Yılbaşı hediyesi

Asena Devlet‘ten sitemize yılbaşı hediyesi geldi 🙂

Dr. Suzanne Humpries‘in harika videosunu türkçeye çevirmiş kendisi. Ellerine sağlık diyip bu emeği bu videoyu seyredip arkadaşlarımızla paylaşarak onurlandırabiliriz.

Erken olacak ama hepinize harika bir yeni yıl diliyorum ben de bu bahaneyle.

6 Comments

  1. fatma kara
    Mar 10, 2014

    video türkçeye çevrilmiş deniyor ama çevrilmemiş. Aşı hakkında kafası karışık bi anne olarak dinlemek istiyorum.

    • arastirananne
      Mar 10, 2014

      Fatma hanim telefonunuzdan turkce altyazili seyredemiyor olabilirsiniz. Youtube linkine gidince ekranin altindaki CC yazan yerden turkceyi sececeksiniz, altyazi o zaman basliyor

  2. fatma kara
    Mar 17, 2014

    Teşekkürler araştırananne.

    Bu konu uygun mu bilmiyorum ama bir şey paylaşmak istiyorum.

    İki yaşında bir kızım var. 18 aya kadar olan aşılarını maalesef yaptırdık. En son aşılarından sonra içime bir kurt düştü ve araştırdım. Aşı yaptırmamaya karar verdim ama dediğim gibi bilinçlenmem biraz geç olduğu için bir çok aşısını yaptırmış olduk.

    Şimdi iki yaş aşısı için (hepatit a)sağlık ocağı çağrı yapıyor iki haftadır. İlk dozu yapılmış 18. ayda, bu ikinci doz olacak. Babamız hepsini yaptırmışız zaten bunu da yaptıralım diyor bazen. Farketmez mi gerçekten bilemedim. Ne dersiniz? Kızım yeni doğan sarılığı da geçirmedi doğduğunda. Bu ayrıntıyı da yazmak istedim. Nasıl bir yol izlemeliyim yardımcı olur musunuz? Tam manasıyla sizden başka danışacağim kimse yok.

    Bir de şunu ekelemek istiyorum. Aşı yaptırmamaya karar verince etrafta çocuk sahibi olanlara sormaya başladık bu konuyu. Özellikle bir aile vardı. İlk çocuklarına tüm aşıları yaptırmışken diğer çocuklarına hiçbir aşı yaptırmıyorlar. Bilinçli olarak. Aşı yapılan çocuğun bünyesi zayıf olup, daha çok hastalanıp ve hastalıkları daha ağır seyrederken aşı yapılmayan çocuklar daha dirençli bir bünye ile az hastalanıp daha hafif atlatıyorlar hastalıkları. Doğal beslenmelerine de dikkat ediyor aile bu arada. Bunu paylaşmak istedim. Faydalı olur diye.

    Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

    • Asena Devlet
      Mar 17, 2014

      Fatma hanım merhabalar,

      Araştıran annemiz kısa bir süre önce blogla ilgili faaliyetlerini sonlandırdığına dair bir mesaj yayımlamıştı. Kendisinin emeğinin ve birikiminin yerini tutamayacak olsa da şu anda bloga gelecek soru ve yorumları elimden geldiğince ben yanıtlamaya çalışıyorum.

      Öncelikle, Hepatit A’nın ne olduğuna ve riskine bakalım:

      – karaciğeri tutan akut viral hastalık
      – ağız-dışkı yoluyla, kirli su veya kan/vücut salgısı münasebetiyle bulaşıyor
      – 3. dünya ülkelerinde yaygın olarak görülüyor
      – hafif seyirli, kendi kendine geçen bir hastalık; 4 ila 8 haftada herhangi bir tedavi gerektirmeden(!) vücut kendi kendine virüsü temizliyor
      – çoğu hepatit A enfeksyionu subklinik seyrediyor, yani enfekte kişiler semptom dahi geliştirmediğinden hastalığı geçirdiğini dahi farketmiyor. (Merck Manual, p 377)
      – Pediatrics adlı tıp dergisi şöyle diyor: “Küçük çocuklarda görülen çoğu HAV (Hep-A virüsü) enfeksiyonu asemptomatiktir (belirti gelişmez). Klinik hepatit (tüm belirtilerin ortaya çıktığı enfeksyion) tüm enfekte çocuklar arasında %10’dan daha azdır.” Yani bu öylesine hafif bir hastalık ki, Hep-A geçiren çocukların %90’ı hasta olduklarını bile anlamıyor.
      – Hepatit B’den farklı olarak Hep-A, akut enfeksiyon sonrası tamamen vücuttan temizleniyor, kronik karaciğer rahatsızlığına veya siroza sebep olmuyor. Önemli nokta şu, hasta iyileştikten sonra ömür boyu bağışıklık kazanıyor, yani gerçek manada bağışıklanıyor.

      – Hep-A hijyen eksikliği, sanitasyon sorunu, yoksulluk ve aşırı kalabalık yerleşim birimlerinin hüküm sürdüğü yerlerin sorunu. Kanalizasyonu olmayan 3. dünya ülkelerinde ağırlıklı olarak görülüyor. Hijyene dikkat edildiği takdirde bir risk faktörü değil.

      Ayrıca GSK firmasının ürettiği HAVRIX marka aşının bilgi kitapçığında açıkça aşının hepatite yol açtığı yazıyor!

      İlgili kısmı orijinal halinde buraya kopyalıyorum, aşı sonrası ortaya çıkabilecek diğer yan etkiler daha da korkutucu aslında:

      Infections and Infestations: Rhinitis.
      Blood and Lymphatic System Disorders: Thrombocytopenia.
      Immune System Disorders: Anaphylactic reaction, anaphylactoid reaction, serum
      sickness–like syndrome.
      Nervous System Disorders: Convulsion, dizziness, encephalopathy, Guillain-Barré
      syndrome, hypoesthesia, multiple sclerosis, myelitis, neuropathy, paresthesia, somnolence,
      syncope.
      Vascular Disorders: Vasculitis.
      Respiratory, Thoracic, and Mediastinal Disorders: Dyspnea.
      Hepatobiliary Disorders: HEPATITIS, JAUNDICE.
      Skin and Subcutaneous Tissue Disorders: Angioedema, erythema multiforme,
      hyperhidrosis.
      Congenital, Familial, and Genetic Disorders: Congenital anomaly.
      Musculoskeletal and Connective Tissue Disorders: Musculoskeletal stiffness.
      General Disorders and Administration Site Conditions: Chills, influenza-like
      symptoms, injection site reaction, local swelling.

      kaynak: http://us.gsk.com/products/assets/us_havrix.pdf

      Türkiye’de görülen Hep-A vakalarının çoğunluğu 35 yaş civarı ortaya çıkıyor, 0-5 yaş grubunda HAV enfeksiyonu oldukça düşük.

      Aşıda neler olduğuna bakalım:

      Hep-A aşısı, virüs ile enfekte insanların bağ dokusu hücrelerinden yapılıyor. Her bir aşı partisi için binlerce hepatit A donörünün hücrelerinden bahsediyoruz burada.
      Virüs filtrelendikten sonra alüminyum, formaldehid ve phenoxyethanol (antifriz etken maddesi) ile zayıflatılıyor.

      Diğer iki kanserojen maddeyi bırakıp salt 24 aya kada (HAVRIX’in 2 dozu da dahil olmak üzere) takvimdeki aşılardan çocukların kanına ne kadar alüminyum verildiğine bakalım:

      – Hepatit B aşısı (Engerix-B) doğumda, 2. ve 6. aylarda vuruluyor; her dozda 250 mcg (mikrogram) alüminyum var.
      – DtaB (Infanrix) aşısı 2, 4, 6 ve 18 aylarda vuruluyor; her dozda 625 mcg alüminyum var.
      – Hib aşısı (Pedvax) 2, 4 ve 18. aylarda vuruluyor; her dozda 225 mcg alüminyum var.
      – Konjüge Pnömokok aşısı (PCV/Prevnar) 2, 4, 6 ve 12. aylarda vuruluyor; her dozda 125 mcg alüminyum var.
      – Hepatit A (Havrix) aşısı 18 ve 24. aylarda vuruluyor; her doxda 250 mcg alüminyum var.

      Yani, devletin önerdiği rutin aşıları olan bebeklerin vücuduna 18 ayda tam 4675 mcg (4.5 mg’nin üzerinde) alüminyum zerk edilmiş oluyor.

      Alüminyum çok küçük miktarlarda bile nörotoksik etki gösteren bir metal ve zararları uzun zamandan beri bilinmekte.

      [http://www.bio.unipd.it/~metalpro/zatta.htm ; http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24202577%5D

      Diğer bahsettiğiniz, aşılanmamış çocukların aşılılara oranla daha sağlıklı olması konusu ise sağlık yetkililerinin nedense bahsetmekten hiç hoşlanmadığı ancak anne-babaların bizzat kendi çocuklarında açıkça tespit ettikleri bir gerçek. Dünya genelinde yapılmış çeşitli karşılaştırma çalışmalarında aynen dediğiniz gibi, aşısız çocukların çok daha dirayetli ve sağlıklı olduğu tespit edilmiş. Bunun da nedeni, bebeklkerin sinir/bağışıklık ve sindirim sistemlerinin en hassas oldukları yıllarda onlarca aşıyla tahrip edilmemiş olması.

      Umuyorum bu bilgiler konuyla ilgili kararınıza ışık tutucu olabilmiştir.

      Sağlıcakla kalın.

  3. fatma kara
    Mar 18, 2014

    Teşekkür ederim. Bir önceki mesajıma araştırananne cevap vermiş olduğu için ona hitaben yazmış bulundum ben de. Yoksa siteyi size teslim ettiğini okumuştum.

    İşin aslı sitenizde fazlaca bilgi var bu konuda. Ama gerçekten söz konusu çocuklar olunca insan içinin rahat etmesi için tekrar tekrar belki aynı soruyu sorabiliyor.

    Hani diyoruz ya neden yetkililer buna ses çıkarmıyor. Düşündüm de ses çıkarılmayan ve sağlımızı direkt etkileyen o kadar çok şey var ki, bu aşı meselesinden dolayı şaşırdığıma şaşırdım sonra:)

    Dünya garip bir yer haline gelemeye başladı. Bir bebeğimiz daha olacağını öğrendik dün. Paylaşmak istedim. İnşallah en doğru karardır aldığımız kararlar. Ve sonucuna katlanacak güç de bereberinde yerleşir içimize.

    Bu arada sitenizden bilgiler alıntılıyorum arşivlemek ve daha çok faydalanmak için. Bir mahzuru yoktur sanırım.

    Ayrıca destek bulabileceğimiz, faydalanabilebileceğimiz bir face grubu vs var mı acaba?

    Teşekkürler tekrardan.

    • Asena Devlet
      Mar 21, 2014

      Fatma hanım, bu ne güzel bir haber!
      Hayırlısıyla sağlıkla alırsınız kucağınıza inşallah.

      Hertürlü bilgiyi alıntılayabilir, paylaşabilir ve arşivleyebilirsiniz, bundan ancak mutlu oluruz.

      Sağlığımızı bütünüyle 3. kişilere emanet etmek yerine bireysel sorumluluğu elimize aldığımızda, bedenimizin zaten kendiliğinden iyileşmeye programlı olduğunu anlamaya başlıyoruz. Basit bulaşıcı hastalıklardan korkmak yerine bunların insanoğlunun milyonlarca yıllık evriminin bir parçası olduğunu, bakteri virüslere rağmen değil, bilakis onlarla birlikte var olduğumuzu anlıyoruz. Bilim de yavaş yavaş yetişiyor bu anlayışa 🙂

      Vücudumuzda salt sindirim sisteminde taşıdığımız bakteri DNA’sı kendi DNA’mızdan fazla. Bu gecikmeli “keşif” çok önemli, zira tıbbın dayandığı mikrop teorisinin ne kadar zayıf ve yanlış bir temele dayandığını gösteriyor.

      Facebook’ta AYMD/Aşı Yaptırmaya Mecbur Değilim hareketinin sayfasını takip edebilirsiniz.

      Aşılar ve sağlıkla ilgili günlük haberleri paylaştığım kendi sayfam da var, pek reklamını yapmıyorum ama şu adresten bulabilirsiniz: https://www.facebook.com/AsiGuncesi?fref=ts

      Sağlıklı, huzurlu bir hamilelik süreci ve harika bir gün diliyorum size,

      Sevgiler,

      a.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir