Dr. Rebecca Carley radyo konuşması

http://www.blogtalkradio.com/themaryandsallieshow/2013/05/19/what-causes-autism-not-mercury-dr-rebecca-carley

Radyo konusmasinin turkce ozeti :

Ödüllü, eski bir cerrah..

Mesleki yaşantısı içinde allopatik tıbbın (modern tıp) iyileştirdiği HİÇKİMSE olmadığını, aksine pekçok aksaklıklar yaşandığını tecrübe ediyor ve bir süre çalışmaya ara veriyor ..

Bir oğlu oluyor, tek oğlu .. Ve aşılanma sonrasında çocuğu beyin özürlü hale geliyor ve Dr. Rebecca Carley, kendi geliştirdiği protokolle, homeopati ve diğer doğal tedavi yöntemlerini kullanarak oğlunu iyileştiriyor .. bugün hala hekimliği bırakmış bir eski sağlıkçı olarak otizm, otoimmün hastalıklar ve kanser tedavisi için aileleri eğitiyor ..

Siteleri: http://www.reversingvaccineinduceddiseases.com/
www.drcarley.com/

Dr Carley’e göre, thimerosal, aluminium, kömür kullanımı, kuşun vs gibi çevresel faktörlerin hepsi otizmin “büyük resmi”de yer alıyor, ancak asıl nedenin KIZAMIK VİRÜSÜ olduğunu söylüyor.

Kızamık virüsü yapı olarak sinirleri çevreleyen bir proteine, miyelin’e çok benziyor. Miyeline sinir kılıfı da diyebiliriz, izole ediyor ve koruyor sinirleri. Virüsü etkisiz hale getirmek için vücutta oluşan antikorlar tutup yapısal olarak benzer (buna tıpta “molecular mimicry” deniyor) sinir kılıflarına saldırmaya başladığında ise sorunlar, el çirpmalar, göz teması kuramamalar vs. başlıyor; çünkü hasarın oluştuğu yer temporal/şakak loblarında, HİPOKAMPÜSte. Hipokampüs beynin hemen kulaklar hizasındaki bölümü ve davranış olsun hafıza olsun hepsi beynin bu bölümü tarafından kontrol ediliyor.

İşte size direkt otizm ve kızamık virüsü ilişkisi ..

İşin bir diğer yönü de virüslerin doku kültürlerinde büyütülmesi .. Dr. Carley kuduz aşısının ürün bilgisinde, virüsün kültürlendiği dokudan dolayı otoimmün hastalığa neden olduğunun açıkça yazdığını ve aslında bunun tüm aşılar için geçerli olduğunu, sonuçta bu virüslerin bir şekilde hep dokularda kültürlenmesi gerektiğini söylüyor. Ve burada söylediği çok önemli bir şey var: “Doku kültürünü virüsten ayrıştırmak mümkün değildir”! Hani bizim türkiye’nin Offit’i profesörümüz buyurmuştu ya, hiçbir şey kalmayacak şekilde saflaştırılıyor son aşamada diye, “saf”lara yönelik fazlasıyla kestirme bir cevap olduğunu yine görelim istedim..

Bu aşıları olduğunuzda, oluşan antikorlar kendi sinir dokularınıza da saldırabiliyor, miyelin kılıflarına ve hatta sinir liflerine kadar saldırı olabiliyor. Tahribatın ne boyutta olacağı tek bir şeye bağlı, genetik olarak bağışıklık sisteminizin ne kadar sağlam olduğuna. Önemli bir nokta daha: hastalıkları değil, bağışıklık sistemimizin dayanıklığını genetik olarak alıyoruz ailemizden ..

Sonuçta otizm iki ana yolla oluşuyor:

moleküler taklit (molecular mimicry), kızamık virüsü-miyelin benzerliği

Doku kültürleri–hertür otoimmün hastalığın nedenidir diyor Dr. Carley ve hatta tüm otoimmün hastalıkların nedeninin de aşılar olduğunu söylüyor!

Çevredeki kirleticiler, pestisitler, kimyasallar, aşı içeriğindeki diğer maddeler, hepsinin büyük resimde yeri/rolü var. Ancak, çocukların bağışıklık sistemi bu denli tahrip edilmeseydi tüm bu çevresel faktörler bugün olduğu kadar etkili olamazdı üzerimizde, diye ekliyor.

Söyleşideki diğer çarpıcı açıklamalar:

– Karma (KKK) yerine tekli kızamık aşısı yaptırmak çözüm değil, çünkü sorunun aslı zaten kızamık virüsü, aynı tahribatı hala yapıyorsun!

Bu noktada burada da daha önce paylaştığımız, İngiltere’de gizliliği kalkmış resmi belgelerden SSPE (otizm) – kızamık aşısı ilişkisine değiniliyor.

– Dr Carley’e göre SSPE=OTİZM. Sadece adını değiştirdiler diyor.

Hakikaten de, SSPE belirtileri ve otizm belirtilerini yanyana listelediğinizde, SSPE’nin ölümcül olması dışında diğer her şey aynı!

– Thimerosal (cıva) beyin nöronlarını öldürür, otizm demiyelinasyon’la ortaya çıkar.

– Aşılar yasaklandığı/kaldırıldığı takdirde iç hastalıklarında okutulan tüm hastalıklar ortadan kalkacak ve bu hastalıklardan para kazanmakta olan ilaç endüstrisi milyarlar kaybedecek.

– HPV (gardasil/genital siğil) aşısı içeriğinden kısırlaştırıcı etken madde çıkartılmamaış olmasına rağmen ürün bilgisinden çıkartılmış durumda!

– Dr Carley, NATO’nun 89 basımı bir kitabını referans veriyor ve antifertilite (kısırlık) aşılarının 1980’lerde bir NATO projesi olarak geliştirilmiş olduğunu söylüyor.

– Amerika, bebeklerin doğumdan sonraki ilk gün hayatta kalma oranlarında, dünyada 68. sırada! Doğumdan hemen sonra vurulan Hep-B ve K vitamini aşıları neden olarak gösteriliyor.

– Dr. Carley doktorların ve hemşirelerin aşılarla verdikleri zararların ve özellikle de ani bebek ölümlerinin farkında(!) olduklarını söylüyor. Ancak lisanslarını korumak için gerekirse aşıyla bağlantısını sorgulayan anne-babaları sosyal hizmetlere şikayet ederek, shaken baby syndrome ile bebeklerini öldürdüklerini bile iddia edebiliyorlar. Birçok hemşire ile bağlantıda olduğunu, kendisini arayıp yaşadıklarını anlattıklarını söylüyor.

Ozetle soylenen kısırlıkla ilgili bölüme ek:

kadınlar ilk hamile kaldığında vücudun ürettiği hCG (human chorionic gonadotropin) adlı bir hormon var .. NATO Life Sciences (yaşam bilimleri) departmanının “Immunological Adjuvants and Vaccines” (İmmünolojik adjuvanlar ve aşılar) adlı kitabında bu hormonun aşı içine antijen olarak konularak (o dönemde bu tetanoz aşısı içinde kullanılıyordu) vücudun bu hormona karşı antikor üretmesinin sağlandığı, böylelikle kadın hamile kaldığında gebeliğin otomatikman düşükle (spontaneous abortion) sonuçlandığını anlatıyor.

Benden ek bilgi: bu uygulamayı filipin ve nikaragua’da uygulandıkları belgelenmiş, aşılar laboratuvarlarda test edilmiş ..afrika’da da uygulandığı biliniyor .. toplu aşılama programlarıyla sadece(!) çocuk sahibi olma yaşındaki kadınlara kısa aralıklarla 3’er 5’er doz tetanoz aşısı vuruluyor .. bu insanlar kobay olarak kullanılıyor, bilgi ve rızaları dışında!

PS: Çeviri için sevgili Asena Devlet’e cok cok tesekkur ediyorum 🙂

4 Comments

  1. Asena Devlet
    May 27, 2013

    Efendim, ne demek..

    Yayınlanacağını bilsem daha özenli yazardım 🙂

    Eklemeyi unuttuğum önemli yorumlarından biri de Dr Carley’nin, aşıların birer biyolojik silah(!) olduğuydu.

    Buraya kayıt düşmüş olduk böylece 🙂

    • arastirananne
      May 27, 2013

      Ekleyecegin varsa soyle editleriz 🙂 dosya hepimizin 🙂

  2. Seher S.KIRBAÇ
    Ara 10, 2015

    Peki, oğlum devlet anaokulunda ve aşı yapılması için kağıdı gönderdiler, ben izin vermiyorum desem devletin buna yaptırımı olabilirmi? Zorla mı yapacaklar yani?

    • Asena Devlet
      Ara 11, 2015

      Seher hanım, kanunen şu anda hiçbr aşı mecburi değil ve sizin rızanız olmadan kimse aşı yapamaz.

      Siz forma aşı olmasını istemediğinizi yazıp öğretmeni de sıkı sıkı tembihleyeceksiniz. Siz hayır dedikten sonra aşı yapmaları kanunu çiğnemeleri ve suç işlemeleri anlamına gelir, dava edebilirsiniz.

      Hukuki manada tüm sorularınızı aşağıdaki gruba üye olup sorabilirsiniz.

      https://www.facebook.com/groups/980066165384056/?fref=ts

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir