KABAKULAK – “Vaccine Guide”

Kabakulak aşının kullanımı başlamadan önce, yagın görülen ve çok hafif atlatılan bir çocuk hastalığıydı. Hastalık ateş, başağrısı, yorgunlukla başlar ve 24 saat içinde çocuk kulak lobunun yakınlarındaki kulak ağrısından şikayet eder. Ertesi gün kulağın önündeki tükürük bezi şişer. Hastalık 1 ila 6 gün sürer.

Hayalarda, yumurtalıklarda ve diğer organlarda enfeksiyon nadir olmamakla beraber, genelde yetişkinlerde rastlanır. Hayalarda enfeksiyon ergen veya yetişkin erkeklerdeki kabakulak vakalarının %20-%30’unu teşkil eder. )Philip et al.,1959) Bu hastalığı takiben yaşanabilecek kısırlık son derece nadirdir. Ensefalitis veya menenjit komplikasyonları, kabakulak epidemik salgınlarında bildirilen 1000 vakadan %2-%4’ünü içerir. (CDC, 1972) Oysa ki, yaklaşık %70 kabakulak vakası bidirilmektedir. Kabakulaktan ölümler nadir olmakla birlikte, kabakulak neticesinde ölüm bildirilen kişiler 20 yaşın üstündedir. (CDC, 1989g)

HASTALIK VE AŞININ ETKİNLİĞİ

Canlı kabakulak virüsünden oluşan aşı 1967 yılında lisans aldı ve 1977 yılında rutin aşılamanın içine girdi. Kabakulak vakalarında düşüşe neden oldu. Kabakulak vakaları 1970lerde yılda 100.000lerdeyken, 1980lerin başında 3000-5000lere düşüş gösterdi. Ancak, 1986’da 7800, 1987’de yaklaşık 13.000 kabakulak vakasi bildirildi. 1990larda düşmeye devam eden kabakulak vaka sayısı, 1999 ve 2000’de 300-400 lere kadar indi. (CDC, 2001)

Bu istatistiklerdeki rahatsız edici faktör ise kabakulak vakalarının ileri yaşlarda görülmeye başlamasıdır. Çünkü bu yaş grubunda hayalarda ve yumurtalıklarda komplikasyonlara neden olacak enfeksiyonlar daha sık rastlanılmaktadır. 1967-71 yılları arasındaki kabakulak vakalarının %8.3ü 15 yaş ve üstüyken, bu oran 1987 yılında %38.3e çıkmıştır. 1993de bu oran %34lerde seyretmiştir.

Kabakulak aşısının etkinliği değişik araştırmalarda %75-90 arası değişmektedir.

AŞI YAN ETKİLERİ

Kabakulak kızamık aşısıyla benzer yan etkilere sahiptir. Genelde kabakulak kızamık aşısıyla beraber yapıldığından yan etkinin hangisine ait olduğunu belirlemek zordur. İki durum kızamıkla değil kabakulak aşısıyla ilişkilendirilmiştir. Bunlar menenjit ve şeker hastalığıdır (diyabet). Ayrıca ateş, havale, ensefalitis ve ciddi atipik kabakulak hastalığıyla ilişkilendirilmiştir.

Menenjit, açıkça kabakulak aşısıyla ilişkilendirilmiştir. Kabakulak aşısından sonra görülen Aseptik menenjit (bakteriden kaynaklanmayan) vakaları, dünyaçapında araştırmacıları kabakulak aşısının olası menenjit nedeni olarak incelemeye itmiştir. Kanada’da 1990 yılında MMR aşısından sonra 8 çocukta menenjit görülmesi üzerine kabakulak aşısı satışı dondurulmuştur. (Colville&Pugh,1992) Kabakulak aşısına bağlı gelişen menenjit 3800 dozda bir ile yakınd aşılanmayanların menenjit geçirme oranından yüksektir. Yugoslavya’da 1979-1986 yılları arasında çocukluktaki aseptik menenjit vakalarına bakılırken, kabakulak aşısı olan 115 çocuğun 30 gün içinde menenjite yakalandığı ortaya çıkmıştır. (Cizman et al.,1989)

Japonya’da halkın kabakulak aşısına yaptığı itirazlar sonucu 1989 yılında gözetim programı kurulmuştur. Bu program 311 aşıya bağlı şüheli menenjit vakası tespit etti. Bu şüpheli vakaların 1/3ü labratuvar testi sonucu aşıya bağlı menenjiti doğruladı. Yazarlar onaylanmayan diğer kısmın da büyük olasıkla aşıya bağlı menenjit olduğunu, çünkü bu onaylanan ve onaylanmayan iki grubun aşıyı olma, hastalığı geçirme zamanlaması açısından birbirine çok yakın olduğunu açıkladılar. BU araştırmacılar MMR sonrası oluşumu hesapladıklarında 2000 kişide 1 oranını buldular. (Sugiura&Yamada, 1991) Aşı Güvenlik Komitesi kabakulak aşısının aseptik menenjite neden olduğunu kabul etti çünkü kabakulak-virüs suşusu ayrılabiliyor ve aşıyı olup menenjite yakalanmış kişilerde pozitif olarak görülüyordu.(Tıp Enstitüsü, 1994)

Şeker hastalığı, özellikle insüline bağımlı şeker hastalığı (IDDM), pankreasın yeterince insülin salgılamamasından kaynaklanıyor. Şeker hastalığı genetik ve çevresel faktörlerden etkileniyor. Virüsler çevresel faktörlerin bir numaralı etkeni. (Maclaren & Atkinson, 1992) Pekçok araştırma doğal kabakul enfeksiyonunun pankreas enfeksiyonuna neden olduğunu göstermiştir ve bu da şeker hastalığını tetikler. (Dacou-Voutetakis et al., 1974) Geniş epidemiyolojik araştırmalar kabakulak salgınları ile yeni diyabet vakaları arasındaki paralelliği göstermiştir. (Sultz et al., 1975)

Bir araştırma 1976’dan 1989’a kadar Almanya’da kabakulak aşısı sonrası 20 şeker hastalığı vakasını ortaya çıkarmıştır. 12 vaka aşıdan sonraki 30 gün içinde çıkmıştır. (Fescharek et al., 1990) Diğer rapor 7 çocuğun aşıdan sonraki 2-4. haftalarda şeker hastalığına yakalandığını göstermiştir. (Helmke et al., 1986). Üçüncü bir rapor 3 vakanın kabakulak aşısından sonraki 10 günle 3 hafta arası şeker hastalığına yakalandıklarını göstermiştir. (Otten et al.,1984) 1990-1992 yılları arasında MMR veya kabakulak aşısı sonrası 5 şeker hastalığı vakası VAERS’e bildirilmiştir. (Tıp Enstitüsü, 1994) Çocuklarında şeker hastalığı bulunan New York, Erie Contry’de 112 aileyle yapılan röportajda, şeker hastalığının %50sinin kabakulak hastalığından sonra, %11’inin ise kabakulak aşısından sonra ortaya çıktığı bildirilmiştir. (Sultz et al., 1975)

Kabakulak aşısından sonra çeşitli bireysel şeker hastalığı vakası rapor edilmiştir. Bir vakada pankreatitis (pankreas enflamasyonu) 19 yaşındaki bir bayanda MMR aşısından 11 gün sonra gelişmiştir. Karın ağrısı, kusma ile başgöstermiş ve kandaki anormal pankreatik enzimler bunu doğrulamıştır. (Adler et al., 1991) Aşı Güvenlik Komitesi bu raporlara rağmen şeker hastalığının kabakulak aşısıyla olan bağlantısını reddetmiştir. (Tıp Enstitüsü, 1994)

KABAKULAK HAKKINDAKİ GERÇEKLER:

– Kabakulak genellikle hafif bir çocuk hastalığıdır. Komplikasyonlar olur ancak vakaların %30’u hastalığın farkına bile varmadan geçirir.
– Aşının yaygınlaşmasından sonra kabakulak yaş grubu değişiğ, ergen yaş hastalığına dönüşmüştür.
– Komplikasyonlar yetişkinlerde daha sık görülür.
– Aşı önemli yanetkilere neden olmuştur. Aşıya bağlı menenjit 1000 dozda 1 görülmektedir.

KİŞİSEL STRATEJİ:

Ciddi yan etkilere neden olmuş kabakulak aşısının kullanılması haksızdır. Zira erişkinlere yapılan doz bu hastalığın bu sefer de daha ileri yaşlara ertelenmesine neden olmaktadır.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir