Yaz Kızım: Toplum Sağlığı Adına Aşılılara Karantina Uygulaması Başlatılmasına . . .

Yaz Kızım: Toplum Sağlığı Adına Aşılılara Karantina Uygulaması Başlatılmasına . . .

İlaç satmak için hastalık üretme noktasındaki sektörün, daha fazla aşı satmak için “yapay sürü bağışıklığı” safsatasını icadı ve bu icadı paketlemekte kullandığı komünetaryen “toplumun üstün yararı için bireyin kendi haklarından feragatının gerekliliği” propagandası…

Tanıdık geliyor mu bu, “güvenlik istiyorsanız birtakım özgürlüklerden feragat etmeniz lazım” oltası?

Şimdi deniyor ki, başkalarının çocuğunu sözümona korumak için sorgusuz sualsiz kendi çocuğunu ilaç ve tıp mafyasının kilise altarında iğnelere kurban edeceksin, bu senin toplumsal görevindir!

Faşizmin ayak seslerini duyan var mı?

Oltanın ucunda çocuğunuz ve başkaları için bunca basit bir yolla, adeta “mucizevi şekilde” bir “güvenlik” vaadi sallanırken, kim atlamaz ki yeme, öyle değil mi?

Dünyanın en tehlikeli yerlerinden biridir bu “anne savaşları”nın yaşandığı forum alanları, bilen bilir. Emzirip emzirmemek olsun, çocuğunu uyutma konusunda farklı ekoller olsun, bir anda savaş yerine döner ortalık 🙂

Eh, endüstri bu verimli tarlayı sürmesin de ne yapsın? Herkes geçim derdinde, onlar da kar amaçlı(!) birer şirket ne de olsa…

Bir iki adamın orada burada çıkıp atsın ortaya YALAN YANLIŞ “senin aşısız çocuğun benim aşılı(?!) çocuğumu hasta ederse!” fitnesini…. bu güzide tek cümlelik karapropaganda virüs gibi bir yayılsın anaların forumlarında, ev kedileri dönüşsün bir anda yavrusunu koruyan dişi aslana… Sağduyu ve gerçekler uçsun gitsin pencereden… Ne hoşgörü, ne mantık ne de orta yol kalsın… Bulansın sular, göz gözü görmesin laf fırtınasının kaldırdığı toz topraktan… 🙂

İnadına koşa koşa aşı yaptırmaya giden, özelden bulup buluşturan anne sayısında ani yükselme garantidir size.

Korku satar.

Bunu en iyi pazarlamacılar, sigortacılar, halkla ilişkiciler, reklamcılar bilir.

“Bölünüp yönetilmek” ise, malum, kaderimiz…

Bir adım geri çekilip bir sağduyuyla değerlendirse anneler ortadaki bu aşı telaşını…

Tarih ne diyor, bilim gerçekten(!) ne diyor bir araştırsa….

“Aşılar öyle mucizevi ki bugüne bugün hastalıklar eradike etmiş, kökünü kazıdığı olmuş, fakaaat AYNI aşılar eğer bugün HERKES aşılanmazsa işe yaramayacak, daha da hastalık kökü kazıyamayacak kadar çıtkırıldım ve işe yaramaz” dendiğinde, bir dakika, siz kimi kandırıyorsunuz, nedir bu işin aslı bir dese?

“Vaccine shedding” – olunan aşıyla vücuda alınmış organizmaların dışkı ve/ya vücut sıvılarıyla dışarı atılması ve bu yolla başkalarına bulaştırılması.

BU bilimsel hakikat ortada duruyorken, kimse kimseyi “aşıyla yapay sürü bağışıklığı” safsatasıyla kandırmaya çalışmasa? Kimse kimseyi çocuğunu hasta etmekle suçlamasa? Bu oyuna gelinmese?

Nenelerimiz kızamık partisi yapardı, biz şimdi aşı kuyruğunda sosyalleşiyoruz ama, lütfen endüstrinin bizleri ve çocuklarımızı “güdülecek sürü” yerine koymasına izin vermeyelim, sürü psikolojisiyle uçurumdan aşağı koşarak atlamak yerine BİREYSEL düşünmeyi, sorgulamayı deneyelim.

Bölünmeyelim, oyuna gelip yönetilmeyelim.

Çocuklar bizim!

Polio, rotavirüsü, kızamık, su çiçeği ve diğer canlı virüs aşıları…

Yaptırıp korunduğunuzu düşündüğünüz bu aşıların gerçek etkilerini bizzat CDC’den öğrenmek için okuyunuz…

Yaz Kızım: Toplum Sağlığı Adına Aşılılara Karantina Uygulaması Başlatılmasına . . .

2 Comments

  1. mehmet öz
    Haz 10, 2016

    Mecburi adı altında oğluma yapılan iyiki doğdun adı altındaki üç adet aşı sonrası trombosit düşüklüğü yaşadık.bir senesi çok zor geçen halen devam eden tedavi süreci yaşadık.zaruri diye şart koşanlar bu duruma prösödür deyip,bindebir diye geçiştirdiler.şimdi yüksek mahkeme karar aldı velinin rızası olmadan aşı yapılmaz diye.beni bu tuzağa sürükleyen herkesin Allah belasını versin.sonradan öğrendimki uygulamanın en son halkası(ebe)na pirim yada kesinti diye tehdit varmış.aşinın adı. MMR aşısı.belkide daha önce memlekette görülmemiş bir aşı. Afrika ülkelerinde görülen bir vuku.bu beleş mikrobu alıp getiren bundan menfaat sağlayıp ranta dönüştüren herkes kan kussun.bu msj.yayınlansın herkes bilgi sahibi olsun.

    • Asena Devlet
      Haz 11, 2016

      Büyük geçmiş olsun Mehmet Bey.

      Benzer bir deneyim yazıda bir başka ebeveyn tarafından da paylaşılmıştı maalesef.

      Ben sizlerden gelen bu yorumları da peyderpey yazıya aktaracağım.

      Paylaştığınız için teşekkürler. Umarım diğer anne-babaların iş işten geçmeden gerekli araştırmaı yapmalarına vesile olur.

      Oğlunuzun gözlerinden öperiz.

      a.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir