Ne yiyiyoruz ?

Asilari arastiriyoruz iyi guzel, icindeki zararli maddeler nedeniyle sahsen biz ailecek asiya karsiyiz. O da iyi. Peki hastaliklardan nasil korunuyoruz? Korunuyorsunuz?

Maddelesem cok mekanik olacak icimden geldigi gibi yaziyorum;

Oncelikle beslenmemize dikkat ediyoruz:

– Vejetaryeniz, dolayisiyla bol bol sebze tuketiyoruz.
– yesil sebzeleri sut urunleriyle tuketmemeye veya ara vererek tuketmeye dikkat ediyoruz.
– ispanak yiyorsak yogurtla yersek demir emilimini dusurecegini biliyoruz, portakal suyula ise artiracagini.
– Sebzeleri daha cok az haslama yontemiyle tuketmeyi seciyoruz.
– Kizartmalardan uzak duruyoruz, yiyeceksek sadece bir kereye mahsus sizma zeytinyagi kullaniyoruz.
– Yemekleri o gun pisirip tuketmeye onem veriyoruz.
– Derin dondurucu kullanmamaya calisiyoruz.
– Sabah kahvaltisini asla atlamiyoruz.
– Kahvaltida cereal yiyeceksek (cornflex diye geciyor herhalde TR’de) patlamis tahilsizini seciyoruz. Cunku yenilerde ogrendik ki cok yuksek isi kullanilarak ve cok buyuk agirlik ustune binerek islemden gecen tam tahillar toksik hale geliyor. (whole grain cereal almiyoruz yani) En guzel kahvalti turk kahvaltisi 🙂
Tam bugday ekmegi, keci peyniri, zeytin, tereyag, bal, yumurta.
Bazen yumurtayi soy sosislerle yapiyoruz. Gunde bir porsiyondan fazla soy tuketmiyoruz. Haftada maksimum 2-3 porsiyon tuketiyoruz.
– Sarimsak ve sogan meditasyona zarar veren, dusunce ureten rajasik yiyecekler ancak hastalik donemlerinde bol bol kullaniyoruz.
– Kizim kucukken her sebze yemeginin icine bir avuc kirmizi mercimek atiyordum.
– Bakliyatlar cok onemli. Acik almaya calisiyoruz, TR’de super aktarlar var, onlari kullaniyordum.
Mercimegi bulgur ile pisirdiginizde tam protein elde ediyorsunuz, dolayisiyla haftada su kadar et yemelisin onerisi dusuyor.
– Cimlendirme isine henuz girismedim ama bakliyatlarin cimlendirilip yesillerinin salatada kullanilmasina bayiliyoruz.
– Sut icmiyorduk, inek sutu inek yavrusuna anne sutu anne yavrusuna iyi gelir prensibini benimsiyoruz. Iki sene emzirdim kizimi, simdi ikinci olursa elimden geldigince daha da uzun emzirmeyi dusunuyorum cunku bundan daha muhtesem dogal bir asi dusunulemez. Nestle bu siralar protesto ediliyor. Cunku Afrika’da dogal memeden ayrilma yasi 5-6. Yani bizler aaa ayip koca cocuk oldu laflariyla cocuklarimiz sutten keserken onlar bu sureci yiyecek yemeklerinin azligi nedeniyle uygulayabiliyorlar. Oysa Nestle simdi cok cok ucuz fiyata formula dagitmaya basliyor. Ve anneler onlar daha iyi bilir, cocuklarimiz olmesin, saglikli olsunlar diyip, memeden kesip formula veriyorlar. Icim kan agliyor!
Genetik yapimiz itibariyle sut yerine yogurt tuketiyoruz (bizler yogurt ayran grubuymusuz Hulya Sonugur’den ogrenmistik, buna gore beslenirsek bedenimizle uyum icinde olurmusuz. Sut zaten bizim genetigimize uymuyormus, bakiniz bagirsak sorunlari, gaz vs…)
– Seker en buyuk toksin. Butun hastaliklarin anasi. Hayatimizdan mumkun olabildigince uzak tutmaya calisiyoruz.
– Disarda yemek tuketmiyoruz diyecek kadar az tuketiyoruz.
– Yediklerimizin cogunu organik tuketiyoruz. En son elimdeki liste su sekilde.
Kirli 12: (Bunlari mutlaka organik aliyoruz, bulamadiysak yemiyoruz:
1- kereviz
2- seftali
3- cilek
4- Elma
5- Yaban mersini (blueberries)
6- Nektarin
7- Dolmalik biber (Bell pepper)
8- Ispanak
9- Kale (karalahana)
10- Kiraz
11- Patates
12- Uzum

Temiz 15: (Pesticide oranlari dusuk besinler, az ilac var yani )
1- Sogan
2- Avokado
3- Tatli Misir
4- Ananas
5- Mango
6- Bezelye
7- Asparagus
8- Kiwi
9- Lahana
10- Patlican
11- Kavun (cantaloup)
12- Karpuz
13- Greyfurt
14- Tatli patates
15- Şamama (Honeydew melon)
(Bu liste EWG* analistleri tarafindan tarim ilaci artigi uzerinde yapilan arastirma sonucu bu listeyi olusturmuslar. EWG’nin pesticide residuleri ustunde yaptigi yaklasik 96000 test sonucu anlasiliyor ki kirli 12’den 5 meyve veya sebze tuketirsen 10 pesticide aliyorsun. 15 Temiz listesinden 15 meyve ve sebze tuketince 2 pesticide aliyorsun. Oylesine ciddi bir fark yani…
Kuruyemis tuketiyoruz ama bilmekte fayda var o da cig beslenenlerin junk food’u. Yani proses edilememisini secmemiz gerekiyor. Tuzlanmamis, kavrulmamis.
Meyve tuketiyoruz ama gunde 10 tane degil mesela. Iki adedi gecmiyoruz cunku onun icindeki sekerin de zarari var.
Meyve sularinin (kutulanmis olanlar) yararli olduguna sahsen ben inanmiyorum. Cunku bir bardak portakal suyunun icinde mesela 5 adet portakal var. C vitamini alacagiz diye yapilan bu harekette ne kadar cok seker tukettigimiz atliyoruz. Kizima susadiginda hep su verdigim icin, hic meyve suyu hasreti icinde degil. Arkadaslarindan cok soyutlamamak adina kalabalik gruplarda ayda bir kere mesela beslenmesine koyuyorum.
Yediklerimizin ictiklerimizin icinde fructose* var mi diye bakiyoruz, o urunleri kullanmiyoruz.
Canola yagi eger organik degilse o urunun kullanildigi urunleri biz kullanmiyoruz.
Hastalik zamanlarinda A ve D vitamini aliyoruz.
Hala hic kulak enfeksiyonu olmadik, olanlara sarimsak yaginin faydali oldugu bilgisini aktariyoruz.
Gunde en az 1 saat fiziksel olarak aktif oluyoruz. Bol bol acik havada bulunuyoruz. (burdaki ilk kisimizda sahsen ben bu kurali 3 ay cok fena cignedim 🙂 -27 derecede disarda olamadim 🙂

Hergun en az bir kasik keten tohumu yagi iciyoruz. Susam yagi kullaniyoruz firsat buldukca.
Elderberry surubu kullaniyoruz hastalik donemlerinde bagisiklik sistemimizi kuvvetlendirmek icin.
Her gece yatmadan once hint yagiyla (castor oil) kizimin ic organlarina masaj yapiyoruz. Yani gobege dokup yagi saat yonunde 1 dk. masajla ovuyoruz. Eger herhangi bir iltihaplanma veya organlarin yeri degismisse bu masajla hizalaniyor ve iyilesiyor.

Gecen agustos ayina kadar evimizde televizyonumuz yoktu. Esim bilgisayar muhendisi bilgisayarlarimizda hurriyet milliyet gibi gazetelerin internet sayfalarini bloklamisti girmeyelim diye. Simdi kizimizin okula basladiginda sosyallesmek icin kullanma ihtiyaclari var tavsiyesi uzerine kontrollu bir sekilde televizyon aciliyor. Aci haberler, depresif insanlar, sikayetcilerden uzak duruyoruz. Hayatimizda ne kadar cok mutluluk olduguna bakmayi daha cok onemsiyoruz. Kendimize durup zaman ayiriyoruz.

En son Hulya Hanimla asi konusunu konustugumda, ben olsam saglikli beslenir, acik havada cokca bulunup, aktif olup, saglam bir bagisiklik sistemine sahip olurdum ve hicbir asiyi da olmazdim, demisti. Benden soylemesi…

* Özellikle kanser uzmanları ve cerrahlar, karşılaştıkları vakalar karşısında, “Glikoz, vücudun tüm hücrelerinde kullanılırken früktoz sadece karaciğer için gereklidir ve bu miktar 15 gram kadardır. Fazlası, ürik asit düzeyini yükseltir, obezliğe, karaciğerde yağlanmaya ve devamında pankreas kanseri, kalp hastalıklarına, diş çürümesi, depresyon, böbrek, gut, tansiyon, migren, varis gibi hastalıklara yol açıyor. Mısır şurubunun gıda maddelerinde yoğun kullanımının önüne geçilmeli” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
kaynak:beslenme bulteni.com

*www.ewg.org

www.foodnews.org
http://www.naturalnews.com/index.html

Saglicakla kalin…

23 Comments

  1. evren
    Haz 10, 2011

    Bir kasik keten tohumu yagini nasil aliyorsunuz? Ben denedim, yogurt icinde bile, berbat, acimsi bir tadi vardi. Bir yetiskin olarak zor geldi, ogluma hic iciremedim.
    Bir de yogurt tipi olmakla laktoz intoleransina egilimli olmayi mi kastediyorsun? Öyle bir egilimimiz mi var genetik olarak?

    • arastiran anne
      Haz 10, 2011

      Esim cocuklugunda balik yagini zorla cok icmis, o yuzden o hic sorunsuz oldugu gibi iciyor.
      Ben icerken icim kalkiyor hatta bazen bogazimdan asagi gecmiyordu baslarda, bogaz resmen kitliyordu kendini 🙂 ama onun da caresini buldum, bir kasiktan sonra bir zeytin atiyorum agzima 🙂
      onemli olan icer icmez bisey ye hemen, o zaman tadi geciyor hemen.
      Yogurdun icinde ben daha rahat yedim ama her gun yapamayacagimi anladigim icin yukardaki sekle dondum 🙂
      Kizimiz ise ikimizin ortasi. Ilk ictiginde ben bunu begendim dedi. Sonra benden gordugu icin o da ictikten sonra zeytin yiyiyor 🙂
      Dogumdan itibaren anne sutu + organik beslenen cocuklarin agizlari bozulmuyor ve dogal olani begenirken, zararli olani reddederlermis.
      Biz cok yasadik bunu. Birinin evine gideriz, normal bir sebze yemegi vardir, organik degil, cok da sevdigi olsun farketmez, begenmedim ben bunu der 🙂
      Yogurt konusunda da evet laktoz intoleransini kastettim. Evet Hulya Hanimdan ogrenmistik :))

  2. Berceste
    Haz 27, 2011

    Kale = Karalahana Yemek tariflerinde cok gordugum icin bunu bildim 🙂
    Soya icin de, en zararlilar arasinda olmasina ragmen nasil tuketiyorsunuz? Organik olani var mi, onu mu buluyorsunuz?

    • arastiran anne
      Haz 27, 2011

      Berceste tesekkur ederim :)) Ilk firsatta o zaman onu da pisirecegim 🙂 Icine nohut ile cok nefis oluyor.
      Soya konusunda cok okudum. Cok bilgi var. En son okudugumdan aktariyorum
      Soy enjoys a reputation as very healthy food. Many soy foods have earned the right to be labeled “heart-healthy.” They may also make your bones stronger, and they contain cancer-fighting compounds. But some internet articles are saying that eating too much soy can endanger health. Claims against soy include allegations that it raises cancer risk, and causes nutrient deficiencies, osteoporosis, thyroid problems, reproductive difficulties, and Alzheimer’s Disease. Bottom line: Based on the bulk of the evidence soy appears to be perfectly safe for nearly all healthy individuals when it is consumed in reasonable amounts (two to three servings per day). (www.veg.ca)
      http://www.veganhealth.org/articles/soy

      Dolayisiyla haftada iki uc porsiyon tuketiyorum ve hala denk geldikce okuyorum. Bolgelere gore farklilik gosterdigine de eminim. Organik olani mi yiyorsunuz demissin ama yeni ogrendim Naturapthimizdan organikse genetik olarak modify olmustur dedi.

      O da belki bizim yanlis beslendigimiz yerdir, sen bunu net soyleyebildigin kaynaklari bana yazar misin, okuyayim onlari da.

      Sevgilerimle 🙂

  3. Berceste
    Haz 27, 2011

    Yazmadan duramayacagim, kaynaklar bilahare diyeyim…

    Soya yapisi geregi hastaliklara cok acik bir bitki imis. Nazli yani. Bakterilere, bocuklere… O sebeple en cok kimyasal ilac kullanilanlar arasindaymis. Eger kimyasal ilac kullanilmiyorsa da GDO imis! O acidan organiklik durumunu sordum.

    Bir donem Turkiye’de GDO’lu olmayanini, temiz olanini da buldum. Ama kanser riski ve tiroid davasini okuyunca geri durdum. Zira ailede ikisi de var. En iyisi uzak durmak dedim. Dedim de, doner dahil herseyin icinde bu mubarek. Soyasiz birsey kalmamis ki Turkiye’de 🙁 Ister et ye, ister yeme 🙁 Bu konuda Tijen’e danismak gerek. En dogruyu o bilir. O da vegeterian cunku.

    Simdi ne alaka diyebilirsiniz ama bir de bal meselesi var… Tijen ile en son onu konusmustum, aklima geldi. Bal da isitilinca zararli ve karsinojen maddeler salgiliyor. Onu da sicak sutun bile icine koymadan tuketmek gerekiyormus. Okuldaki organik kursusundeki arkadaslarima danistim. Kaynak Istanbul Universitesi, gida bolumu yani 🙂

  4. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    Berceste tesekkurler bilgilendirdigin icin 🙂
    Balin isitilinca zararini bilmiyordum da yarari olmadigini biliyordum, o yuzden biz zaten soguk tuketiriz hep.
    Tijen’in linkini verebilir misin ?

  5. Berceste
    Haz 27, 2011

    Mutlaka biliyorsundur onu… O yuzden sadece Tijen yazmistim. Dunyanin en tatli vegeterianidir o 🙂 http://mutfaktazen.blogspot.com

  6. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    mutfaktazen diye duydum ama okumamistim, tesekkur ederim Berceste 🙂

  7. evren
    Haz 27, 2011

    Aklim karisti, araya girip ben de bir sey sorayim. Burada (dolayisiyla bende de) organikse otomatik olarak genetik olarak oynanmamis gidadir anlayisi var. Acikca emin degilim ama kanuni olarak da böyle sanirim. Peki naturapath neden öyle söyledi?

  8. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    Evrencim 14 Temmuz’a kadar bekleyecegiz bunun nedenini. O zaman gorustugumde bu konulari soracagim 🙂 Ama simdi aklima geldi organik demek dogal demek degildir derdi hep Hulya Sonugur. Burda da mesela organik biolojik diye bir marka var. Bence bu nedeni, ama ben yine de soracagim mutlaka

  9. Berceste
    Haz 27, 2011

    Incuk… Satiri satirina dedigimi anlatan siteyi bulamadim ama bunlari okuyunca gene ayni noktaya variyoruz degil mi? Buyrun linkler:
    http://www.naturalnews.com/027358_soy_food_GMO.html
    http://www.actionbioscience.org/biotech/pusztai.html
    http://www.gmo-compass.org/eng/grocery_shopping/crops/19.genetically_modified_soybean.html
    http://www.vegan-nutritionista.com/genetically-modified-soy.html

    Yolactigi hastaliklar da tek tek arastirilabilir…

    Diger yandan Evren hakli. Organikte GDO yok ama hibrite izin var. Hibrit ne kadar kabul edilebilir birsey, o da ayri mesele… Ama en azindan GDO’ya tercih edilir, o acik. Acaba sizin naturapath bunu mu kastetti?

    • arastiran anne
      Haz 27, 2011

      Berceste tesekkurler linkler icin. NP’a ilk sordugumda organigini ye dedi. Sonraki vizitte kendi hazimsizlik konumu konusurken yine acildi soy konusu. Ben hazmedemiyorum ama kizim ve kocam da bir tepki yok. 14 Temmuzda kesin soracagim ve haber verecegim ne kastettigini.
      Bir yandan da puflayip yoruldum diyorum aramizda kalsin :))) Su halimize bak, eskiden bu dertler var miymis ?

  10. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    Berceste okudum Tijen’i simdi soya kodu kullanarak. Simdi yedigimiz urunleri bakinca biz iyiyiz diyorum 🙂
    Soya sosu olarak Tamari kullaniyoruz, yani Tijen’in bahsettigi tek kullanilabilir, gercek soy sos.
    Yedigimiz soya urunu de sadece Tofurky, yani biz o kirintilari hic yemiyoruz.
    Tofurky’de su: Tempeh, burgers, deli slices, and Tofurky feasts made from traditional soy rather than soy derivatives. Certified organic processors and Kosher approved.
    Ama yine de 14 Temmuz’da sorularimi soracagim.

  11. Berceste
    Haz 27, 2011

    Hadi sen buldun bunlari, biz ne yapacagiz simdi 🙂

    Bu arada ne varsa eskilerde var. Evren’in anneannem bunu yapar miyd?i sorusu hep aklima geliyor…

  12. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    Evet aynen oyle. Ve aslina bakarsan butun soya urunlerini cikarsan hayatimizdan, ki 4 sene zaten hayatimizda degillerdi, buraya gelince girdiler, hicbir eksikligini hissetmezsin. Simdi bu donem kizimizin adaptasyon donemi, isime geliyor bunlari kullanmak. BBQ ya cagirdiklarinda kusura bakmayin biz et yemiyoruz demek yerine, koftemizi, sosisimizi alip gidebiliyoruz 🙂
    Yani gordugun gibi cok kucuk bir alani kapsiyor. Arastirdigim orneklerde gunde 3-4 porsiyonu gecen tuketimler diye anlatiliyordu, o nedenle cok ciddiye almadigimi soyleyebilirim, bu kadar az tukettigimizden. Ama damlaya damlaya gol olur, butun katkilarin icin de tesekkur ederim 🙂
    Asi konusunda da katilimlarini bekliyorum o halde siteye, belki buraya yazma fikrini dusunursun ne dersin ? 🙂

  13. Berceste
    Haz 27, 2011

    Hah ayni sebepten biz de Ingiltere’de bol bol tukettik. Simdi ahkam kesiyorum ama oradayken tum bunlari bilmeden bol bol sosisidir, burgeridir, lahmacuna kiymasidir yedik mi yedik! Soya filizlerinden bol bol stir fry yaptik mi, yaptik! Ah ah diyorum da, is isten gecti artik 🙁 Orada GDO’lu besin maddelerinin yasak oldugunu bilirdim de, ne derece dogru? Bir market vardi, bizde GM food satilmaz diye politikasi vardi. Ama dusunuyorum, oradan aldigim peynirde bile yari yariya sentetik sentezlenmis maya ibaresini gormuslugum var! Oldu olanlar, geri donusu yok. Bundan sonrasina bakmak lazim…

    Asi konusunda ben sinifta kaldim. O sebeple ne desem yalan. Bu isin uzmani Isil derim baska da birsey demem. O basarili cikti ve direnmeye devam ediyor. (Simdi sen link sorarsin neme lazim ben yazayim 😛 http://smilinglikesunshine1.blogspot.com/) Daha cumartesi gunu sarilik a asimizi yaptirdik 🙁 Bu konuda aile, toplum ve doktor baskisina yenik dustum. Ama hamilelik ve logusalik donemimin birebir kabusudur, cizdirdigim noktadir. Cok insanla konustum. Cok kisiye danistim. Yandas bulamadim diyelim :(((( Bana deli anne gozuyle baktilar. Ben de boynumu egmek zorunda kaldim. Daha gecenlerde bir anne web sitesinde asi yaptirmayanlarin cocuklari yuzunden bana bile bogmaca gecti, olmaz boyle sey diye feryat ediyordu Amerika’dan. Bulsa dovecek, o derecede. Doktoru da gaza getirmis…

    Ama beslenme, mutfak zararlilari(mikrodalga vs vs) diyorsan hele hele bir de BPA diyorsan onlarda bik biklanirim 🙂

  14. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    Isil’i biliyordum 🙂
    Anlamiyorum neden asi yaptirmayanlari sucluyorlar. Asi oluyorlar hastalik kapmasin diye. Demek ki asi korumuyor ! 🙂
    Yok beslenme devam etmek icin Evren’in yeni sitesi super 🙂 Yerel ve mevsiminde. Bu blogun ismi asihakkinda ya asi icin gonullu ariyorum eger isterlerse 🙂

  15. Berceste
    Haz 27, 2011

    Bak benden iki blog ogrendin bugun 🙂 Isil’in Turkce blogu da var. Esas Veggie Way’de yazmisti asi meselesini. Ben oradan sonra takmistim kafama. Ustelik ilk okudugumda cok etkilenmistim ve cocuga dair en ufak birsey bile yoktu ortada…

    Asi icin yurtdisindan bile o kadar az insan var ki destek veren, bizimkilerin icinden bulman zor ama bol sans dilerim…

    Sahi senin baska blogun var miydi?

  16. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    evrenin yorumlarinda Uma’ya tiklarsan o blogu yaziyorum 🙂 burdan ifsa etmeyeyim simdi 🙂

  17. Berceste
    Haz 27, 2011

    Tahmin ettimdi, ama Selen’den bildim seni 🙂 Dunyanin dort bir bucagindan biraraya getirdi bizi bu blog isi 🙂

  18. arastiran anne
    Haz 27, 2011

    Evet aynen oyle 🙂

  19. Başak
    Eyl 25, 2011

    Merhabalar, Ben de her iki çocuğuma doğumdaki hepB ve K-vit dahil yaptırmadım. Şuan biri 16 aylık biri de 3 olacak. Şimdiye kadar gayet iyi gittik sağlık açısından. Her ikisi de sadece anne sütü ve doğal beslenme ile büyüdü. İlki15 ay aldı, İkincisi halen alıyor.Şimdilik blogumda hayvan aşıları var. Çocuk aşıları hakkında detaylı bilgi için ben de yakında bloglarımda yer vereceğim. Lütfen çocuklarınızı aşılatmayın. İyi bakım ve temizlikle rahat geçecek akut çocukluk hastalıklarını kronik hastalıklara eminim tercih edersiniz.

  20. arastiran anne
    Eyl 25, 2011

    Kesinlikle katiliyorum 🙂

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir