zararsız olduğuna yönelik tavsiyelerini eleştirdiler. Araştırmacılara göre yüz dolayındaki vakanın incelenmesi sonucu rahim ağzı kanseri aşısının bazı ciddi yan etkileri ortaya çıktı. Bu aşı kasılma, uyuşma, felç, adale ve iç organların çalışmalarında aksama, omurilik iltihabı, yüz felci, hatta ölümlere bile yol açabiliyor. . . . En ciddi iddialardan biri ise rahim ağzı kanserinin görülme hızını artırması oldu.”

Prof. Dr. Sezai Şahmay (Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı):

“Bu aşı bir pazarlama yöntemi başarısıdır.” . . . “Kansere yol açan HPV virüsünü kadınların yüzde 90’ı geçirir ve kendiliğinden bağışıklık da kazanırlar. Ancak bu lezyon yüzde 3’ünde rahim ağzı kanserine yol açar ki bu grubu zaten simir testi ile yakalamak mümkündür.” . . . “Ben ailemden kimseye bu aşıyı yaptırmam, hiçbir hastama da önermem. Yan etkileri kullanıldıkça gündeme daha fazla gelecektir. Akıllı ve dikkatli olmak lazım ucu açık ve karanlık bir aşıdır.”

Prof. Dr. Bülent Berkarda (Onkolog): “Bu kanser değil bir virüs aşısıdır, yan etkilerinin çıkması mümkündür bu nedenle riskli kişilere yapılması diğerlerinin daha uzun süreli etkilerini beklemeleri doğrudur.”

Prof. Dr. Aykan Canberk (Farmakolog): “Her kadın rahim ağzı kanseri olacak diye bir şey yok. Herkesin yaptırmasına da gerek yok. Riskli olmayan veya annesinde, ailesinde böyle bir öykü bulunmayanların yaptırmaması lazım. Riskli vakaların da yaptırdıktan sonra yakın takip altında bulunması lazım. Özellikle beyinde sorun çıkarabilir. Alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ateş yapabilir. Her aşıda gördüğümüz beklenmeyen etkiler bu aşıda da ortaya çıkabilir. Grip aşısı dahil tüm aşıların potansiyel öldürücü etkileri söz konusudur. Bu olasılık 10 binde bir de olsa bu durumun göz önünde tutulması gerekir.”

Bu durumda karar sizin; sağlık sizin sağlığınız …

Yararlanılan Kaynaklar:

Video, “Dr. Russell Blaylock exposes Gardasil, HPV vaccine fraud” (http://tv.naturalnews.com/v.asp?v=4D703FEAA094BED0DB02BEDC4507765C)

NTVMSNBC Haber, “Rahim ağzı kanseri aşısı Türkiye’de” (http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/404564.asp)

Sabah Gazetesi, “HPV aşısı tartışması” (http://www.sabah.com.tr/Yasam/2012/01/04/hpv-asisi-tartismasi)

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir